19 yıllık hizmet, 5 bin ameliyat…

Tanrıkulu’nu teşekkürlerle İstanbul’a uğurluyoruz

İstanbul Beylikdüzü Hastanesi’ne atanan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şahin Tanrıkulu, 19 yıllık hizmetten sonra ayrılacağı Kastamonu’yu “memleketim” olarak tanımlarken, yayınladığı veda mesajında duygusal ifadeler kullandı.

Kastamonu’nun dahizmetlerinden dolayı kendisine minnettar olduğu ve teşekkür ettiği başarılı cerrahın veda mesajı şöyle:

“2000 yılı Ocak ayında Beyin Cerrahi Uzmanı olarak Kastamonu’da mecburi hizmet gorevime başladım. Daha önce Kastamonu’ya, hatta Karadeniz bölgesine hiç gelmedigimden hem coğrafi hemde kültürel olarak bana yabancı bir yerdi. Kastamonu’ya ilk yolculuğumu yaparken, Ankara ve Çankırı’nın kıraç  coğrafyasından geçip aracımla Ilgaz’a tırmanmaya başladığımm anda, karlarla kaplanmış uzun cam ağaçları arasında kendimi muhteşem bir tablonun içindeymiş gibi hissettim. Aracımı durdurup, o içinde kar kristalleri barındıran soğuk ve temiz havasını ciğerlerime ilk kez çektıgimde, henüz bu şehri ne kadar çok sevecegim ve 19 yıl geçireceğim konusunda bir fikrim yoktu tabii.

Anadolu’nun çoğu yerinde olduğu gibi Kastamonu halkının da misafirperver ve sıcakkanlı yaklaşımı, meslekdaşlarım ve yardımcı sağlık personelinin desteği ve burada edindiğim dostluklar sonucu, ‘2 yıl mecburi hizmetimi yapar giderim’ diye geldiğim Kastamonu’da tam 19 yılımı geçirdim. Öyle ki, burayı memleketim olarak benimseyip, gelişimin ikinci yılında Ilgaz dağı eteklerindeki Bostan Kōyü’nde küçük bir dag evi yaptırdım. Doğayla ve toprakla ugraşmak, benim icin en güzel stres atıp, rahatlama aracı oldu.
  Dr. Münif İslamoglu Devlet Hastanesi’ne ilk geldigimde, küçük bir hastane görüntüsü ve alçak tavanlı acil servisin kasvetli havası, beni çok sıcak karşılayan Başhekim Mikail Kaya ve Hastane Müdürü Kayhan Yaman sayesinde hemen dağıldı. O zaman icin ameliyathane ve hastane imkanları oldukça kısıtlı idi. Yaklaşık 6 sene tek beyin cerrahi uzmanı olarak çalıştım. Benim geldiğim 2000 yılında 72 bin merkez nüfusu olan ve küçük olarak nitelendirdiğim bu şehirde, tahminlerimin çok uzerinde beyin cerrahi hastası ve acil travma vakası ile karşılaştım. Evet, hemen her gece evimden çok acil serviste ve hastanede vaktimin geçtiği bu yoğun dönem oldukça zordu, ama bir kadar da keyifli idi. Çünkü bugün 52 yaşın getirdigi bir çok yaşanmışlık ve deneyimle çok iyi biliyorum ki, ölmek üzere olan bir insanın hayatta kalmasına vesile olmak ya da onu felç olmaktan, şiddetli ağrılarından kurtarmak gerçekten inanılmaz bir duygu. Bu duygu insana kendini öyle müthiş hissettiriyor ki, 6-8 saatlik bir ameliyattan da çıkmış olsak, iki gündür uyumamış da olsak, tüm yorgunlukları alıp götürüyor. Kastamonu’da çalıştığım 19 yıl boyunca yaklasik 5 bin civarında beyin cerrahi ameliyatı  yaptım ve onbinlerce hastayı da muayene ve tedavi ettim. Yani neredeyse Kastamonu’daki bir çok ailenin en az bir ferdi hasta olarak bana gelmiştir. Tüm meslekdaslarım gibi ben de her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışsam da elbette kurtaramadığım ve yardımcı olamadığım hastalar oldu. Ancak, bugün geriye dönüp baktığımda, gerek kendim tedavi ederek gerekse yönlendirmek suretiyle çoğu hastama faydalı oldugumu görmekteyim. Bunu nasıl mı biliyorum? Hastalarım teşekkür ve minnetlerini hem sözle, hem ‘çam sakızı, çoban armağanı’ köy ekmegi, bal, pirinç, fındık, kestane, balık gibi kendi el emekleri olan hediyeler ile, hem de evlerinde, köylerinde sofralarinda ağırlayarak bunu fazlasıyla ifade ettiler.

Bir hekim, hele de bir cerrah için hastalarının güvenini kazanmak en önemli ayrıcalıktır.
 2000 yılı Ocak ayında Dr Münif İslamoglu Devlet Hastanesi’nde başladığım hizmetime, 2007-2012 yılları arasında Özel Uğurlu Hastanesi’nde, 2013-2016 yıllarında Özel Anadolu Hastanesi’nde devam edip, 2016 yılı Nisan ayından itibaren tekrar Devlet Hastanesi’nde hizmet vermeye başladım. 2018 Ağustos ayı itibariyle Istanbul Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne tayin olmam nedeniyle, çok önemli dostluklar edindiğim ve çok güzel anılarla dolu 19 yılımı geçirdiğim Kastamonu’dan artık ayrılıyorum.

İlk geldiğim zamanlar bana oldukça değişik ve tuhaf gelen Kastamonu şivesi ve deyimlerini giderek benimseyip keyifle de kullanmaya başladım. Daha önce hayatında sadece bir kaç kez kar görmüş birisi olarak burada kar kürümeyi, kayak ve snowboard yapmayı öğrendim. En önemlisi de bundan sonrada görüşmeye devam edeceğim benim icin çok önemli dostlar edindim. Zaman zaman mutlaka Kastamonu’yu ve buradaki dostlarımı görmeye geleceğim. Kastamonu halkının bir çoğunun İstanbul ile bağlantısı oldugunu ve sıklıkla İstanbul’a gittigini biliyorum. Bu nedenle gerek ziyaret amacıyla gerekse tıbbi olarak yardımım dokunacağı tüm Kastamonululara kapımın her zaman açık oldugunu belirterek hoşçakalın diyorum.”