700 yılda geldiğimiz nokta

Kastamonu yıllar geçtikçe ekonomik, sosyal ve kültür alanında kaplumbağa süratiyle de olsa kalkınıp gelişiyor mu yoksa tamamen tersi istikamette freni patlamış kamyon misali yokuş aşağı Allah’a emanet sallanıyor mu?…
700 yıl öncesiyle kıyaslarsak ne haldeyiz?

1300 başlarında Kastamonu’da 100 bin çadır Türkmen nüfus vardı, yerli halkı ilave ettiğinizde ortaya çıkan yekun“nüfus” yoğunluğunu varın hesap edin…
2000 başlarında ise “göç ve yaşlı nüfus” şampiyonu mu Kastamonu?

1300 başlarında coğrafyanın siyasi kaderine yön veren Kastamonu vardı, “Kastamonu’dan aşağı Sakarya bölgesine kadar uzanan yerlerde yoğun Türkmen varlığı ve 1290’larda ortaya çıkan olaylar Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu ile doğrudan doğruya ilgilidir”…
2000 başlarında derdini Ankara’ya iletmeyi bile dert mi ediyor Kastamonu?

1300 başlarında “nüfuz” sahibiydi Kastamonu, “O zaman Osman Gazi, Kastamonu üç emiri Çobanoğullarının emri altında Bizans’a karşı en uzak serhadde savaşan bir boy beyi ve aynı zamanda bir alp idi”…
2000 başlarında değil bir dünya imparatorluğu kurucusunu emri altına almak, acil taleplerini iletmek üzere “bakan yardımcısı” katına bile zor bela mı çıkıyor Kastamonu.

1300 başlarında “düşünür” atlasında bir adaydı Kastamonu, seyyah İbn’iBatuta“Kastamonili Vaiz Alaeddin” isminden bahsediyor örneğin…
2000 başlarında ilim, bilim, güzel sanatlar vesairede ne halde Kastamonu?

1300 başlarında bir ucu İran’da “ticaret” yoluydu Kastamonu…
2000 başlarında kuş uçuyor mu kervan geçiyor mu Kastamonu’dan?

“Devir değişti” denebilir…
Ayak uydurabildi mi Kastamonu?

Köprünün altından çok sular akmış olabilir…
Seyir mi ettik elimiz böğrümüzde?

Daha zor bir soru var aslında “öngörü” bekleyen…
“2700 yılında nasıl bir Kastamonu olacak?”

Not: Duayen Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın “Devlet-i Aliyye” (Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1) isimli kitabını satır atlamadan okuyalım…
“Kastamonu” “evvel zaman” içinde neymiş görelim.

 

MUSTAFA AFACAN