Ah bu “laik” maskeliler

MUSTAFA AFACAN

Yeni çıkan yönetmelik ile köy okulları öğrenci nüfusuna bakılmaksızın açılabilecek, köyler “öğretmen” yüzü görecek, okul öncesinden hayat sonuna kadar kırsaldaki her vatandaş “kara tahta” ile buluşacak…
Köy okullarını dört bir coğrafyasında ayağa kaldırmak için Kastamonu’nun dört koldan seferberlik ilan etmesi elzem.

Köyden şehre göçü tetikleyen sebeplerden biri de bu sayede ortadan kalkacak…
Çocuğuna eğitimin henüz “ilk” basamağında okul bulamayan kırsaldaki vatandaş, en azından bu alanda rahat nefes alacak.

Eğitim tarihimizin en kıymetli “U” dönüşlerinden birini yaşıyoruz…
“Devrim”.

Ve hakkını teslim etmek zorundayız hükümetin…
Bir kesim tarafından “köyden öğretmeni çekmenin” en büyük kabahatlisi olarak görülen 20 yıllık iktidar partisi, köye öğretmeni geri getiriyor.

Köyden öğretmeni kim çıkarmıştı peki?…
“28 Şubat 1997” askeri darbesi.

“Laiklik elden gidiyor”, “Cumhuriyet değerlerine saldırı var”, “Atatürk devrimleri yok ediliyor” vesaire bir dünya ipe sapa gelmez gerekçe ile…
“Laik” kesim tarafından ayakta alkışlanmıştı darbenin hünerleri.

“28 Şubat” askeri darbesi “güya” imam hatip liselerinin önünü kesmek için eğitimde “8 yıllık zorunlu eğitimi” getirdi, diğer alanlardaki meslek liseleri yanı sıra, en katmerli ziyanı köy okulları gördü ne var ki…
“Ortaokul” kademesi olmayan köy okulları tüm yurtta bir bir kapandı.

“Laik” makyajlı “28 Şubat” askeri darbesi köyden öğretmeni aldı, “memur” olarak sadece “imam” bıraktı…
“Laik” kesimin ateş püskürdüğü mevcut hükümet ise köye öğretmen getiriyor.

Yaman çelişkiler ülkesi Türkiye…
Kim laik?

Her neyse olan oldu…
Köy okulları geri dönüyor “yönetmelik” ile.

Elbette kamunun her köye okul yapması olanaksız, 1997’den kalan binaların yerinde ya yeller esiyor ya da çoğu başka hüviyete büründü…
Yeni bina elzem.

Sivil toplum örgütleri, meslek odaları, hayırsever katkısı ile köy okullarını ilimize kazandıralım…
Türkiye’ye örnek olalım.

Not: “8 yıllık zorunlu eğitim” köy okulları yanı sıra meslek okullarını ve “çıraklık” kurumunu da bağrından vurdu…
Veliler, öğrenciler, işletmeler bir gecede “sudan çıkmış balık” haline getirildi.

Senelerce yazdık, terzisi kaportacısı “çırak” bulamadığı” gibi, meslek okullarının güdükleştirilmesi sonucunda “kalifiye” eleman da yetişmez oldu…
“Zapturapt”, eğitim yanı sıra “imalat” sektörünü de vurdu.

Göç hızlandı…
Çocuğuna köyde eğitim imkanı sağlayamayacağına kanaat getiren aile, şehre göçmenin peşine düştü, tarımsal üretim gün gün bitti.

Köy okullarının kapatılması…
Kibrit kulesinin en altındaki çöpü çekmekti.

 

MUSTAFA AFACAN