Yerelden küresele bir “Zafer” öyküsü

Genç bir Kastamonuluyu anlatacağım, iş dünyasındaki ve sosyal hayattaki ayak izi her geçen gün artan bir Kastamonuludan söz edeceğim, gençlere rol model bir  Kastamonuludan bahsedeceğim…

Her geçen gün heybesine kattığı yeni sorumluluklar ile beni şaşırtan bir hemşerimizin izini süreceğim.

Yerelde dernekçiliğe adım atıp, önce ulusal sivil toplum örgütlerine, ardından uluslararası kuruluşlara adını yazdıran bir genç adam o…

Yolu uzun olsun.

Yerelde başladı sivil toplumculuğa, 2013 yılında Kastamonu’nun tanıtılması, gelişmesi ve kalkınması amacıyla Kastamonu Genç Girişimciler Derneği’nin kuruculuğuna imza attı…

Turgut Özal’ın teşvikleriyle, 1986 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan, Türkiye’nin ilk ulusal ve tek uluslararası genç iş adamları derneği olan Türkiye Genç İş Adamları Derneği’nin (TÜGİAD) Girişimcilik Komisyonu Başkanlığı koltuğuna oturarak “ulusal” alana ayak bastı.

Ve uluslararası arena…

Turgut Özal’ın teşvikleriyle kurulan, Türkiye ile Amerika arasındaki bağlantı noktası “Türk- Amerikan İş Adamları Derneği-Amerikan Ticaret Odası Türkiye “nin (TABA – AmCham) paf takımı olan “Genç Türk-Amerikan İş Adamları Derneği”nin kurucu başkanı oldu.

Bitmedi…

2012 yılından bu yana Beşiktaş kongre üyesi, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğretim görevlisi, “Girişimcilik ve Uluslararası İlişkiler” dersleri veriyor, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara Genç Girişimciler Kurul Üyeliği ve Genç Turizmciler Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürüttü mazisinde, Türkiye’nin her köşesinde ”Geleceğin Meslekleri ve Girişimcilik” konularında konferanslar veriyor. girişimcilik ile ilgili bir çok dijital mecrada yazı yazıyor.

Kastamonu’da doğdu…

İlk ve orta okul eğitimini Kastamonu’da, lise eğitimini Ankara’da Gazi Üniversitesi Vakfı Özel Anadolu Lisesi’nde tamamladı, Çankaya Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünden mezun oldu, lisans eğitimine devam ederken kendisine tecrübe ve vizyon katabilmek için Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda staj yaptı, ülkemizin geleceği için uluslararası ilişkiler konusunun çok önemli olduğuna kanaat getirdiğinden Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Uluslararası İlişkiler Bölümü yüksek lisansını “Turgut Özal Dönemi Türkiye-ABD İlişkileri” üzerine yaptı.

Aile şirketi Activa Organizasyon’da “Genel Koordinatör” göreviyle iş hayatına başladı, ülkemizin birçok ilinde başarılı organizasyonlara imza attı, kurumsal bir firmada çalışmanın insan hayatına çok büyük tecrübe katacağına inandığı için Atlasjet Havayolları’nda “İstanbul Satış ve Pazarlama Müdürü” olarak çalıştı, ”Genç Atlas Projesini” gerçekleştirdi, İstanbul’da Artı 1 Grup şirketini kurarak yeniden kendi işine döndü; organizasyon, stratejik danışmanlık ve teknoloji sektörlerinde faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor…

ZM Teknoloji firmasını kurarak Türkiye’nin ilk ve tek Hologram Merkezi olan Kastamonu Hologram Merkezi’ni Kastamonu’ya kazandırdı.

Kastamonu’nun ve Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını ve sosyal gelişmesini kadınlarda ve gençlerde gören bir bakış açısına sahip olduğumdan…

Bu fakirin kurduğu matematik denkleminin en doğru “sağlama”larından bir nevi.

Bu örnekleri çoğaltmalıyız…

Omuz başlarında durmalıyız.

Muhteşem bir özgeçmiş…

Kastamonu’nun kartvizitlerinden biri.

Yerelden küresel bir “Zafer” öyküsü o…

Küçükşaban ailesinden Kastamonu’ya, Türkiye’ye, dünyaya armağan.

 

Okullarda “güvenlik” sağlandı

 

İlkokulda belinde kelepçe ve cop, kafadan ayakabıya siyah üniforma, ciddi suratı ile özel güvenlik görevlisi öğrenciler arasında dolaşıyor, ortaokulda giriş kapısına durmuş inzibat misali, öğrenciler önünden geçiyor, liselerde özel güvenlik yetmeyecekmiş, polis odası kuruluyor…

Okullarda asayiş berkemal, çocuklarımızı güven içinde okula gönderebiliriz.

Malum bizim okullar ABD’nin New York Harleminin okullarından aşağı değildi güvensizlikte!

Şimdi düzelir ama.

Özel güvenlik görevlisi giriş kapısında sabah sabah, çocuklar tek sıra önünden geçiyor, hele bir yaramazlığa yeltensinler bakalım…

Eskiden tahtaya yazılırdı ders öncesinde gürültü çıkaranlar, listeyi götürüp özel güvenlikçiye vereceksin şimdi, gör bakalım çıt çıkıyor mu bir daha.

İlkokul bahçesinde “şerif” gibi dolaşıyor özel güvenlikçi…

Belinde kelepçe, cop, üniforma süper zaten, İran Rejim Muhafızı mübarek.

Liselerde “polis odası” olacağı söyleniyor…

“Butik karakol”.

Bazı veliler için bu kadar önlem de yetersizmiş, okul bahçesini çeviren parmaklıkların daha da yükseltilmesini talep ediyorlarmış okul yönetimlerinden…

Oldu olacak nöbetçi kulesi de koymalı okullara, dersi kırmayı kafaya koyan öğrenciler tünel kazıp kaçsınlar okuldan.

Okullarımızda “güvenlik” sağlandı!…

Velilerin gönlü rahat olsun.

Not: Kreş, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise türü eğitim kurumlarında görev yapacak temizlik görevlisi, yardımcı personel, özel güvenlik görevlisi pozisyonundaki çalışanların nasıl bir pedagojik formasyondan geçirilerek bu kurumlara monte edildiklerini merak ediyorum…

İş öncesi eğitimleri ne?

Psikoloji, sosyoloji, etik…

Eğitim kurumlarında görev yapacak tali personele verilen yahut aranan özellikler ne?

Maarif Bakanlığı’na soruyorum bu soruyu…

Belde kelepçe ve cop ile bitmiyor “güvenlik” mevzusu.