ANKARA’DA YENİ GÜN

HÜSEYİN ÖZBEK

16 Mart 1920’de İngilizlerin bastığı Meclis-i Mebusan  ( Osmanlı Parlamentosu ) 18 Martta yaptığı son toplantıda oybirliği ile çalışmalara ara verilmesini kararlaştıracaktır.  11 Nisan 1920’de ise Padişah Vahidettin’in buyruğu ( İrade-i Seniye ) ile resmen kapatılacaktır. 12 Ocak 1920’de ilk toplantısını, 18 Mart 1920’de kapanış toplantısını yapan Meclis-i Mebusan’ın aldığı en önemli karar 28 Ocak 1920 tarihli “Misak-ı Milli / Milli Yemin “ olacaktır.

Heyeti Temsiliye Başkanı ve Erzurum Milletvekili   Mustafa Kemal’in öngörüsü gerçekleşmiş, İşgal altındaki hilafet ve saltanat merkezinde toplanacak meclisin, özgürce çalışmasına izin verilmeyeceği   kanıtlanmıştır. Mustafa Kemal’in Sivas’taki komutanlar toplantısında ( 16 – 29 Kasım 1919 ) Meclisin Anadolu’da toplanması gerektiği konusunda arkadaşlarını ve kolordu komutanlarını ikna çalışmaları sonuç vermemiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal,  İstanbul’a gidecek mebus arkadaşlarından, Meclis-i Mebusan’da Müdafaayı Hukuk Grubu olarak inisiyatif alınmasını ve kendisinin Meclis Başkanı seçilmesini istemiştir. 12 Ocak’ta çalışmalarına başlayan Meclis-i Mebusan’a katılan arkadaşları, Mustafa Kemal’in iki önerisini de unutmuş görünürler.

Erzurum Milletvekili Mustafa Kemal’in meclise katılmak için İstanbul’a gitmesi halinde tutuklanacağı kuşkusuzdur. Mustafa Kemal, bütün bu olasılıkları hesap etmekte ama Meclis-i Mebusan’da Erzurum Mebusu olarak kayıt altına alınmasını da ilerideki stratejik hamleler için gerekli görmektedir. Rahatsızlığı nedeniyle Meclis-i Mebusan’a katılamayacağına ilişkin Sağlık Kurulu Raporuyla mazeretini belgelendirecek, 9 Şubat 1920 günlü toplantıda mebusluğu onaylanıp kabul edilecektir. Mustafa Kemal artık, İstanbul tarafından da tanınan iki kimliğe, iki ünvana sahiptir: Erzurum Mebusluğu ve Heyeti Temsiliye Başkanlığı!

İngilizlerce kapısı kırılarak basılan, milletvekilleri tutuklanan, 18 Mart’ta fiilen, 11 Nisan’da padişah iradesiyle kapatılan Meclis-i Mebusan için yolun sonu olan süreç, Ankara için yolun başlangıcı anlamına gelmektedir.19 Mart 1920’e Heyeti Temsiliye adına Mustafa Kemal imzasıyla vilayetlere, sancaklara, kolordu kumandanlarına çekilen telgraflarda, İstanbul’dan gelecekler ile yapılacak seçimle belirlenecek milletvekillerinin  Ankara’da toplanacağı bildirilmektedir. Meclis-i Mebusan’ın gayrı meşru biçimde kapatılması, Ankara’da açılacak  Meclisin meşruiyet temelini oluşturmuştur!

19 Mart 1920 – 23 Nisan 1920 arası 35 gün zamana karşı amansız bir yarıştır. İngilizlerin ve İstanbul’un Mütareke hükümetinin bütün engelleme çabalarına, o günün iletişim ve ulaşım olanaksızlıkları da eklendiğinde imkansız görülen bir mucize gerçekleşecektir. Ankara’da 23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi ile İstanbul ve işgalciler karşısında halka ve hukuk meşruiyetine dayalı bir kurumsallık ortaya çıkmıştır!

Kaynağını gelenekten ve hanedan mensubiyetinden alan İstanbul’un karşısında, Türk Milletinin iradesini temsil eden, hukuk meşruiyetine dayalı TBMM, yani Gazi Meclis vardır. Mustafa Kemal Paşa’nın, 24 Nisan 1920’de TBMM Reisi seçilinceye kadar kullandığı Heyeti Temsiliye Reisliği sona ermiştir. O, 24 Nisan 1920 tarihinden itibaren, emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı verilecek sivil ve askeri mücadelenin meşruiyet organı TBMM’nin Reisi olarak yola devam edecektir.

Kaynağında, temelinde, kuruluş denkleminde hukuk meşruiyeti olan TBMM’nin 102. Yılında Gazi Meclisin Gazi vekillerine ve Gazi Paşasına saygıyla.

HÜSEYİN ÖZBEK