ARİF NİHAT ASYA

Gözlerimiz kan dolu, gezer ağlarız,
Biz öksüz diyarların öksüzleriyiz!
Avâre âşıklarız, aşkımız temiz
Bir onmaz şelâleyiz, gama çağlarız.

Şâirlerin ilk yayımlanan şiirleri her zaman merak konusu olmuştur.  Sanat merdiveninin ilk basamağıdır bunlar. Yukarıya yazdıklarım da, Arif Nihat Asya’nın ilk şiirinin ilk dizeleridir. Yazıldığı yer Kastamonu Sultânisi ve Gençlik dergisinin 20 Ocak 1921 tarihli yedinci sayısı; özetle, bizim topraklar…

Zaman zaman vurgulamaya çalışıyoruz; eserleriyle özdeşleşen sanatçılar vardır. Şiir dünyasından örnekler vermek isterim ama hepsinin adını yazmayınca haksızlık oluyor, üzülüyorum. Şairi de, romancısı da hepsi bizim insanlarımız. Doğaldır ki, kişilerin değer yargısı da farklı. En iyisi mi bu isimleri ve eserleri kendiniz belirleyin.

Arif Nihat Asya en çok Bayrak şiiriyle ünlendi. Eminim ki son dönemlerde İstiklâl Marşı’ndan sonra en çok okunan şiirlerin başında geliyor. Bunda, insanlarımızın bayrağa duyduğu saygı ve sevginin rolü fazla ama şiirin güzelliği, duygusallığı, dil ve üslûbundaki sâdelik de   ayrı bir konu:

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder,
Gölgende bana da, bana da yer ver,
Sabah olmasın, günler doğmasın, ne çıkar;
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

İkinci şiiri hiç tereddütsüz Fetih Destanı’dır; baştan sona kahramanlık tema’sını işler; genç yaşta İstanbul’u fetheden Fâtih Sultan Mehmet ile gençler arasında bağlantı kurar:

Delikanlım işaret aldığın gün atandan,
Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan!
Sana selâm getirdim, Ulubatlı Hasan’dan.

          Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştansın
          Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.

Arif Nihat Asya 7 Şubat 1904 günü Çatalca’da doğdu. Bir aylıkken babasını kaybetti; kısa süre sonra annesi de başkasıyla evlendi, ayrıldı. Önce nenesinin; onun ölümüyle de halasının himayesinde büyüdü. Feleğin sillesiyle erken yaşta tanıştı. Halasıyla İstanbul’a göç etti. Haseki mahalle mektebi,  Gülşen-i Maârif mektebi ve Bolu ortaokulundan sonra Kastamonu Lisesi’ne geldi. Okul numarası 65’dir. 1923’de mezun oldu, sonra Yüksek Muallim Mektebi’ni bitirdi. 1928’de öğretmenliğe başladı; Adana, Edirne, Malatya,  Tarsus, Kıbrıs ve Ankara Gazi Lisesi’nde çalıştı. 1950’de Adana’dan milletvekili de seçildi. 5 Ocak 1975 günü Ankara’da vefat etti.

Kastamonu Lisesi’nde öğrenci iken Açıksöz gazetesi, Gençlik ve Doğu dergilerinde 20 şiiri yayımlandı. O yıllarda bizim lisede sıkça müsamereler yapılır, şiirler okunurdu. Söz gelimi 5 Şubat 1921 günkü müsamereyle ilgili Açıksöz gazetesi şunları yazmış: “Şiir okuyanlar arasında, en ziyade takdire mazhar olan 65 numaralı Ârif Efendi oldu.  Ve okuduğu şiir başkasının değil kendisinindi. Harâb Ellerde nâmındaki bu şiiri, bu genç mekteplinin nasıl parlak bir istikbâle namzet olduğunu gösteriyordu. Kendisini samimiyetle tebrik ederiz. Bu güzel şiiri yarınki nüshamızda derc ediyoruz.”

Arif Nihat Asya bizim lisede oynanan bazı piyeslerde rol aldı. Söz gelimi 24 Şubat 1922 günkü oyunda Bizans İmparatoru Jüstinyen rolünde görüyoruz onu. Belki başka oyunlar da vardır.

Arif Nihat Asya, 1969 yılında Kastamonu Lisesi’nin kuruluş yıl dönümüne katıldı. Yaptığı güzel konuşmanın kayıtlarına ulaşamadık ne yazık ki. O gün, lisenin şeref defterine yazdığı iki rubâiden biriyle bağlayalım bugünkü yazıyı:

Bir gümlemeden yakın yürekler hoplar,
Târihe gider, sorulsa soylar, soplar,
Döndükten sonra kaç seferden yorgun,
İftar topu olmuştur, emektar toplar.

Rahmetle anıyoruz; ruhu şâd, mekânı Cennet olsun.(*)

(*)  Mustafa Eski; Arif Nihat Asya’nın Kastamonu Sultanisi’ndeki Öğrencilik Yılları ve Burada Yazdığı Şiirler; Kastamonu Eğitim Dergisi, C.16, sayı: 1(Mart 2008).

 

 

MUSTAFA ESKİ