Atatürk’ü ve “Şapka Devrimi”ni anlayabilsek

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 23-31 Ağustos 1925 tarihleri arasında ilimize gerçekleştirdiği ziyaretin kıymetini ne biz kavrayabildik layıkıyla ne de cümle ülkemiz… Kavrayacak gibi de gözükmüyoruz ne yazık ki…

Mesele kılık kıyafet değil, “ekonomi, eğitim,bilim, kültür, sanat, topyekûn toplumsal kalkınma” aslında.

Mesele; ele güne muhtaç olmayan, çağın dışında kalmak bir yana onu yakalayıp geçen, eğitimli ve üreten, ülkesine yurttaşlık bağıyla bağlı mutlu ve huzurlu insanların refah içinde yaşadığı, tarihinin hakkını veren, ‘özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen, saygın, zengin ve güçlü bir Türkiye meydana getirmek…

 

24 Ağustos 1925 günü Olukbaşı’ndaki Terzi Mehmet Emin Ağa’nın konağından ikindi vakti çıktı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, belinde kasatura, göğsüne İstiklâl Madalyası, ilk durağı Kışla oldu, koğuşun birinde asılı duran “tank ve tayyare” modellerini görünce durdu, askerlerle sohbet etti…

“Yerli tank ve tayyare” yapma hayali Kastamonu’da bir asır önce kurulmuş, askerlerimize duyurulur.

 

Memleket Hastanesi ikinci durağı oldu Atatürk’ün, yetkililerle görüştü, hastalarla tek tek sohbet etti…

Sağlık Müdürlüğü’ne ve Tabip Odası’na duyurulur.

 

Kastamonu tarihinde ilktir ve büyük olasılık sondur, İl Halk Kütüphanesi’ne gitti, rafları boş görünce üzüldü, kitap alınması için 500 lira bağışta bulundu…

Okur-yazarlarımıza duyurulur.

 

Belediye ziyaretinde ilçeler de dahil çeşitli heyetler ile görüştü, (Mustafa Eski’nin makalesinden okuyalım) “Çiftçilerle de konuşarak onlardan bilgi almış; teşkilâtlarını ve makinelerini sormuştur. Çiftçiler bu sorulara ‘yok’ diye cevap vermişlerdir. Bunun üzerine Atatürk şunları söylemiştir: ‘Ben de çiftçi olduğumdan bilirim. Makinesiz ziraat olmaz, el emeği güçtür. Birleşiniz, birliklerle makine alırsınız. Senede yüz dönüm çalışacağı­nıza on misli, yüz misli yaparsınız. Memleketimiz çiftçi memleketidir. Henüz kesb-i istihkak etmedik Fakat ziraat memleketi olacağız. Bu da makine ile olacaktır. Çiftçiler Birliği’nin ricası üzerine Kastamonu Çiftçiler Birliği’nin reis-i fahriliğini kabul ettim. Memleketimizde yapılması lazım gelen faaliyetin hedef-i esasiyesi çiftçiliktir. Müstehlik iyi şey değil, müstahsil olalım. Milletin hakiki emelleri, nokta-i nazarı budur. Bundan hariç hiçbir şey olamaz. Bilaistisna hepimiz ona tevessüle mecburuz. Genç fikirli demek hakiki fikirli demektir.’ Atatürk bu sözleriyle tarımın mutlaka makinelerle yapılmasını ve modern ziraat sayesinde çağa uyularak üretimin çoğaltılmasını istemiştir. Diğer bir konu ise birliklerin kurulmasını tavsiye etmesidir. O, tüketici değil, üretici bir toplum olmamızı özellikle istemiştir.”…

Kastamonu çiftçilerinin fahri başkanının Atatürk olduğu Kastamonu Ziraat Odası başta olmak üzere kırsal örgütlere duyurulur.

 

26 Ağustos sabahı İnebolu’da sahilin yekun temsilcilerini kabul etti, (Mustafa Eski’nin makalesinden okuyalım) “Kunduracı esnafı­nın, sermaye birikimi sağlayarak ihracat yapmalarını istemiştir. Özellikle kayıkçılarla yakından ilgilenmiş ve onları öven sözler söylemiştir”…

İlimizdeki yekûn ticaret ve sanayi, esnaf odalarımıza duyurulur.

 

İnebolu’nun eğitim durumu hakkında sorular sordu eğitimcilere…

Ne ulusal ne de yerli bayramlarımıza katılan öğretmenlerimize, idarecilerimize, sendikacılara duyurulur.

 

İlginç bir ayrıntı daha var, İnebolu’da Tosya’da kurulmakta olan çeltik fabrikasının mü­hendisini kabul eden Atatürk “Sizin gibi gençler ne kadar fazla yetişirse memleketimiz o nispette terakki edecektir” diyor, yine, Tosya Kaymakamı Atatürk’ü Ankara’ya dönüşünde Ilgaz’da yolcu ediyor…

23-31 Ağustos programının dışında duran Tosyalı hemşerilerimize duyurulur.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 9 günlük Kastamonu ziyareti başlı başına bir “ekonomik ve sosyal kalkınma manifestosu”, zihniyet devrimi”, “Medeniyet rotası” külliyatıdır…

Anlayamadığımız bu.

  • ••

Üniversite niçin bihaber?

 

Rektör değişimi ile birlikte Kastamonu Üniversitesi’nin il ile bütünleşeceğine, Kastamonu’nun bayramını bayram, cenazesini cenazesi belleyeceğine olan ümidim artmıştı…

Üniversite ilk sınavda tökezledi.

 

23-31 Ağustos Atatürk’ün Kastamonu’ya Gelişleri, Şapka ve Kıyafet Devrimi’nin 94’üncü yıl anma ve kutlama programının ilk gününde Kastamonu Üniversitesi’ni göremedik…

“Aynı tas, aynı hamam.”

 

Kastamonu Üniversitesi resmi web sayfasına baktım, tek satır yok 23-31 Ağustos ile ilgili…

Ahmet’in, Mehmet’in rektörlüğü ziyaret haberleri var sitede, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kastamonu’yu ziyaretine dair tek kelime yok iyi mi?

 

“23-31 Ağustos”, “10 Aralık”, “9 Haziran”…

Bu tarihler her ne kadar “Ulusal bayram” statüsünde kabul edilmese de, Kastamonu’nun “onur ve şeref” günleridir, Kastamonu’daki her kurumun ilgi, saygı ve katılım göstermesi gerekir.

 

Yerel değerleri önemsemeyenleri yerel de önemsemez…

Örneği var.