Aydın’dan iddialara CEVAP

MHP İl Başkanı Yüksel Aydın, okul arkadaşlarıyla mezuniyet kutlaması yapan çocuğunun bulunduğu bir turistik tesisi içki servisi yapıldığı gerekçesiyle bastığı, işyeri sahibini, olaya müdahale eden jandarmayı darp ve tehdit edip hakarette bulunduğu ve bu konuda kendisinden şikayetçi olunduğuna dair iddiaları dün düzenlediği basın toplantısında cevapladı.

“Benim evlatlarımızı korumam kadar doğal bir şey yok” diyen ve iddia edildiği şekliyle Jandarma’ya yönelik bir davranışının olmadığını savunan Aydın, ayrıca, eski Belediye yönetimini ihtiyaç dışı eleman alımı ve israfçılıktan, AK Parti İl Başkanı Ünlü’yü sahibi olduğu gazetede dün yer alan kendisiyle ilgili haberden, CHP İl Başkanı Erbilgin’i de basın toplantısındaki iddia ve söylemlerinden dolayı sert ifadelerle eleştirdi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından verilen İstanbul’daki gurbetçi Kastamonululara yönelik seçim çalışması görevini yerine getirmek üzere bu kente gideceğini söyleyen Aydın, “Biz oradaki tezgâhı biliyoruz. Bu hale niye geldiğini biliyoruz. Orada çetin bir mücadele olacak. Karşımızda PKK, HDP, CHP, İP, FETÖ olacak. Bu beşgenin birleştiği güçle mücadele edeceğiz.O CHP’nin içine HDP, PKK, FETÖ kaçmış.” dedi.

 

 

MHP İl Başkanı Yüksel Aydın dün düzenlediği basın toplantısında,  hakkındaki iddialar ve bu konuda kendisine yönelik eleştirileri cevapladı; İstanbul’da gerçekleştireceği seçim çalışması, ramazan ayı etkinlikleri hakkında açıklamalarda bulundu.

“NASRULLAH MEYDANI DOLUP TAŞACAK”

Aydın şunları söyledi:

“Biz huzurlu bir Kastamonu istiyoruz. Bunu her konuşmamda da söylüyorum. Kastamonu’nun dününde olmamış, çoluğumuzun, çocuğumuzun, evlatlarımızın, ailelerimizin huzurlu bir Ramazan geçireceği bir organizasyon yapacağımızı ifade etmiştik. Bunu da gerçekleştirmeye başladık. Hava muhalefeti bizi etkiliyor. Havaların düzelmesi ile birlikte Kastamonu halkı programdan daha fazla keyif alacak ve Nasrullah Meydanı dolup taşacak. Çoluğumuz, çocuğumuz orada eğleniyor, bu da bizi mutlu ediyor.

“BÖYLE Mİ YÖNETTİNİZ KASTAMONU’YU?”

“Seçim sürecinde seviyeyi hiç düşürmedik. Seçim bittikten, Kastamonu halkı tercihini yaptı, bundan sonra ayırmayacağız dedik. Bu sözün bugün itibariyle arkasındayım. Fakat devlete zarar veren her şeyi de normalleştirmeye çalışacağız. Devletin malı Beyt’ül Mal. Bunu hiçbir zaman hiçbir kimsenin hoyratça harcama yetkisi yok. Harcama imkânı da yok. Bundan sonra da önümüzdeki günlerde de hem tasarruf anlamında, hem bu salaşlığı ortadan kaldırma anlamında çalışmalarımıza devam edeceğiz.

“NİYE HAYAL TACİRLİĞİ YAPTINIZ?”

“Belediye Kültür Müdürümüz yeni atanmış, kendisini ziyarete gittim. İçeriye girdim, sımsıkı dolu. İçeride ‘Müdürüm ne kadar çok ziyaretçin var’ diye sordum. Bana onların ziyaretçi değil, personel olduğunu söyledi. Siz deyin 30 kişi, ben söyleyeyim 40 kişi. Bu nedir? Kastamonu bunun için böyle. Hepsine sordum ‘Siz ne iş yapıyorsunuz’ diye. Hepsi de ayrı ayrı ‘Biz bir iş yapmıyoruz’ dediler. Bu mudur Kastamonu’yu yönetmek? Böyle mi yönettiniz Kastamonu’yu? Kastamonu onun için böyle. Sadece orası değil ki, her birim böyle. Kimse bizim yapacağımız icraatta adaletsizlik aramasın.

“Şimdi siyam kedisi gibi bağırıyorlar. ‘Vay işçi çıkardılar’ diye. Niye aldın seçime 1-2 ay kala bu insanları? Neden hayal tacirliği yaptınız. ‘Mübarek Ramazanda işçi çıkardılar’ diyorlar. Ramazan mübarek de, mübarek devleti ne yapacağız? Beyt’ül Malı ne yapacağız? ‘Otuyoruz’ diyor vatandaş orada. Sizin laf söylemeye hakkınız mı var? Bu haltları yiyen sizsiniz. Ramazan herkese mübarek. Sokaktaki gerçek işsize, aşsıza da mübarek. Aş bulamayan, iş bulamayan, yemek bulamayana da mübarek. Onları niye düşünmüyorsunuz?

“BUNLAR VİCDANLARINI KAYBETMİŞ”

“Bunlar her şeylerini kaybetmiş. Vicdanlarını kaybetmiş, izanlarını kaybetmiş! Allah korkusu hakikaten yokmuş. Bir müdürlüğün ana merkezinde 30-35 kişi olur mu? Onların yaptıkları belediyecilik değildi. Bir de utanmadan, sıkılmadan cevap veriyorlar. Şimdi yol bitti. Ellerinde bir Yüksel Aydın kaldı. Yüksel Aydın sizin boğazınızı tırım tırım tırmalar. Yüksel Aydın inandıklarını yapmaya devam edecek.

İSTANBUL MESAİSİ

“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daveti üzerine Ankara’ya gittim. Orada gerçekleştirilen toplantıya katıldım. Bizim mücadelemiz bitmiyor. Bugün akşam İstanbul’da Sayın Genel Başkanımız ile İstanbul İl Başkanımızın vereceğiz iftara katılacağız. 23 Haziran’a kadar olan seçim stratejisini belirleyeceğiz. Bizim hemşeri sayımız İstanbul’da çok. 700 binin üzerinde Kastamonu’ya kayıtlı hemşerimiz var. Bir bu kadar da orada doğan ama tespiti yapılmayan hemşerimiz var. Türkiye’deki zillete karşı Cumhur İttifakı’na destek olmak adına, Kastamonulu hemşerilerimizi, Şerife Bacı’nın torunlarını bilgilendirmek, bu konuda kurtuluş mücadelesi veren Kastamonuluların, bu mücadelede doğru yerde durmaları adına, mücadele edeceğiz. Aynen Kastamonu’da yaptığımız gibi. Cumhur İttifakı’nın adayı olan Binali Bey’i İstanbul’a başkan yapmak için, elimizden gelen gayreti göstereceğiz. 1 ay daha mücadele edeceğiz. Biz oradaki tezgâhı biliyoruz. Bu hale niye geldiğini biliyoruz. Orada çetin bir mücadele olacak. Karşımızda PKK, HDP, CHP, İP, FETÖ olacak. Bu beşgenin birleştiği güçle mücadele edeceğiz. CHP İl Başkanı hariç, buradaki CHP’lilere saygılarımı sunuyorum. O CHP’nin içine HDP, PKK, FETÖ kaçmış. Ne olduğu belli değil. Dolayısıyla onlara karşı mücadele için seve seve İstanbul’a gidiyorum. Bugün itibariyle iftarda İstanbul’da olacağız” dedi.

DOĞAN ÜNLÜ’YE ELEŞTİRİ

Yüksel Aydın, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’ye yönelik eleştirisini ise şu sözlerle dile getirdi:

“Sen neyle uğraşıyorsun? Benimle şahsi bir sıkıntın varsa söyle. MHP ile bir sıkıntın olamaz ona haddin yetmez çünkü. O senin boyunu aşar. Benimle ilgili bir sıkıntın varsa, gazeteler üzerinden öyle yalan, yanlış, terbiyesizce, hem de devletin jandarmasını alet ederek yapma. Bu ne kepazelik Doğan Ünlü. Basın toplantısına girmeden Bölük Komutanını aradım. ‘Komutanım, iktidar partisinin il başkanı Doğan Ünlü’nün, gazetesine özellikle yazdırdığı bir haber var. Bu doğru mudur?  Sizin benim hakkımda bir suç duyurunuz mu var?” diye sordum. Komutanda,‘Yok öyle bir şey. Bizi de sosyal medyadan bu işe alet ettiler’ dedi. Kimi referans alıyorsun sen? Bizim fitne çağı dediğimiz, müptezel bir gazeteyi ve Birgün Gazetesi’ni. Sen utanmadın mı? Sen genel yayın yönetmenine demedin mi ‘Biri İP’in temsilcisi, biri CHP’nin, PKK’nın temsilcisi’ diye. ‘Bu gazeteler Yüksel Aydın için referans alınmaz’ deme nezaketini göstermeyip, ‘Daha şiddetli yazın’ dediğini biliyorum Doğan Ünlü. Sen ne kadar şiddetli yazdırırsan, yazdır batmaya devam edeceksin. Çünkü iftira atıyorsunuz. Sen iktidar partisinin il başkanısın, açıp sorsana alay komutanına. Bunlar bu kadar lüzumsuz. İttifak ortağıyız. Ara bana sor. Ben küskün değilim. Yetmiyor, bu yazıyı yazdırıyorsunuz. Yazıklar olsun sana Doğan Ünlü. Ben seni her yerde överdim. Şu anda çok üzgünüm. Bu gazeteler hesaplarına gelen her yere dalıyorlar. Daldığınız yerde batarsınız. Doğan Ünlü sende dalmışsın, battın gittin”

HİKMET ERBİLGİN’E CEVAP

CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin’in düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamalar ve kendisiyle ilgili iddiaları da cevaplayan MHP İl Başkanı Aydın, bu konuda da şunları söyledi:

“Senin il başkanı olman zararlı. Sen Kastamonu’ya zararlı bir varlıksın. Buradan bütün CHP’lilere sesleniyorum. Bu adam size zararlı. Bu adam Kastamonu’ya zararlı. Bu adamın başka maksadı var. Bu adamın niyeti CHP İl Başkanlığı değil. Lütfen sözümü dikkate alın. Bu iftiracıyı Kastamonu adına başınızda tutmayın. Evlatlarımız bizim her şeyimiz. Bizim anlayışımız bu. Biz olabildiğimiz ölçüde ahlaklı olmaya gayret ediyoruz. İnsanız, bizimde hatalarımız vardır. Hata yaparız. Evlatlarımızla seçim sürecinde hiç ilgilenemedik. Kızım aradı “Baba 6 arkadaşım, mezuniyet gecesi, bizi falanca yere götürür müsün” dedi. Peki dedim. Ben bunları o münzevi yere gittik. Kapının önüne geldik, 2 tane araç bagajları açmışlar, genç çocuklar şişeleri açmışlar. O sahneyi görünce nevrim döndü zaten. Ondan sonra tesisin sahibini sordum. Tesisin alkollü olduğunu bilmiyorum, kızımda bilmiyor, arkadaşları da bilmiyor. Tesisin sahibi geldi, ‘Başkanım burası içki ruhsatlı’ dedi. ‘Bak bu çocukların arasında 17 yaşında olan var. 18 yaşında olan var. 18 yaşında olanları buraya almak sıkıntı değil mi? Nasıl yapacaksın. Senden ricam bu gece alkol verme, bizde görmemiş olalım. Madem burası tutulmuş, çocukların şevkini kırmayalım’ dedim. Bir süre sonra ‘Tamam başkanım vermeyeceğim’ dedi. Yoksa bırakmam çocukları orada. Siz olsanız evladınızı bırakır mısın orada? Bir eğlence uğruna. Anlaştık, geri dönüyorum, Subaşı’na gelince beni aradı. ‘Burada 65’e yakın kız-erkek çocuk var. Benimde özel misafirlerimvar’ dedi. Öyle söyleyince benim nevrim döndü. Yani sen benim çoluğumu çocuğumu oraya çağıyorsun, özel misafirlerine teşhir mi ediyorsun? Oradan hemen geri döndüm. Yoldayken de jandarmayı aradım. Jandarmayı ben aradım. Bizim geleneğimizde askere, polise vurmak yok. Öyle bir şey olmadı. Onlar için can feda. Müessesenin sahibi de ‘17 yaşındakiler içmesin, 18’ini dolduranlar içsin’ diyor. Öyle bir cevap olur mu? Bizim çocuklarımız içki içme tuzağına bilerek, isteyerek çekiliyor. Ben bunu 40 sefer görsem, 40 seferde aynı şekilde müdahale ederim. Jandarmaya fiske yok. Sayın Valim bu tesis aynı bu şekilde çalışıyor. Bizim evlatlarımız dekolteli gidecek, 4 tane müptezel onları izleyecek. Buna biz göz yumacağız. 40 sefer olsa, 40 sefer aynı şeyi yaparım. İstersen dünya basına duyur. Senin meşrebin geniş olabilir ama benim değil. Benim ahlaki kurallarım var. Benim evlatlarımızı korumam kadar doğal bir şey yok.”

 

Valilik’ten açıklama

MHP İl Başkanı Yüksel Aydın’ın Daday’da bulunan bir at çiftliğinde yaşanan olayda Jandarma görevlilerine hakaret ve darp ettiği yönündeki iddialarla ilgili Valilik’ten açıklama yapıldı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bazı basın yayın organlarında MHP Kastamonu İl Başkanı Yüksel AYDIN’ın Daday ilçesinde bulunan bir at çiftliğinde, işyeri sahipleri ile yaşamış olduğu olay sonrasında konuya müdahale eden “Jandarma devriyesini de tartakladığı ve küfrettiği” iddia edilmiştir. Söz konusu olayda, Jandarma devriyesine yönelik küfür ve tartaklama söz konusu olmayıp; Jandarma devriyesi olayın sona erdirilmesi için gerekli tedbirleri almıştır. Adliyeye intikal ettirilen dosya; olayla ilgili Jandarmanın adli görevinden dolayı hazırladığı tahkikat evraklarıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”