BABAŞ: Alnımız ak, başımız dik

Eski Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Türkiye gündemine oturan Kürşat Ayvatoğlu olayı ile birlikte görev dönemine ve şahsına yönelik eleştiri ve iddialar üzerine yaptığı geniş yazılı açıklamada, tüm iddiaların yalan ve iftira olduğunu, bunları yapanlar hakkında hukuki süreç başlatacağını söyledi.

Babaş, “Kamuoyuna bilgilendirme” başlığı taşıyan açıklamasında, “Ortaya bir iddia atılıyorsa o kişi iddialarını ispatlamakla mükelleftir. Söylenen tüm iddialar yalandır ve iftiradır. Şunu çok açık ve net bir şekilde ifade ediyorum, ortaya atılan iddialarla ilgili olarak ispatı veya delili olanlar gerekli mercilere şikâyette bulunsun” dedi.

“Alnımız ak, başımız dik” diyen Babaş, “ Peki bunca söylenen şeylerin bir delili var mı? Madem bu kadar çok şey biliyordunuz neden şahit oldunuz? Neden gidip gerekli mecralara şikayet etmediniz?Görüldüğü gibi ben yine Kastamonu’dayım hiçbir yere gitmedim. Bunca emeği, bunca yapılanı klavye başında siyasi linç yapmak isteyenlere yedirmeyiz” ifadesini kullandı.

Eski Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Türkiye gündemine oturan Kürşat Ayvatoğlu olayı ile birlikte görev dönemine ve şahsına yönelik eleştiri ve iddialar üzerine yazılı bir açıklamada bulundu.

Babaş’ın, “Hamza Kürşat Ayvatoğluve hakkımdaki iddialara ilişkinkamuoyunu bilgilendirme” başlıklı açıklaması şöyle:

“Öncelikle yakın zamanda Türkiye gündemini meşgul eden, özel hayatıyla beni ve partimi ilişkilendirilmeye çalışılan Hamza Kürşat Ayvatoğlu, 2014 belediye seçimlerinde seçim kampanyasında çalışan ailesini de yakından tanıdığım biridir. Seçim bürosunda diğer çalışma arkadaşlarıyla yapılan görev paylaşımında fotoğraf ve kampanyaların grafik ile tasarım bölümünde görevlendirilen seçim ekibindendi. 2014 seçimlerini kazandıktan sonra geçici taşeron kadrosundan belediyeye alınıp Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünde grafik ve tasarım servisinde işe başlamıştır. İddia edildiği gibi özel kalem müdürlüğü görevi hiçbir zaman tevdi edilmemiştir. 2018 yılında mevcut müdürün rahatsızlığından dolayı görevi bırakmasıyla, müdürlük bünyesinde çalışan Hamza Kürşat Ayvatoğlu vekaleten Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne görevlendirilmiştir.

Müdürlüğü döneminde yapılan ihalelerde yolsuzluk yaptığı, rüşvet aldığı ve tüm işlerden komisyon aldığı iddia edilmektedir. Lakin belediye devamlı denetlenen bir kurumdur ve bu süre zarfında herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Nitekim böyle bir durum söz konusu olsaydı gereği incelemeler sonucunda yapılırdı. Mevcut durumunun, servetinin belediye döneminden geldiği iddia edilmektedir. Belediyenin hesapları açık ve nettir. Teftişe tabidir. Belediye ile ilgili bir zenginleşme olma ihtimali yoktur. Var olduğu iddia edilen servetin nereden geldiği yapılan soruşturma ve tahkikatlar sonucu anlaşılacaktır.

Kendisi AK Parti genel merkezine büro çalışanı olarak iş başvurusunda bulunmuş ve sonrasında benim de eski bir çalışanım olarak tavassutta bulunmamı rica etmiştir.

Belediye bünyesinde yaklaşık 1000 kişi çalışmakta ve zaman zaman İŞKUR ile yapılan protokollerle bu sayı 1300-1500 rakamlarına ulaşmıştır. Bu sayıda çalışan kişilerin özel hayatları ve mal varlıkları konumları itibariyle şahsımın denetleme sahasına girmemektedir. Dolayısıyla çalışanların mali durumları ve özel hayatlarından şahsım sorumlu tutulamaz. Tabii ki tasvip etmediğim bir olay, ama kişilerin özel hayatını bana ve partime ilişkilendirmek de doğru değil.

HAKKIMDAKİ İDDİALARA CEVABEN…

Öncelikle beni tanımayanlar için kısa bir özgeçmişimi anlatmak istiyorum. Belediyeye memur olarak göreve başlayıp, sırasıyla su şebeke şefliği, KASKİ Müdürlüğü ve Fen İşleri Müdürlüğü görevlerini yürüttüm. 2014 seçimlerinde AK Parti’den Belediye Başkanı seçilerek 5 yıl süreyle Kastamonu Belediye Başkanlığı görevini yaptım. 30 senelik belediye geçmişine sahip biri olarak ömrünü Kastamonu’ya hizmet etmekle geçirmiş, gecesini gündüzüne katmış bir insanım.

Günümüzde art niyetli kişiler sosyal medya mecralarını maalesef ki iftiraların, yalanların ve klavye kalemşorlarının sahası haline çevirmiş, insanları karalamak ve bunlardan nemalanmayı ise meslek haline getirmişlerdir. Öyle ki, bu linç edilme girişimlerine beni de dahil edip bu memlekete hizmet etmiş bir kişi olarak yıpratılmaya yönelik haksız saldırılara maruz bırakmışlardır. Bir insanı karalamak iftira atmak bu kadar kolay olmamalı.

Neler söylenmedi ki; seçim çalışmasında iken her müteahhitten daireler aldığım, her proje için paralar istediğim, seçimden sonra Kastamonu’dan kaçtığım, eşimden boşandığım, il dışında yatırımlar yaptığım, paraları ve daireleri başkasının hesabında sakladığım ve buna benzer birçok şey… Ne kadar kolay değil mi, çamur at izi kalsın. Peki bunca söylenen şeylerin bir delili var mı? Peki madem bu kadar çok şey biliyordunuz neden şahit oldunuz? Neden gidip gerekli mecralara şikayet etmediniz?

Görüldüğü gibi ben yine Kastamonu’dayım hiçbir yere gitmedim. Yine caddelerdeyim yine esnaflarımızı, arkadaşlarımızı ziyaret etmeye devam ediyorum. Yine toplum içerisinde Kastamonu halkıyla beraberim.

Ortaya bir iddia atılıyorsa o kişi iddialarını ispatlamakla mükelleftir. Yukarıda söylenen tüm iddialar yalandır ve iftiradır. Bu iftiraları ve suçlamaları ispat etmeyen Allah’ın huzurunda hesap verecektir. 2014 yılında mal beyanında bulunmuştum ve 2019 seçimlerinde ortaya atılan iftiraların ispatlanması durumunda görevi bırakacağımı söylemiştim. Yine aynı şekilde yüksek kat verilerek kendime pay çıkardığım iddiasını da yalanlamıştım. Hatta birçok projenin ben belediye başkanı olmadan önce imar planı yapılmış ve onaylanmış projeler olduğunu söylemiştim. Dahasını da söylemek gerekirse emsalli planlarda kat sınırı bile yoktu. Meclisi toplayıp 15 kat sınırı getiren de biz olduk. Ayrıca şunu çok açık ve net bir şekilde ifade ediyorum, ortaya atılan iddialarla ilgili olarak ispatı veya delili olanlar gerekli mercilere şikâyette bulunsun.

Teşkilatımızın araştırmaları, anketleri, istihbaratları, belediye çalışmaları göz önüne alınarak 2014 ve 2019 seçim dönemlerinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından aday gösterildim. Kastamonu’ya yapmış olduğum hizmetler devamlı takip ediliyor, her yıl parti genel merkezimiz tarafından anketler düzenleniyor ve halkımızın nabzı tutuluyordu. Belediye başkanlığım dönemimde güzel şehrimizi, ekibimle birlikte Türkiye’nin en temiz şehri unvanını kazandırmayı başardık. Yine sosyal projeler dalında Türkiye birincisi olduk ve bizzat Cumhurbaşkanımızın elinden ödülümüzü aldık. Ayrıca Tarihi Kentler Birliği tarafından Kastamonu’daki tarihi yapıları hayata kazandırma ve yenileme çalışmalarımızdan dolayı Süreklilik Ödülü’ne layık görüldük. Tüm bu çalışmaların ardından 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını aldık ve Valiliğimizle ortak yürüttüğümüz etkinliklerimiz vesilesiyle şehrimizin tanıtımını uluslararası mecralara taşıdık. Sayıştay denetimlerinde en şeffaf ve düzenli muhasebe için teşekkür aldık. Kastamonu’da girmediğimiz sokak, hizmet götürmediğimiz bir mahalle kalmadı. Görev sürem boyunca ekibimle birlikte şehrimizde hem sosyal hem fiziki olarak 1000’in üzerinde projeyi gerçekleştirdik. Bunu Kastamonu halkı çok iyi biliyor. Ayrıca biz göreve geldiğimizde Kastamonuspor amatör ligde iken Kastamonu halkı ve taraftarıyla birlikte 2. Lig’e taşıdık.

Bunca emeği, bunca yapılanı klavye başında siyasi linç yapmak isteyenlere yedirmeyiz. Hele hele sadece iddia olarak kalmış ve hiçbir ispatı olmayan, çamur at izi kalsın mantığıyla hareket edenlerin insafına da bırakmayız. Konuşulmayanı konuşmuşum gibi, yaşanmayanı yaşanmış gibi, tamamen hayal ürünü olan bu itibarsızlaştırmalara, karalamalara yönelik iftiralar ve iddialarla ilgili hukuki hakkımı arayacağımdan ve bu densiz, iftiracı, belirli odaklardan yönlendirilen mihraklar hakkında avukatlarım aracılığıyla suç duyurusunda bulunacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.

Kastamonu halkı beni çok iyi bilir. Tüm sevenlerim ve bizlere gönül verenler müsterih olsunlar ki alnımız ak, başımız diktir.

Kamuoyuna saygılarımla…”