BAKAP, Demiryolu, Serbest Bölge hikaye

 

İlimize gelen devletlulara yapılan talepler yahut medyaya verilen demeçler ezbere bindi artık, üç aşağı beş yukarı cümlesi aynı telden nağmeler, bir bakıma havanda su dövmeler…

Plak değiştirme zamanı geldi de geçiyor.

 

Batı Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi’nin (BAKAP) ilimizde hayata geçirilmesinden demiryolu hattı döşenmesine, İnebolu Serbest Bölgesi’nden envai devasa sanayi yatırımlarına…

Kendimiz konuşuyor, kendimiz dinliyoruz ne acı ki.

 

Meslek odaları, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri dile getiriyor getirmesine de tüm bu külliyatı…

Gerek yerel gerekse merkezi, iktidar partisi ileri gelenleri tarafından zerre dile getirildiğine şahit oldunuz mu?

 

Duymadık…

Perde arkasını biliyorlar çünkü.

 

Mevcut hükümetin bu 3 proje başta olmak üzere “vizyon” taleplerimizin hiçbirini dikkate almadığının farkındalar…

Zerre hükmü yok dile getirdiklerimizin.

 

Niye olsun ki?..

Olmaması akıl, mantık ve bilime daha yatkın değil mi?

 

BAKAP misal…

Bölgedeki 6 vilayetin işbirliği, entegre olmak, birlikte kalkınmak ve gelişmek namına birbirlerinden haberleri olmasından geçtim; kalkınma ajansında aynı çatı altında bulunan Kastamonu, Sinop ve Çankırı bile birbirlerinden bihaberler.

 

Kaç yıldır KUZKA var…

3 il bir araya gelip de keşke bir entegre turizm, tarım yahu eğitim projesi yapabilelerdi.

 

Demiryolu yahut…

Ne taşınacak demiryoluyla ilimizden dışarı?

 

Üretim yok…

Niyet de yok.

 

Varsa yoksa inşaat sektörü temsilcileri…

Hiç sanayici görüyor musunuz Kastamonu sahnesinde?

 

Farklı sektörlerdeki sermayedarlardan inşaat sektörüne girmeyen gördünüz mü yahut?..

Allah daha çok han, hamam, apartman versin.

 

Ne taşıyacağız demiryolu ile?..

Kastamonu’ya demir, çimento, tuğla mı?

 

Serbest Bölge derseniz…

Resmen hayal ötesi.

 

Evvel zaman içinde tüm bu taleplerin gerçekleşebileceğine yahut gerçekleşmesi yolunda ter dökülmesine dair bu aklı kıt da fikir ve emek sarf etti…

Hayalle iştigalmiş.

 

Üretmeye meyletmeyen, üretim fikrini baş tacı etmeyen, risksiz gelir rotalarında seyreden, gördüğünü dahi adam akıllı taklit edemeyen bir fikriyatın BAKAP, demiryolu, serbest bölge, otomobil fabrikası nesine?..

Devlet kaynaklarını heba etmenin yeri yok.

 

Ne kendimizi ne de kamuoyunu kandıralım…

Ezberimizi bozup, somut verilere uygun talepler dile getirelim.

 

Aksi halde…

Trajikomik bir oyunun oyuncuları olmayı sürdürürüz.

 

  • ••

 

Not 1:

Taleplerimizde ezber bozalım bozmasına da yerine ne koyalım?…

Yarının konusu olsun.

 

Alttaki bölüm girizgah…

Ana başlık “İnsana yatırım”.

 

Taş toprak derken…

İnsan sermayesini ıskaladık.

 

 

 

Not 2:

Üretimin olmadığı yerde akıl ve fikir gelişmez…

Aklın ve fikrin gelişmediği yerde özgürlük ve demokrasi olmaz.

 

Özgürlük ve demokrasi yoksa…

Eğitimden söz edilemez.

 

Eğitim varsa…

Sosyal gelişme var.

 

Sosyal gelişmenin eksik kaldığı yerde…

Vicdan körelir.

 

Akıl, bilim ve vicdanın olmadığı yerde yaşam söner…

Göç başlar.