Baro Başkanı Demir: “Avukatlar gününü kutlayamıyoruz”

Kastamonu Barosu Başkanı Av. Özgür Demir, 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutlayamadıklarını söyledi ve “Kutlama mesajı yayınlamak isterdik. Ancak günümüzde meslektaşlarımızın hukuksal yardımda bulundukları işlerle özdeşleştirilmeleri ve bu işlerde doğan uyuşmazlıkların tarafı imiş gibi kabul edilmeleri nedeniyle menfur saldırılara uğradıklarını gördükçe kahroluyor ve maalesef Avukatlar Günü’nü layıkıyla kutlayamıyoruz” dedi.

Özgür Demir’in açıklaması şöyle:

“Ülkedeki adalet anlayışının yerleşmesinde en önemli rolü üstlenen avukatların maalesef günümüzde saldırıya uğradıkları izlenmektedir. Bunun asıl sebebinin hukuka inanma zaafiyeti olduğunu gayet iyi biliyoruz. Toplumdaki tüm fertlerin hukukun uygulandığına ve adaletin yerini bulduğuna inançları tam olduğunda hukukçulara yapılan saldırıların da son bulacağı açıktır.

Mesleki faaliyetleri sırasında kamu görevlisi gibi cezalandırılan avukatların mesleklerini icra sırasında kamu görevlisi değilmiş gibi kabul edilmeleri çok ağır sonuçlar doğurmayı sürdürmektedir. Herkes için adalet, adalet için avukat söyleminin ne denli önemli olduğu günümüzde daha iyi anlaşılmaktadır. Avukata saldıran ve her türlü haksızlığı reva gören zihniyetin yine avukatın hukuksal yardımına ihtiyaç duyacağı bilinmelidir.

Diğer taraftan avukatın savunma görevini üstlendiği kişilerin suçları ile kriminalize edilmesi de önemli bir sorundur. Avukatlar bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden kamu görevlileridir. Hiçbir avukatın savunmasını üstlendiği kişinin işlediği iddia edilen suçu işlediği kabul edilmemelidir. Yukarıda da değinildiği gibi avukat davanın tarafı da değildir. Tüm kurumları ile işleyen bir hukuk devletinde avukatın sistemin önemli bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Avukatın yurttaşın yanında yer alması görevinin doğasında vardır. Yurttaşın yanında yer almanın uyuşmazlığın tarafı olmakla bir tutulması son derece ağır bir hatadır. Bu algıda gerek geleneksel gerek dijital medyanın önemli bir yeri olduğu da bilinmelidir. Avukata saldırı haberini sunan kişinin saldırıyı pusu kurma olarak nitelemesi ve pusu kuramayan kişileri avantajsız olarak tanımlaması ve bu da yetmezmiş gibi saldırıyı “Allah’ın adaleti” olarak değerlendirmesi gelinen noktayı özetlemektedir. Bu tip zatları kamu görevlisi avukatla ilgili haberlerde sorumlu ve kanuna uygun görev yapmaya davet ediyoruz. Doğurulan garabetten sonra dilenen özrün hiçbir yarayı sarmayacağı da unutulmamalıdır.

Kamu yararının önde tutulduğu adil bir düzlemde yaşama ideasının ana aktörlerinden avukatların sosyal güvenceleri de zayıflatılmaktadır. Huzur içinde hukukun üstünlüğünü savunmak zorunda olan avukatların sosyal güvencelerinin her geçen gün artacağı yerde yerinde sayması hatta geri gitmesi üzücüdür.

Avukatlar gününü kutlayamadığımız bu günde avukatların 5271 sy.Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesindeki görevlendirmelerinde de son derece düşük ücretlerle görev yapmaya zorlandıkları bir gerçektir. Özellikle mesleğimizin insan profilinin neredeyse yarısını teşkil eden genç meslektaşlarımızın bu görevlendirmelerle hayatlarını idame ettirmeye çalıştıkları da gözetildiğinde asgari ücretin çok altındaki tutarlarla avukatın savunma görevi yapmaya zorlanması kabul edilemez. Bu bağlamda gerekli düzenlemelerin yapılması ve savunmanın angarya olmaktan çıkarılması en büyük arzumuzdur. Aksi durumda savunma hizmetinden yararlanan kamunun zarara uğrayacağı, günümüze kadar fedakarca görev yapan meslektaşlarımızın sabrının bir gün tükeneceği bilinmelidir.

Cumhuriyetimizin yaşıyla yaşıt asırlık Kastamonu Barosu’nun mensupları olarak hukukun üstünlüğünün, insan hak ve özgürlüklerinin, demokratik, laik, sosyal hukuk devletimizin onurlu savunucuları olduğunu hatırlatmak isteriz. Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik laik sosyal hukuk devletinin avukatlar ve avukatların yegâne örgütü olan barolar tarafından yaşatılacağı her fırsatta olduğu gibi tekrar belirtmek istiyoruz.

Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uymak için and içen avukatların her ne olursa olsun hiçbir güce tabi olmadıkları, hakların alınmasında ve yaşadıkları coğrafyada hukukun üstün tutulmasında lokomotif vazifesi gördükleri açıklamadan muaftır. Ülkeler hukuk, adaletle ayakta kalır. Avukatlar işlemeyen, tıkanan mekanizmaları açmakla görevlidir. Avukata kulak verilmeli, hukuk işlemez hale gelmeden avukattan yararlanılmalıdır. Herkesin kendi hukukunu uygulayamamasının teminatı avukatlardır. Yalnızca normatif düzlemde değil idealist bağlamda da avukata ihtiyaç vardır. Hukuka bağlı devlet idealinde avukatın rolü tartışılamaz. Amaç, hukuksa avukat şarttır. Yalnızca hukuka uymayacaklar, avukatı reddeder. Kısa cümlelerle açıklamaya çalıştığımız şey aslında avukatlık mesleğinin varlık nedenidir.

Her zaman ifade ettiğimiz gibi avukat; güçlünün gücünü ezmekte kullanmasına engel olmaya çalışır.

Ayrıca uzun zamandır gerçekleştiremediğimiz olağan genel kurullarımızın kanayan bir yaraya dönüştüğü ve bunun merheminin ise demokrasi olduğu da belirtilmelidir. Barolar, kanunda düzenlenen genel kurullarını hızlıca yapabilmeli ve huzurun teminatı demokrasi, tecelli edebilmelidir. Altı ayı aşkın süredir en yüksek karar organı olan genel kurulunu toplayabilmek için çaba harcayan Kastamonu Barosu’nun yüz yılı aşkın tarihinde böyle bir sürecin yaşanmadığı bilinmektedir. Pandemi önlemlerine azami riayet edilerek gerçekleştirilecek genel kurulun tehlike oluşturmaktan uzak olduğu ve meslektaşlarımızın sağlıklarına zarar getirmeyeceği anlaşılmaktadır. Sağlık ve demokrasi dileklerimle tüm meslekataşlarımın avukatlar günü vesilesiyle hak ettikleri hukuka kavuşmalarını dilerim.”