Başımızın tacısınız…

Bir yerde bir şeyler yanlış aktarılıyor ya da doğru aktarılanları bizler yanlış algılıyoruz.

Kültürümüzde ve dinimizde yaşlılarımızın çok önemli bir yeri olduğunu hiçbir zaman unutmamak ve bizleri bugünlere getiren büyüklerimizin kıymetinin her zaman her alanda bilinmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki, bizler atalarımızın sayesinde varız, siz çocuklarımız ise bizlerin sayesinde varsınız.

Anne baba olmadan çocuk sevgisini asla bilemezsiniz. Bizler çocuklarımızı, gençlerimizi çok seviyoruz, ancak son çıkan lanet virüs sebebiyle tüm suçlamaların bizim üstümüzde yoğunlaşması akıl alacak bir tutum değil.

Aklınızı başınıza alın, şayet virüs tarafından enfekte olduysak bizler kadar sizin enfekte olmanız da azımsanacak bir ihtimal değildir, bunu ilerleyen günlerde açıklamalardan anlayacaksınız.

Sadece bu virüsün vücudumuzda açmış olduğu tahribatı sizler daha kolay atlatırken belirli yaşa gelmiş kişiler ve kronik hastalığı bulunanlar maalesef bu hastalığa yenik düşüyoruz.

Sadece bizler değil siz gençlerde bu zor günlerde sorumluluğunuzun bilincinde olarak hareket etmek zorundasınız.

Haberlerde duyuyoruz ve sosyal medyada paylaşımlardan anlıyoruz ki, münferit bir vaka da olsa, kiminiz sokakta görmüş olduğunuz yaşlı insanlarımıza kendinizi kolluk kuvvetleri yerine koyup tartaklamaya çalışıyorsunuz.Siz neden sokaktasınız?İşe gitmediğiniz, iş güç sahibi olmadığınız o kadar belli oluyor ki, mecburen bu günlerde çalışmak zorunda kalarak işlerine gidenler asla bu şekilde davranışlarda bulunmaz kanısındayım ve buna inanmak istiyorum.

Anne veya babanıza bu tür davranışlar yapılsa ne düşünürsünüz?Gerçi bu davranışlarda bulunanların anne, baba ve kendi büyüklerine de bir saygısı sevgisi olduğunu sanmıyorum.

Yaşlılık ahir ömrümüzde hayat ağacının aldığı son şekildir.

İhtiyarlamayacağım sanmayın, doğdunuz çocukluğunuzu yaşadınız, gençlik, olgunluk derken bir bakmışsınız sizler de bu günlerin yaşlıları gibi oluvermişsiniz.

Ama unutmayın büyüklerinize bugün nasıl davranıyorsanız, yarın ihtiyarladığınızda da sizler aynı şekilde bir tutuma tabi olacaksınız zira bu dünya etme-bulma dünyası.

Anneleriniz babalarınız sizler hasta olduğunda hep şunu demişlerdir “Allah’ım çocuğumu iyileştir, benim ömrümden al ona ver.”

Ne kadar güzel bir dilek değil mi bırakın grip olmanızı hapşırsanız nezle olacak diye korkarlar.

Bir virüs mü sizi bu kadar gaddar bu kadar acımasız yaptı.

Bizlerin bu kadar risk altında olmamızın tek nedeni ya geçirmiş olduğumuz kronik bir rahatsızlık ya da ilerleyen yaşımıza paralel bağışıklık sistemimizin yeteri kadar güçlü olmaması.

Hepimiz aynı gemideyiz, ömrü ve göreceği günler olan herkes yaşlanacağına göre ebediyet arzusu ile insanları kıranlar bilmelidir ki gemi su alırsa yaşlı genç, kadın erkek ayrım olmaksızın hepimiz batarız.

Bu kötü günler de geçecek, kimseyi kırmadan incitmeden kurallara uyalım ve evlerimizde kalalım.

Virüs olsa da olmasa da yarınımızın garantisi yok.

Bülend Çadırcıoğlu