“Bayram değil, seyran değil”

“1 Mayıs İşçi Bayramı” dünyada 131 yıl, Türkiye’de 97 yıl önce “resmi” bayram ilan edildi edilmesine de, ezelden beri bayram niyetiyle meydana çıkanların yedikleri sopa dünyadan aya merdiven olur…
Hemen her ülkede ardında düzinelerce ölü ve yaralı bırakan güne “bayram” denir mi?

Kapitalizmin gemi azıya aldığı 19’uncu yüzyıl son çeyreğinde yükselen emekçi hareketinin inadı sonucu 1889 yılında “senede bir gün” işçilerin bayram etmesine razı geldi dünya egemenleri, Osmanlı Devleti ilk 1 Mayıs kutlamasını 1911 yılında Selanik’teki tütün, pamuk ve liman işçilerine borçlu, 1912’de “işçi bilinci”  İstanbul’a sıçradı, 1922’de Ankara’da kutlanmaya başlayan bayram, 1 Mayıs 1923’te “resmi” nitelik kazandı…

İşçilerin 1 günlük beylikleri uzun sürmedi ülkemizde, madem “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle” olacaktı Türkiye Cumhuriyeti,1924 yılında “kitlesel” 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı, 1925 yılında çıkarılan “Takrir-i Sükun” yasasıyla yasak 1935 yılına kadar uzatıldı, o yıl “Bahar Bayramı” olarak şehir meydanlarından piknik alanlarına yolcu edildi.

(“Kır” iyi yine…
1975 yılında İstanbul Tepebaşı’nda bir gazinoda kutlanılmışlığı var 1 Mayıs’ın.)

2009’dan bugüne kadar ise “Emek ve Dayanışma Günü” olarak “resmen” kutlanıyor…
“Resmi tatil”.

(İşçiye tatil ama sendikacısına mesai tam gün, “yürüyüşüydü, kutlamasıydı, tumturaklı basın açıklamasıydı…” derken 1 Mayıs’ta yorucu bir koşturma içinde sendikacılar…

İşçi aidatlarıyla alınan lüks makam araçlarına, işçi maaşlarını katlayan yüklü bordrolara, profesyonel sendikal iş hayatına, işverenlerle dirsek temasına aldanmasın ahali, zor meslek.)

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun tüm dünya işçilerine…
Kimimiz bilek, kimimiz kafa emekçisiyiz, kapitalist devranda hepimiz işçiyiz nihayetinde.

 

 

MUSTAFA AFACAN