BİLİRKİŞİ RAPORU ÇIKTI “Ölçer Apartmanı’nın riskli olduğu selden önce biliniyordu”

Bozkurt’taki sel felaketinde göçen ve 20 kişiye mezar olan Ölçer Apartmanı ile ilgili soruşturmada bilirkişi raporu dosyaya ulaştı. Gazeteci İsmail Saymaz, ulaştığı raporu dün köşesinde yayımladı.

İTÜ’den beş akademisyenin hazırladığı 7 Mart tarihli raporda,”Ölçer Apartmanı’nın taşkın riski altında olduğu, 11 Ağustos 2021 tarihindeki afetten önce bilinmektedir.” tespiti yer aldı.

 

Bozkurt’taki sel felaketinde göçen ve 20 kişiye mezar olan Ölçer Apartmanı ile ilgili soruşturmada bilirkişi raporu dosyaya ulaştı.

Ünlü gazeteci ve yorumcu İsmail Saymaz, ulaştığı bilirkişi raporunu dünkü köşesinde yayımladı.

Saymaz’ın yazısında bilirkişi raporuyla ilgili bölüm şöyle:

“İTÜ’den beş akademisyenin hazırladığı 7 Mart tarihli rapora göre Bozkurt’un merkezi sel ve taşkın riski taşıyan dağ önü taşkın ovası sayılıyor.

80 yıl önce ovanın doğusundan akan Ezine Çayı, zamanla batıya kaydırıldı. Yaklaşık 400 metre genişliğindeki bantta yer değiştiren yatak 30 metrelik kanalla daraltılıp yerleşim alanından geçirildi.

Akarsu kagir (taş ya da tuğla) duvardan oluşan bir kanalla düzenlendi. Ancak rapora göre “kanalın projelendirilmesinin hangi esaslara dayalı olduğu belirsiz.”

Taşkın öncesi uydu görüntülerinde, “Kanal güzergahı, kesiti ve derinliğinde düzensizlikler ile bakım ve onarımında yetersizlikler” vardı.

61 yılın rekoru

61 yıllık sürede kaydedilen günlük yağış miktarı 72.7 milimetre iken, 10 Ağustos’taki miktar 394,3 milimetreyi buldu.

Çok sayıda orman köyünün bulunduğu Bozkurt’ta yağış ağaç kesim mevsimine denk gelince kütükler suya karıştı. Köprü açıklıkları yetersiz olduğu için malzemeler birikerek, daralma ve tıkanıklıklara yol açtı. Taş, toprak, ağaç parçaları ve tomruklar ile bina, kıyı ve köprülerden kopan parçalar da bir diğer neden oldu.

Kanal duvarları kagir ve hasarlı olduğundan kırılıp işlev yitirdi.

Oysaki ıslah kanalı dereye komşu olan Ölçer Apartmanı’nın yerleştiği arsanın aşınma ve oyulmaya karşı güvencesiydi.

O da yıkılıverdi.

Hem dere yatağı hem imtiyazlı imar

Ölçer Apartmanı’nın bulunduğu dere yatağı 1982 yılında imara açıldı. Ayrık nizam iki katlı ve 0.70 emsal belirlendi. Bilirkişi raporunda “Dere kıyısını açması planlama ilkeleri bakımından uygun bulunmamıştır” deniliyor.

Bu kadarla kalmadı.

Bozkurt Revizyon İmar Planı ile yoğunluk ve kat artışı getirildi. Kat beşe, emsal 2’ye çıktı.

Müteahhit Mehmet Özkan, Rüya Apartmanı’nı 10 kat, Ölçer’i sekiz kat inşa etti.

1009 metrekarelik alanda fazladan inşaat yaptı.

Bilirkişilere göre imtiyazlı yoğunluk yaratıldı.

Özkan’a ait olan dere yatağındaki üç bina, rapora göre, “aşınma ve oyulmaya yatkın alüvyon üzerine sığ temellendirilmişti.” Dolayısıyla selin etkisiyle binanın radye temeli (binanın inşa edileceği yüzeyin betonla kaplanması) altında oyulmalar oldu. Yavaş yavaş oyulan bina göçtü.

Özkan’ın kendisinin oturduğu Rüya Apartmanı ise daha derin bir radye temele sahip olması, bodrum katlarının beton perdelerle çevrilmesi ve sel kendisine Ölçer’den sonra ulaşması sayesinde ayakta kaldı.

Taşkın riski ve binanın dere yatağında olması, tasarımda dikkate alınmadı.

Ortak sorumluluk

Rapora göre Batı Karadeniz Havzası Yönetim Planı’nda ilçe için risk ve tehlikelere karşı öneriler uygulamaya konamadı.

Ezine’de sel ve taşkın riskini denetlemek için yapılan ıslah kanalının kesiti, geometrisi ve duvarlarının sel ve taşkın suyu hidrodinamiği açısından yetersiz kaldı. Kanala bitişik yapı ile köprülerin projelendirilmesinde bölgede geçerli jeolojik, jeomorfolojik, hidrolik, jeomekanik riskler bütünleşik bir yaklaşımla değerlendirilmedi.

Raporda, kanalın yapımından sorumlu olanların, imar planını onaylayanların, imara aykırı bina yapan müteahhit ve buna göz yuman idarenin, mühendislik ve yapı denetim firmasının sorumluluğundan söz edildi.”

Saymaz, raporla ilgili bu bilgileri paylaştığı yazısını şöyle sonlandırdı:

“Ölçer Apartmanı, Türkiye’de plansız kentleşmenin ve imar rantının tipik bir örneğini oluşturuyor. Taşkın ihtimali bildiği halde dere kıyısı imara açılıyor. Ezine Çayı’nın yatağı daraltırken, kanal, duvarlar ve köprüler olası en kötü senaryolar dikkate alınmadan inşa ediliyor. Müteaahhit, kendi oturduğu binanın temelini iki kat yer altında ve önü beton perdeli yaparken, Ölçer Apartmanı’nı savunmasız bırakıyor.

Sanmayın ki, çöken Ölçer Apartmanı’dır.

Asıl çöken…

Daha çok kâr için doğayı yağmalayan, şehircilik kurallarını çiğneyen, bütün servetini insan hayatı üzerine bina eden “İnşaat ya Resulallah” düzenidir. Yaşanacakları öngördüğü halde inşaatın kumu ve demirinden çalanlar ile çalanlara yol verenler, insan hayatından çalmaz mı sandınız?”