CAM TAVANIN YUKARISI: ÖZGÜRLÜK

Av. Seda ÇETİN

Pireler malumunuz farklı yüksekliklere atlayabilen canlılar. Bilim insanları da pirelerin bu özelliklerini görünce üstünde deney yapmadan duramamışlar. 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine birkaç pire yerleştirilmiş. Zemini metal olan fanus ısıtılmış ve ısıya dayanamayan pireler zıplayama başlamış. Ancak 30 cm kadar zıplayabildikleri için her seferinde daha yükseğe zıplamak isterken kafalarını vurarak tekrar yere inmişler. Birkaç sefer pireler üzerinde bu deney aynı şekilde denenmiş. Sonrasında cam fanusun üzerindeki cam tavan kaldırılmış ve zemin tekrar ısıtılmış. Ancak 30 cm’den yükseğe zıplayamayacağı inancı öğretilen pireler, açık tavanda istedikleri kadar zıplayabilecek olsalar da sadece 30 cm yükselebilmişler. Bu deneyin adı da bilime “cam tavan sendromu” olarak kaydedilmiş.

Cam tavan sendromu, en basit tabiriyle görünmez bir üst sınır olarak adlandırılarak potansiyelin önündekiengel şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucundaysa bu sendrom cinsiyete oranlandığında kadınlarda daha sık görülüyor. Kadınlar, iş hayatında içsel olarak ne kadar ilerlemek istese de adı konmamış şekilde üzerlerinde baskı hissediyor ve erkek egemen toplumda yükselmelerinin hakları olduğunu düşünseler de yükselemediklerinde bu durumu kabul ediyor. Dünya Ekonomi Forumu her sene Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi yayınlayarak dünya genelinde kadınların ve erkeklerin durumunu değerlendiriyor. 156 ülkenin yer aldığı 2020 yılındaki değerlendirmeye göre Türkiye, 2019 yılındaki değerlendirmeden 3 basamak daha gerileyerek 133. Sırada yer aldı. Yani anlayacağınız sondan baktığımızda ilk 23’te olarak başarımıza her geçen yıl başarı katıyoruz (!)

Cam tavanın kadınlar üzerindeki nedenleri ise üç başlık altında değerlendirilmektedir. Bunlar:

1) Erkek yöneticiler tarafından hissedilen engeller: Çoğu kadın, erkek egemenliğinden dolayı engellenme duygusu yaşamaktadır. “Üst konuma nasıl olsa beni değil de … Beyi getiriler” şeklinde düşünerek yarışa dâhil bile olmamaktadır.

2)Kadın yöneticiler tarafından hissedilen engeller:Arı kovanındaki kraliçe arının iktidarını sürdürme mücadelesi gibi iş hayatındaki kraliçe arılardan da kaynaklanan engeller yaşanmaktadır.

3) Kişinin kendi kendine koyduğu engeller:Ataerkil toplumda yaşamış olmanın vermiş olduğu erkek üstünlüğünü içselleştirme, evlilik, çocuk sahibi olma, yetersiz eğitim gibi sebeplerle kişiler kendi kendilerine engel olabilmektedir.

Türkiye’de sadece özel sektörde değil kamu kurumlarında da cam tavan sendromu kendini olabildiğince göstermektedir. Milletvekili, vali, kaymakam, HSK üyeliği, dekan, cumhurbaşkanı, bakan gibi mevkilerde de kadınların oranının geçmişten bu güne ya hiç olmadığını ya da çok az sayıda olduğunu görmekteyiz.

Varsın tepemizde görünmez cam tavanlar dolaşadursun. Bu tavanları alaşağı etmekte yine bizim elimizde. Geçtiğimiz hafta, Kastamonu’nun bir ilçesinde yer alan Kereste Fabrikası sahibi bir kadın girişimciyle tanışma fırsatım olunca gözlerim ışıldadı. Olabildiğince erkek egemen bir meslek grubunun içinde, çok uzun yıllardır bu mesleği icra eden bir hemcinsimin olması cam tavanları aşabileceğimizi bana bir kere daha gösterdi. Schwartz’ın da dediği gibi “Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar.”İçinizdeki gücü hissedin ve ne olursa olsun dayanışın. Böylelikle cam tavanlar bir anda tepemizde parçalanarak yok olacak ve bizler, hakkımız olan en yüksek yerlere tırmanabileceğiz.           

Av.SEDA ÇETİN