“Bizim kongrelerimiz göstermelik değildir”

611

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kastamonu İl kongresi’nde yaptığı konuşmada CHP kongrelerinin göstermelik kongreler olmadığını vurgularken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel başkanı Bahçeli’yi sert sözlerle eleştirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 36’ncı Kastamonu İl Kongersi’nde divan başkanlığı yapan CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, kendi kongrelerinin göstermelik olmadığına dikkat çekti.
Kastamonu’ya geldiğinde ilk olarak ‘Milli İrade’nin Tek Lideri’ yazılı bir afişle karşılaştığını anlatan Özgür Özel, “Kastamonu’ya girdiğimde gördüğün büyük bir afiş bir malumun ilanı, birilerinin nasıl bir siyaset örmeye çalıtığının ispatıydı. ‘Milli İrade’nin tek lideri’ yazan ve altında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel başkanının fotoğrafı vardı. 1930’lu 1940’lı yıllarda Almanya’ya dayatılan tek adam, tek lider vurgusu bugün karşımıza Kastamonu’da çıkıyor. Tek, tek, tek diye bastırarak Hitler’i Almanya’nın ve dünyanın başına bela ettiği mantıkla siyaset yapmak istiyorlar” diye konuştu.
“Seçimi referanduma dönüştüreceğiz”
AK Parti’nin 16 Nisan referandumunu bir genel seçime dönüştürdüğünü, 2019’da yapılacak genel seçimi referanduma dönüştürme sırasının ise CHP’de olduğunu belirten Özgür Özel, “Bugün 16 Nisan’da şaibeli, mühürsüz, yürürlükte olan ama meşru olmayan anayasa tek adamın hevesini kursağında bırakmıştır. Bir kez daha sorulacak. Nasıl 16 Nisan bir referandum olduğu halde ve biz Anayasa Mahkemesi’ni, yargı bağımsızlığını, kuvvetler ayrılığını konuşalım derken birileri ‘Ey Kılıçdaroğlu’ deyip bu referandumu genel seçime dönüştürerek kazanmaya çalıştıysa, bizim de önümüzdeki seçimi referanduma dönüştürmek hepimizin boynunun borcudur” dedi.
2019’da AK Parti ve MHP’nin ittifak yapma durumuna da değinen Özgür Özel, “Kendilerini Kaf Dağı’nda görenler karşılarında güçlü bir iradeyle karşılaştılar ve bugün Türkiye’de ittifak konuşuyorlar. Aslında iki korkak, kendi yarattıkları karanlıkta Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan birbirlerine sarılmış titreyen dizlerine engel olmak için yüksek sesle ittifak şarkıları söylüyorlar. Oysa biz hiç bir kanun değişikliğine ihtiyaç duymadan, hiç bir partiyle resmi bir anlaşma yapmadan gerçek anlamdaki bir birlikteliği hem geçmişte sağladık, hem de gelecekte sağlama konusunda kararlıyız” ifadelerini kullandı.

“Bahçeli S ittifakı kursun”
Özgür Özel, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Bizim gücümüz karşısında birileri, eskinin koyu baraj savunucuları şimdi baraj düşürülsün diyorlar. Ama AKP’nin önündeki anketlerde baraj düşerse ben başka partiye yönelirim diyen her 4 AKP seçmeninden biri birilerinin dizlerini titretiyor. Seçmen eşikte, kapıdan nereye gitsem diye bakıyor. O yüzden barajı düşüremezler. Miletvekili sayısı 80’den 40 düşen Devlet Bahçeli ise A ile B’yi topluyor, orayada basacaksın, burayada basacaksın dolayısyla bir şekilde banada basmış olacaksın diyor. Bunun adıda C ittifakı yani Cumhur İttifakı olacak diyor. Kusura bakmasında o ittifak Cumhuriyete sahip çıkmakla ilgiliyse çok geç kaldılar. Biz o cumhuriyet ittifakını 16 Nisan’da kurduk bundan sonrada bozmaya niyetimiz yok. Devlet Bahçeli ne yapsın? Alfabede harf mi yok. Sarayın yancısısın, S İttifakı kur, o size yeter.”
“Ülkeyi ilkokul mantığıyla yönetiyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi ilkokul manğıyla yönettiğini iddia eden Özgür Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“16 Nisan’daki ruhu yakalamak lazım. Karşımızda ilkokul matematiğiyle OBEB yöntemi ile ülkeyi yöneten biri var. OBEB, ortak bölenlerin en büyüğü demek. Sağcı olur, solcu olur, alevi olur, sünni olur bir farklılık buluyor önce. En son nikahını belediye personeline kıydıranla imama kıydıranlar oldu. Bu şekilde insanları kutuplaştırıyor, kendinden olmayan kutbu şeytanlaştırıyor ve onun üzerinden siyaset yaparak arkasında kendi kitlesini toplulaştırıyor. Bugüne kadar başarılı olduğu bir yöntem ama ilkokulda bir de OKEK var. OKEK’de ortak katların en küçüğü demek. Birileri ortak bölenlerin en büyüğü ise bununla mücadele etmenin yöntemi, ortak katların en küçüğünde bir araya gelmek. Biz referandumda trafoya kedi girecek diye korkuyorduk ama trafoya kaplan soktular. Her şeye rağmen bir arada durmayı başardık. OKEK’in en küçüğü olan adalet için adalet yürüyüşü yaptık.
“Bu ülkenin geleceğine inanmamız gerekiyor”
Siyasete en büyük hastalık umutsuzluktur. Bu tek adam rejimine geçit vermeyeceğinizi, o yetkileri ona kullandırtmayacağınızı, seçimi kazandığımızda yeniden güçlü bir parlamento, yeniden sivil bir anayasa yapacağına inanmıyorsan aynı odada uyandığın eşini inandıramazsın. Kahvaltıda oğlunu, gazete alırken bayiyi, iş yerinde arkadaşını ya da çırağını inandıramazsın. Bu yüzden hepimizin birlikte bu ülkenin geleceğine inanmamız gerekiyor. CHP’liler günlük hayatlarında belki mütevazı yaşıyorlar ama karşılarında siyasi hayatımızın en kibirli ekibi varken çokta mütevazı olmaya gerek yok. Karşımızda 46 televizyonu, 23 gazetesi, attığı yalanı gerçek gibi anlatan önce kendi inanan sonra da herkesin inandığını bir kitlesi olan, konjektürün getirdiği bu partinin küstahlığıyla sizin moralinizi bozmasına, kimyanızı bozmasına izin vermeyin. Partimize inanıyoruz, kendimize güveniyoruz. Onlar gibi değiliz. Recep Tayyip Erdoğan bugün Kastamonu’da iki kere iki beş eder derse Kastamonu il başkanı ‘Reis tarihi hatayı düzeltti’ der. Bunların sözüne karşı tek ayakta durabilen, zaptedemedikleri kale CHP’dir”
“CHP’den terörist çıkmaz”
“CHP’den terörist çıkmaz” diyen Özgür Özel, özellikle 15 Temmuz’da partilerine yöneltilen eleştirilen için ise şunları söyledi:
“‘Bunlar terör örgütleri ile beraber’ diyorlar. Terör örgütleriyle beraber demesi, ‘Ben CHP’ye söyleyecek söz bulamadım’ demektir. Onlara ‘Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinden terörist çıkmaz’ deyin. Onlara ‘Sevr’i yırtıp Lozan’ı yapan İsmet Paşa’nın partisinden terörist çıkmaz’ deyin. Onlara ‘Kıbrıs’a Türk bayrağını diken Ecevit’in partisinden terörist çıkmaz’ deyin. 15 Temmuz Gecesi neden tankın üstünde değildiniz diyenlere deyin ki sizinkilerin hepsi tankın üstündeydi bizimkilere yer kalmamış deyin. İstanbul’u arar ve havalimanı temizlendiyse yola çıkacağım der ve bekler. İstanbul Atatürk Havalimanı temizlenince oraya iner 4 saat hangarda saklanır. Başbakanım ve ben meydanlarda olacağız der ama 4 gün meydanlara çıkmaz. Başbakan Tuzla’da evindeyken Ankara’ya doğru bilinmez bir yola çıkar. Ilgaz Tüneli’nin içine girer orada durur ve sonrada tankın üstünde neden yoktunuz der. O gece Meclis’e gittik. 93 yılık partiyiz dedik. Yeneriz, yeniliriz ama darbecilere teslim olmayız dedik. Gelecek seçimlerde iktidar olana kadar muhalefetteyiz darbenin de karşısındayız dedik. Bizim partimizden bir darbeci çıkmadı. Ama senin AKP dediğin parti karnı yarık gibi içi açıldı. İçinden 100 bin FETÖ’cü çıktı, çıkmaya da devam ediyor.”

PAYLAŞ
Kastamonu Gazetesi yazı işleri müdürü kontrolünde, haber servisi tarafından haber girişi yapılmaktadır.