Bizimki kültürel doku değil mi?

mafacanOrta şehirde Karaçomak deresinin birbirinden ayırdığı iki yakanın kültürel ve mimari koruma süreçleri eşliğinde bir araya gelmesi halinde ilimizin dünya ölçeğinde bir albeniye kavuşacağı kesin mi kesin…

Vilayetimiz mevcut bütçelerle tek başına bu işin altından kalkabilir mi kalkamaz, en az 3 bakanlığın desteğine ihtiyaç var.

 

Mülki ve yerel yönetimi temsilen Valilik ve Belediye’nin şehrimizin tarihi yerleşim alanlarını kültürel dokusuna yeni baştan döndürmek için sarf ettikleri çaba her türlü takdire değer…

Şeyh Şaban’ı Veli Caddesi’nde Valilik tarafından sürdürülmekte olan sokak sağlıklaştırma projesinin devamı niteliğinde Kefeli’ye kadar olan kısmın sokak sağlıklaştırma projesi için de Belediye’nin ter dökmesi, iki kurumun birbirini tamamlaması açısında önemli bir örnek.

 

Aynı bölgedeki Musa Fakıh ve Alparslan camilerinde süren restorasyon çalışması da…

Valilik ve Belediye’yi tamamlayan bir diğer kurum olan Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün çorbaya kattığı lezzet şüphesiz.

 

Şeyh Şaban’ı Veli caddesinde cephe giydirmenin yanı sıra kültürel dokuya uygun kaldırım taşı ve tretuvar işleri de sürüyor…

Şu haliyle ortaya çıkan görüntü bile, proje tamamlandığında sokağın parlayacak yüzünü tasavvur etmek için yetip de artıyor.

 

Günümüzde şehrimizin “Orta şehir” olarak ifade edebileceğimiz “tarihi” kısmı, kültürel doku açısından o kadar ama o kadar zengin ki…

Kabaca; Kale eteği, Şeyh Şaban’ı Veli caddesi, bir ucu Evkaya mezarına çıkan diğer ucu Kefeli’ye uzanan güzergah, Bakırcılar Çarşısı, Honsalar, Kızılbayır, İsmailbey Mahallesi, Nasrullah meydanından oluşan bölgenin “Kale-mahalle-çarşı” ekseninde “bütüncül” tek projede ele alınması bile hazineyi tam anlamıyla ortaya çıkarmak için yeterli değil.

 

İlla ve illa…

Sivil konutlar yanı sıra asıl olarak kamu binalarının yer tuttuğu karşı kıyı ile “bütüncül” bir ele alışla birleştirilmesi lazım.

 

Bir uçtan girip diğer uçtan çıkmak ve komple bir tarihi alan ortaya koymanın hayalden öte gitmesi için 3 bakanlığın desteği şart…

“Kalkınma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı.”

 

Diğer vilayetlere bakıldığında hem dev bütçeli bu tür projelerin yürümesi hem de söz konusu bakanlıklar arasında işbirliği ülkemiz adına yeni bir uygulama değil…

Üç bakanı bir arada ağırlayabilsek şehrimizde ne güzel olur?

 

Antik dokunun bizimki kadar bir arada soluk aldığı başka bir vilayet kolayına bulunur mu bilmem?…

Bizimki kültürel doku değil mi yoksa?

 

Not: Kültür ve Turizm Bakanlığı “kültürel mirasın” korunması için kamu ve sivil kurumlara mali destek veriyor…

“Bakanlığımızca belirlenen kültür politikaları çerçevesinde, kültürümüzün sahiplenilmesi; değişimi kucaklayan sağlıklı, ilkeli, gelişime odaklı kültür programlarıyla kaybolmaya yüz tutmuş kültürel miras niteliğindeki değerlerimizin özgünlüğünün korunması, yaşatılması, geliştirilmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması amacına yönelik projelere mali destekte bulunulmaktadır.”

 

Belediyelerin, İl Özel İdareleri’nin ve sivil toplum örgütlerinin söz konusu destekten yararlanması olağan olmasına olağan da, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri de destek kapsamı içindeler…

Faaliyet raporlarına bakmak lazım ilimizdeki birliklerin, bu fonlardan ne oranda yararlandıklarını görmek için.

 

mustafa-afacan-bant