Boylarından büyük karne

Eğitim öğretimde karne elbet tüm sınıflarda pek unutulmazdır unutulmaz olmasına da, “mini mini birler” için çok daha kıymetli muhakkak, hele hele ilk dönem karnesi…

Okur-yazar olduklarının resmi çünkü.

 

Karneler de karne haa…

O evvel vaktin el kadar karneleri nerde, az daha kağıda kıymış olsalar çocukların boyunu aşacak ebattaki şimdinin karneleri nerde. Pek allı pullu maşallah, insanın yeniden okula başlayacağı tutuyor.

 

Veliler ise apayrı bir yazı konusu…

Karne töreninin yapıldığı sınıfta önce öğrencileri ardından da velileri saydım, veli sayısı katbekat fazla çıktı. Nasıl çıkmasın, karne heyecanı ile ana babaların sabahı zor ettikleri gözlerinden zaten belli de, yetmemiş dedeler nineler, hatta konukomşu da gelmiş.

 

Memleketi eğitim-öğretimin kurtaracağının herkes farkında çünkü…

Okul varsa yüzü gülen toplum, cehalet varsa gözyaşı var.

 

Evvel zaman fotoğraf makinesi nerde, öğretmenin elinden alınan karnenin görüntüsü kalırsa hatıralarda kalırdı ancak…

Bugünse ülkemiz ne refaha ermiş ne refaha, fotoğraf makinesi bile antika kaldı, akıllı telefon mu istersin tablet mi, envaisi havada uçuşuyor maşallah, ister fotoğraf çek ister video.

 

Okullarda bayram vardı dün…

Hanelerde neşe.

 

Rahat uyu kabrinde Atatürk, var olsun yeni nesli emanet ettiğin öğretmenler, en fazla 40 okul gününde, cümle sınıfta okuma-yazma tastamam…

Dakikada 60 kelimeyi sular seller gibi okumak ne demek sorarım?

 

Okur-yazar olmak çocuğun anasından yeniden doğduğu gün adeta…

40 gün sonunda heceden kelimeye, cümleden kitap sonuna vardığında, bir uçtan diğer uca yekun dünyayı keşfetmeye başlıyor çünkü.

 

Hele bi de “Merak” duygusuna ömrü boyunca sıkı sıkıya sarıldı mı?…

Görün bakın dünyayı nasıl cennete çeviriyor hem kendisine hem çevresine.

 

  • ••

 

Not: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ildeki yaşamın tüm boyutlarını gözler önüne seren “İllerde Yaşam Endeksi” çalışmasını yayımladı…

Hiç akıl alacak iş değil ama, çalışmanın konularından biri olan “Yaşam memnuniyeti” sorulduğunda Kastamonu vilayeti olarak öyle bir dert yanmışız ki, Şırnak ve Hakkari’nin fersah fersah gerisinde kalmışız iyi mi?

 

“Yaşam memnuniyeti” kavramını TUİK, “İnsanların yaşamlarının farklı zamanlarında ve alanlarında ortaya çıkan ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasından doğan tatmin düzeyi” olarak tanımlıyor…

Terör yüzünden il merkezleri değiştirilecek olan Şırnak 10, Hakkari 12’nci sıradayken, 81 vilayet arasında 43’üncü sıradayız hayatımızdan memnun olmakta.

 

Aynı araştırmaya göre, ülkemizde yaşamından en çok memnun olan insanlara komşumuz Sinop’un ev sahipliği yaptığını düşünürsek durum biraz daha çetrefil bir hal kazanıyor açıkçası…

Kapı bir komşumuz olan Sinop’tan ilimize adım atıldığında bir anda memnuniyet bozucu ne zuhur ediyor doğrusu çok merak ediyorum?

 

Kastamonu’dan çıkıyorsun yine ortalık güllük gülistanlık, diğer komşumuz Çankırı yaşam memnuniyetinde 6’ncı sırada çünkü…

Bu nasıl iş?