“Bu şehrin hakkıydı”

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Kastamonu’nun 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti olduğunu dünyaya ilan edeceği bugünkü lansman öncesi İlim Yayma Cemiyeti Marifet Okulu’nun açılışında yaptığı konuşmada, bu unvanın  “büyük canlı kültürün taşıyıcısı” olarak tanımladığı Kastamonu’nun hakkı olduğunu vurguladı ve “İnşallah 2018 yılında bütün dünyaya Kastamonu’yu tanıtmış olacağız” dedi.

“Zeytin Dalı Harekatı”na da değinen Kurtulmuş, ‘Hani nasıl bir asır önce dedelerimiz, ninelerimiz atalarımız şu İstiklal Yolu’ndan Kastamonu’yu kullanarak Anadolu’nun yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak silah sevkiyatını sağladılarsa, nasıl cesur ninelerimiz dedelerimiz bir Kurtuluş Mücadelesi verdiyse, hiç abartmıyorum dünyanın bütün emperyalistlerine karşı bir büyük Kurtuluş Mücadelesi veriyoruz. Bu mücadelede milli birliğimiz en büyük kazanımımız ve zenginliğimizdir” diye konuştu.

 

Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş 2 günlük Kastamonu programı için dün ilimize geldi.

Kurtulmuş Kastamonu ilk ziyaretinde yeni hizmete giren 67 yaşında olan Kastamonu İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şubesi Marifet Okulu’nun açılışını yaparak gerçekleştirdi.

Açılışka sırasıyla İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şubesi Başkanı Fatih Köse, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Vali Yaşar Karadeniz ver son olarak da Numan Kurtulmuş konuşma yaptı.

Numan Kurtulmuş açılışın ardından sırasıyla Valiliği, AK Parti İl Başkanlığını ve Belediye’yi ziyaret etti.

Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmu, açılış töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Çok güzel bir şehirde, tarihi önemi yüksek olan bir şehirde, manevi kudreti çok sağlam olan bir şehirde bir araya geldik. Çok güzel bir cemiyetinin açılması vesilesi ile bir araya geldik. 67 yılını doldurmuş olan cemiyetin Kastamonu’da da 44’üncü yılı, bu cemiyetin bu güne gelmesinde vesilesi olan herkese teşekkür ediyorum. İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye’nin arkasında hiçbir şey olmayan, tam anlamıyla sivil olan en önemli toplumsal hareketlerden birisidir. Bir avuç insan tüm Türkiye’nin hatta bütün İslam coğrafyasının yüklerini omuzlarına alarak, Türkiye’nin gelişmesi için Türkiye’nin manevi değerleri ile buluşması için cehdü gayret içersinde bulundular, bugün bu noktaya gelmesinde büyük katkıları oldu.

İlim Yayma Cemiyeti, tabiri caizse hayır kuruluşlarının anası, fabrika yapan fabrika gibi bütün var olan sivil toplum kuruluşlarının kaynağı olan ve ülkemizin göz bebeği olan bir kuruluştur.

Kastamonu, Türkiye’nin İslam Türk kültürünü en iyi şekilde yaşatan şehirlerin başında geliyor. Anadolu’nun irfan medeniyetin bütün güzelliklerini bugün de yaşıyor. Hem tarihi güzellikleri hem de sahip olduğu maneviyat derinliği açısından çok önemli bir şehrimizdir. Bu büyük canlı kültürün taşıyıcısı olan şehrin, 2018 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi hakkıydı. İnşallah 2018 yılında bütün dünyaya Kastamonu’yu tanıtmış olacağız. Yıl içinde ki etkinliklerde Kastamonu’yu ziyaret edeceğiz İnşallah Kastamonulular olarak sizler de bu konuyu sahiplenirsiniz ve çok güzel bir yılı geride bırakırız. İnşallah 2018 yılında da defteri kapatmayız. Ondan sonrada bu programın vereceği birikim ile şehrimizi, kültürümüzü, eserlerimizi ve medeniyetimizi tanıtma imkanımız olur.

RESTORASYON ÇAĞRISI

“Ben de not düşmek ve davette bulunmak istiyorum. Maddi durumu iyi olan kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Son yıllarda birçok tarihi bina restore edildi ama 2 bin 30 civarında tescilli binanın olduğu bir şehirdeyiz. Maddi durumu iyi olan kardeşlerimizden istirahamımız bu tarihi binaları alıp restore etsinler kullansınlar ve Kastamonu’nun değerini arttırmaya destek versinler.”

Bütün bu faaliyetlerin amacının kendi köklerine bağlı gençlik yetiştirmek olduğunu belirten Kurtulmuş, genç nesillerin sağlam bir şekilde yetiştirilmesi ve Türkiye’nin daha güçlü yoluna devam etmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Türkiye’nin önünün kesilmek istendiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Birileri, ‘güçlü bir Türkiye olmasın’ diye elinden geleni yapmaya devam ediyor. Terörü nasıl başımıza bela ettilerse Osmanlı coğrafyasından nasıl onlarca devlet çıkardılarsa, Suriye, Irak başta olmak üzere bütün coğrafyayı paramparça ettilerse, Yemen’den Libya’ya kadar bu coğrafyayı neredeyse yönetilemez hale getirdilerse bugün de Türkiye’nin başına terörü bela etmelerinin arkasındaki ana niyet o. Bu coğrafyanın en büyük unsuru olan İslam ümmetinin umudu olan, bütün Müslümanların, mazlumların gözüne baktığı Türkiye’nin güçlü olmasını istemiyorlar. Onun için DEAŞ’ı, PKK’yı, FETÖ’yü başımıza bela ediyorlar. Bunları bir paçavra gibi kenara attıktan sonra başka unsurları da başımıza bela etmeye devam edecekler.”

“Bunlara bu silahları gözümüzün içine baka baka verdiler”

Kurtulmuş, güçlü bir ülke için birlik beraberliğin önemli olduğunun altını çizdi.

Türkiye’nin güçlü, şuurlu, birlik ve dirlik içinde olması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

“Şimdi sadece şu soruyu soruyorum, bundan 5 sene evvel DEAŞ var mıydı? Nasıl oldu da bu adamlar dünyanın birçok yerinden toplanıp, getirilip bu coğrafyaya konuldular ? Bundan 5-10 sene evvel PYD diye bir şey var mıydı? Nasıl oldu da bu adamlar silahlandırıldı? Niçin bu bölgede her birisi ölüm ve zulüm orduları haline getirildi, kim getirdi? Bunlar gidip çarşıdan pazardan bu silahları almadılar. Ne yazık ki müttefik olduğumuzu düşündüğümüz bazı ülkeler bunlara bu silahları gözümüzün içine baka baka verdiler.”

Kurtulmuş, bölgede istikrar istenmediğini anlatarak, şunları dile getirdi:

“Amaç istikrarsızlık oluşturmak. Amaç Kürtleri, Acemleri birbirine vurdurmak. Amaç Şiileri, Sünnileri birbirine ilelebet düşman yapmak. Bu oyunları bozacak tek ülke var. Devletiyle, milletiyle el ele güçlü bir Türkiye. Türkiye’nin güçlenmesinin ne manaya geldiğini biliyorlar. Onun için PKK’ya silah veriyorlar. Onun için DEAŞ’ı sıvazlıyorlar. Onun için FETÖ darbe yapsın diye destek veriyorlar.”

Türkiye’nin güçlenmesiyle hem halkın müreffeh bir seviyeye geleceğini hem de sanayinin ilerleyeceğini belirten Kurtulmuş, Arakan’dan Sudan’a kadar bölge halklarına sahip çıkılacağına işaret etti.

 

Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin ayağına kimsenin çelme takamayacağını vurgulayarak, Türk Silahlı Kuvvetlerince Suriye’nin Afrin bölgesinde terör örgütlerine yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’na değindi.

 

“Terör örgütlerinin üzerinden başlayan saldırıyı cevapsız bırakmayacağız. Bugün dördüncü güne giren Zeytin Dalı operasyonunda aynı Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi şeytan yuvalanmalarının sonunu getireceğiz.” ifadesine yer veren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Orada da barışı sağlayacağız. Orada da yerel halkın kendi şehir ve köylerinde yaşamasını sağlayacağız. Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok ama bizim mahallemizi birilerinin yangın yerine çevirmesine müsaade edecek gözümüz yok. Biz, bu coğrafya barış ve esenlik yurdu olsun istiyoruz ve inşallah bunu da temin edeceğiz. Allah yardımcımız olsun. Şu ana kadar 2 şehidimiz var, inşallah bundan sonra hiç şehit vermeyiz.”

Emperyalistlere karşı bir mücadele verildiğini söyleyen Kurtulmuş, “Dedelerimiz, atalarımız, ninelerimiz İstiklal Yolu üzerinden silah sevkiyatı yaparak Anadolu’nun yeniden ayağa kalkmasını nasıl sağladıysa, hiç abartmadan söylüyorum dünyanın bütün emperyalistlerine karşı bir büyük kurtuluş mücadelesi veriyoruz. Bu mücadelede milli birliğimiz en büyük kazancımızdır. Bu mücadelede ağzı dualı insanların duaları bizim en büyük desteğimiz, milli varlığımız, manevi değerimiz bizi bir araya getiren unsurlardır.” sözlerine yer verdi.

Açılışa Kastamonu Valisi Yaşar Karadeniz, AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Hakkı Köylü, Murat Demir ve Metin Çelik, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

CENGİZ MUHZİROĞLU ve AA