Bülbül, Yücel, Özel’in kulakları çınlasın

Kastamonu Çekme Helvası şehrimizin ilk “coğrafi işaret tescilli” ürünü oldu, ilimizin kadim geleneği bu sayede koruma altına alındı, darısı diğer yöresel lezzetlerimize, kültür kaybolursa insan zihni kaybolur, “çekme helva” deyip geçmeyin, toplumsal hafıza ve süreklilik namına ekmek ve su kadar hayati…

Geleneği geleceğe taşıyan akıncılara selam ola.

Çekme helva ezelden beri yapılan bir ürün…

“Un, şeker, yağ” bir araya geldi mi dünyanın her tarafında benzer ürünler ortaya çıkar çıkmasına da, ayrılan tarafı “kültür”.

Yapımı, şekli, sofradaki yeri, zamanı, mekanı…

Kültür şekillendiriyor gıdayı çünkü.

Şeker icat olmadan önceki yapım tekniğine de kafa yormak lazım aslında…

Pekmezle imal ediliyordu belki de.

Çekme helvanın evsel yahut dükkan üretiminden çıkıp, küçük ölçekli endüstriyel üretim haline gelmesi….

Sürekliliği namına en önemli adım bir anlamda.

Çekme helvanın endüstriyelleşmesinde öne çıkan müteşebbis illa ki Hayri Bülbül…

Endüstriyel üretimde de ilk adım ondan geldi fuar fuar tanıtımında da.

Miras bırakıyor…

Ömrü daim olsun.

Hayri Bülbül’ün çekme helvayı düzgün bir ambalajlamayla satma fikrini, “Bu işi perakendecilik dışına çıkarıpürününü Kastamonu dışına da pazarlayıp satacaksansana kutusundan büyük marketlerin pazarlama müdürleriyle görüşme konusuna varana dek her konuda yardımcı olurum; yoksa yok” diyerek geliştiren isim ise, aynı zamanda usta bir gazeteci olan ve aynı sayfaları paylaşmaktan onur duyduğum Mehmet Yücel…

Yücel’in çekme helvayıdoğru ambalajlama ve Kastamonu dışına da pazarlanan endüstriyel ürün durumuna getirme fikri olmasaydı, bugün ilimizde böylesi bir sektör olur muydu?

Hayri Bülbül’ün o efsane kutu tasarımına kim imza attı dersiniz?..

Başı sıkışan her girişimciye “sosyal” destek sağlayan Cemil Özel.

Üçünün de kulakları çınlasın…

Sayelerinde bir sektör doğdu.

Çekme helvanın aldığı coğrafi işarette…

Bu 3 ismin izi var.

  • ••

Not:

Ilgaz’da kar…

Antalya’da sere serpe güneş.

Kastamonu’da kazak…

Antalya’da bot.

Kastamonulunun derdi yakacak…

Antalyalının güneş kremi.

Sanki ayrı ülkelerin vilayetleri…

Hangisin haline acımalı bilemedim.

  • ••

Not 2:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni biz böyle kurduk”…

Bu fotoğrafın anlattığı bana göre.

Eğitimle…

Öğretimle.

Kimseyi ayırmadan…

Eşit fırsat vererek.

1939…

Kastamonu Rumsındığı İlkmektebi.

Bugünü sorarsanız…

Atabey İlkokulu.

Başöğretmen Hasan Erdem…

Asalete bakar mısınız?

Öğretmen Zehra Ünal…

Zerafete bakar mısınız.

Ve öğrenciler…

Hepsi birer güneş.