Çelik ve Baltacı kongrede kapıştı

SMMMO’nun kongresine iki milletvekilinin konuşmaları damga vurdu. AK Parti Milletvekili Metin Çelik’in yenilenmesine karar verilen İstanbul seçimi konusunda partisine yönelik sözlerine tepki gösteren CHP Milletvekili Hasan Baltacı ikinci kez kürsüye çıkarak Çelik’i cevapladı. Çelik de kendisine karşılık verdi.

 

Kastamonu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (SMMMO) 23.Olağan Kongresi hafta sonunda yapıldı..Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’ndaki kongrede, önceki gün protokol konuşmalar yapılıp gündem maddeleri görüşüldü, dün ise seçim gerçekleştirildi.

Kongrenin ilk gününe Vali Yaşar Karadeniz, Ak Parti Milletvekili Metin Çelik, CHP Milletvekili Hasan Baltacı, Defterdar İhsan Mintaş, Ak Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, KATSO Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, MÜSİAD Şube Başkanı Mustafa Şensoy, Kastamonu Vergi Dairesi Müdürü Murat Saydam ve meslek mensupları katıldı.

Kongreye milletvekilleri Metin Çelik ve Hasan Baltacı’nın tartışması damga vurdu. İkili ardı ardına kürsüye çıkarak sert bir tartışmanın içine girdi.

SMMMO Başkanı Yaşar Özdemir konuşmasında mesleki sorunlara dikkat çekti. Üç yılda bir yenilenen seçimli olarak genel kurul gündemi hakkında bilgi veren Özdemir, oda faaliyetleri, seminerler ve son üç yıl içinde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Genel Kurulların birlik ve beraberlik zamanları olduğunun altını çizen Özdemir, ayrışmanın, ötekileştirmenin ve küskünlüklerin yerinin olmadığını ifade etti. Oda ile paydaş kurumlar arasında üç yıllık süreçte alınan yollar ve istişareler hakkında da konuşan Özdemir, yeni yapımı planlanan oda hizmet binası hakkında da sunum yaptı. Meslek sorunları hakkında istişarelerde bulunan Özdemir, tek liste ile gireceği seçimler için destek istedi, bağımsız aday olarak seçime katılan Ayhan Köse’ye ise başarı diledi.

Vali Yaşar Karadeniz ise şu cümleleri kullandı:

“Yaptığınız iş bizim için çok kıymetli. Yaptığınız iş ülkemiz ekonomisi açısından da oldukça çok önemli, çünkü vergi ne kadar çok toplanırsa ülkemizin gelişimi de o kadar hızlı olacaktır ve ilerlememizde o kadar hızlı olacaktır. Sonuçta hep beraber güçlü olacağız demektir. Bu sürece aracılık eden meslek grubu olarak sizleri ayakta tutmak, güçlü tutmak da hepimizin boynunun borcu olmalıdır diye düşünüyorum. Yarın oluşturacağınız yönetim kuruluda ilimiz ekonomisine inanıyorum ki önemli bir şekilde güç verecektir. Ben tekrar genel kurulunuzun hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”

MİLLETVEKİLLERİNİN ATIŞMASI

AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, İstanbul seçimleri üzerinden birbirlerine yüklendi.

CHP Milletvekili Hasan Baltacı, konuşmasında mesleki sorunlara ve İstanbul seçimine değindi, YSK’yı eleştirdi. AK Parti Milletvekili Metin Çelik ise konuşmasında CHP’yi HDP ile ‘çak yapmak’ üzerinden eleştirdi ve “Birşeyleri değerlendirirken yaşadığımız tarihi de hatırlamamız gerekiyor” dedi. Bunun üzerine söz alan Hasan Baltacı ise “Siz Dolmabahçe’de kol kola oturdunuz, protokol imzaladınız. Bu genel kuruldaki protokolün eşitsizliğinden faydalanmak bir hukukçuya yakışmaz” dedi.

Metin Çelik ve Hasan Baltacı’nın konuşmaları şöyle:

HASAN BALTACI:

“Şirketlerin ardı ardında kapandığı, esnafların kepenk indirdiği bir ortamdayız. Bu ortamda sizlerin muhasebe kayıtlarını tuttuğunuz mükelleflerle olan ilişkilerinizin daha sağlıklı olabileceğini düşünmüyorum. En azından şöyle bir şey var, Sayın Defterdarım biliyor. Bir mükellefiniz var, bu mükellefiniz olduğu sürece tahsilat yapsanız da yapmasanız da onun vergisini ödemek zorundasınız. Bu sistemin derhal değişmesi gerekmektedir. Ya da bir defter kayıt sisteminiz var. Daha test aşamalarını geçmeden, alt yapısı oluşturulmadan bütün muhasebecilere zorunlu hale getirildi fakat bir türlü çalışmıyor. Bunun yanı sıra ülkemizin içinde bulunduğu sorunlara bir de ne ekledik, seçimleri ekledik. Şöyle geriye doğru baktığım da, bu ülkede ekonomik anlamda kırılma yaşadığımız zamanlar 7 Haziran, 1 Kasım, 16 Nisan referandumu, 24 Haziran seçimi, 31 Mart seçimi… Siz şimdi muhasebeciler olarak sandığa gideceksiniz, istediğiniz bir adayı seçeceksiniz ve bir sonuç ortaya çıkacak. Ama Türkiye’de bu böyle olmuyor. Kabine giriyorsunuz, tercihinizi yapıyorsunuz, tercihi siz yapıyorsunuz, kazananı YSK belirliyor. Böylesi bir ortamda, Türkiye’nin hukuka, adalete, demokrasiye bu kadar çok ihtiyacı olduğu bir ortamda İstanbul seçimlerini yenilemek ekonomimizi daha da kötüleştirecektir. Onun için ben sizlere sabır diliyorum. Çünkü bu sorunlarla en fazla siz karşı karşıyasınız. Şirketlerin gelirleri, ciroları ve karlılık oranları düştükçe bu başta sizleri olmak üzere hepimizi etkileyecektir. Bu anlamda hepimize düşen bir de görev var. Bütün meslek odalarımıza kürsüden şunu söylüyorum. Meslek odaları, sadece kendi meslektaşlarının çıkarlarını savunan örgütler değildir. Aynı zaman da siyasete ve ülkenin demokrasisine katkı sunmak zorundadır. Ben herşey çok güzel olacak diyorum. Kolay olmayacak ancak herşey çok güzel olacak. Birlikte olursak çok daha güzel olacak.”

METİN ÇELİK:

“Türkiye’nin son 17 yıl da ortaya koyduğu mücadeleyi, son 17 yıldır yaşadığı gelişmeleri hepimiz gördük. 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın iktidara Ak Parti Genel Başkanı olarak gelişi, sonrasında o günkü şartlardan, o günkü ekonomik koşullardan hızlı bir şekilde ülkemizi büyüterek çıkması, sonrasında her alanda, sağlık, ekonomi, ulaşım, sosyal Devlet anlayışı her alanda çok büyük gelişmelere sahne oldu Türkiye… Türkiye’nin ekonomi de 16 yılda 4 kat büyüdüğünü gördük. Nereye bakarsak bakalım bu büyümeyi hep birlikte yaşadık ve gördük. Türkiye büyürken, gelişirken her seferinde Türkiye’nin önüne değişik engeller kondu. 367 garabetinden tutunuz, tek başına iktidara gelmiş bir partinin kapatılmaktan 1 oyla kurtulduğunu gördük. Sonrasında büyümeye devam eden bir Türkiye var. 2009’a geldiğimiz de Dünya’da yaşanan ekonomik krizden büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin çok az etkilendiğini gördük. Ama Dünya’da çok farklı bir şekilde ekonomiler battı. Peki sonrasında, Türkiye yine büyümeye devam etti. 2013 yılına geldiğimiz de 24 Milyar Dolar olan Türkiye’nin IMF borcunun son taksidini ödedik. 15 gün sonra Gezi olayları patladı. Sonrasında 17-25 Aralık darbe teşebbüsü. Sonrasında 7 Haziran seçimlerine geldiğimiz de, ben bu konulara ayrıntılı girmek istemezdim fakat maalesef girmek zorundayım. Sayın Vekilimiz 7 Haziran dedi, 7 Haziran’daki seçim atmosferini ben yakından yaşadım ve bu tarihte ilk defa Milletvekili oldum. Sonun da neyi gördük, sonunda maalesef terör örgütünü açıkça destekleyen partinin genel başkanı ile CHP meclis başkan vekili olan kişinin nasıl salladık diye çak yaptıklarını gördük. Birşeyleri değerlendirirken yaşadığımız tarihi de hatırlamamız gerekiyor. Bütün bunlar durup dururken mi oldu? Hayır… Büyüyen ve gelişen bir Türkiye var, bunun önüne durmak isteyen dış güçler var, düşmanlarımız var. Bunu görmek istemeyen de bir muhalefetimiz var. Dolayısıyla biz güçlü durmak zorundayız. Olan biteni en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Siyasette başarı için her şeyi mübah göremeyiz. Biz ülkemizin geleceği için hep birlikte olmak zorundayız. Ülkemize düşman olanlarla kol kola olamayız. Sorunlarımız olabilir, Dünya’da kriz var. Türkiye’de de dış etkilere dayalı bir ekonomik dalgalanma meydana geldi. Üç günde Türkiye ekonomisini batırmaya çalıştılar. Ellerindeki tüm imkanları kullandılar, ama buna bizim Merkez Bankası ellerindeki araçları en güzel şekilde kullanmak suretiyle gereken cevabı verdik, vermeye devam ediyoruz. Ondan sonra bir yerel seçim yaşadık. Sayın Milletvekili diyor ki, -siz oyunuzu kullanırsınız, YSK iptal eder.- Türkiye bir hukuk devletidir. YSK’nın iptal gerekçelerine bir bakmak lazım. Bunları söyleyince cevap da vermek gerekiyor haliyle. YSK’nın iptal gerekçesi şudur. İki tane olumsuzluğu bir arada gördüğü sandıkları YSK yok saydı. Bunlar nedir? İstanbul’da 31 bin tane sandık var. 6 bin tanesine yasal olarak kamu görevlisi başkan atanması gerekirken atanmamış. Farklı yerlerden, özel kuruluşlardan başka ilçelerden isimler atanmış. Yine 11 bin sandıkta memur olması gereken sandık görevlisi kanuna aykırı bir şekilde atanmış. YSK bunları Ak Parti’nin itirazları doğrultusunda değerlendirdi ve inceledi, doğruluğu da ortaya çıktı. Tüm bu hukuksuzluklara ilaveten bir şey daha tespit edildi. 39 ilçe de 123 sandıktan oy sayım döküm cetvellerinin bazılarının hiç olmadığını, bazılarında da hiç imza olmadığını tespit etti. Bu sandıklardaki hukuksuzluklar tespit edildiğinde 42 bin oyun seçimin sonucuna tesir ettiğinden büyükşehir belediye başkanlığı yönünden iptal etti ve yenilenmesine karar verdi. Peki neden 39 ilçeyi iptal etmedi? Bunu da CHP kullanmaya çalışıyor. Bir mağduriyet algısı oluşturmaya çalışıyor. YSK hukuka uygun bir karar verdi. YSK’nın benzer başka kararları da var. Bunu tutup da -efendim YSK ekonomi kötüye gidecekti diye hukuka aykırı bir karar vermesi gerekirdi-ne getirmek çok yanlış bir şey. Bugün eğer seçimlerdeki şaibe ortadan kalkmazsa bu ilelebet devam edecektir. Biz nereye gidiyoruz? Yine halka gidiyoruz, halktan korkmamak lazım. 23 Haziran’da İstanbul halkı tekrar sandık başına gidecek ve büyükşehir belediye başkanını özgür bir şekilde seçecek. Ben de seçimden sonra İstanbul’a gittim ve 5 gün kaldım. Gördüm ki ve inandım ki seçimle ilgili sıkıntılar var. İptal edilen oylar yeniden sayılıyor, 5 tane Ak Parti’ye geri dönerken, 1 tane CHP’ye geri dönüyor. Ortada şayet bir hata varsa eşit bir şekilde bu hata yapılmalı. Ama gördük ki yüzde 85 Ak Parti tarafına hata yapılmış, yüzde 15 CHP tarafına hata yapılmış, bu nasıl bir şeydir? YSK mazbatayı CHP adayından alıp Ak Parti adayına vermedi. Ne dedi? -Ortada bir hukuksuzluk var, tespit ettim ve işi tekrar seçmene götürüyorum- dedi.”

HASAN BALTACI:

“Protokol de adaletsizlik olduğu için söz aldım. Ben buraya çıkıp Türkiye’nin gerçeklerini, neden bir muhasebeci kalp krizi geçiriyor, bunu anlatmaya çalıştığım halde sayın vekilim hukukça olmasına rağmen protokoldeki adaletsizlikten sonuna kadar yararlanıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ni suçlayacak argümanları burada konuşuyor. Mesela diyor ki, -terör örgütü mensubu bir partiyle çak yaptınız- diyor. Siz Dolmabahçe’de kol kola oturdunuz, protokol imzaladınız. Bu genel kuruldaki protokolün eşitsizliğinden faydalanmak bir hukukçuya yakışmaz. Siz bir meslek odasısınız. Siz kendi mensuplarınıza neyi öğretiyorsunuz, bu mesleği en güzel şekilde icra etmeyi öğretiyorsunuz. Şimdi bir hukukçu da aslında hukuksuzluğa kılıf bulmayı buradan söylememesi lazım. Şimdi diyor ki, -sandık kurulu başkanları memur olmayan üyelerden seçilmiş, bizim haberimiz yokmuş- diyor. Ben bir mühendisim, yasayı açıp baktım. Sandık kurulları nasıl oluşturuluyor? Şöyle oluşturuluyor. O ilçedeki en kıdemli hakim ilçe seçim kurulu başkanı oluyor. O ilçe seçim kurulu başkanı, oranın mülki amirine diyor ki, -kamu görevlilerini bana bildir. Sandık sayısının en az iki veya üç katı kadar kamu görevlisini bana bildir- diyor, ondan sonra o seçim çevresinde en fazla oy almış 5 siyasi partinin temsilcileriyle birlikte bildirilen isimlerin içerisinden kura çekiliyor. Yani o kuraya nezaret etmişsin, -bilmiyorum- diyorsun. Yani bir hukuksuzluğa kılıf uyduruyorsunuz. Aslında daha söylenebilecek çok şey var. Bu ülkenin başına gelenlerle ilgili oturup herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli. Ben konuşmam da Ak Parti ile ilgili hiç bir şey söylemedim. Sayın Vekilimiz neden alındı, bunu da anlayamadım.”

Genel Kurul Divan Başkanı, CHP Milletvekili Hasan Baltacı’nın konuşması sırasında ‘Sayın Vekilim toparlarsanız sevinirim’ dedi. Baltacı ise: “Toparlayacağız hep birlikte, biz zaten bu ülkeyi toparlamak için buradayız. Konuşacağız, konuşacağız, toparlayacağız. Zamanımız var. Zaten büronuza gitseniz yapacağınız çok iş var ama cebinize koyacağınız paranız yok. Bu ülkeyi hep birlikte düzlüğe çıkartacağız.”

METİN ÇELİK:

“Bu genel kurulu bu duruma getirmemek lazımdı, bu nedenle özür diliyorum. Ancak Sayın Milletvekili dedi ki, sadece teknik bir bilgi vereceğim ve başka bir şey söylemeyeceğim. Bakın sandık kurullarıyla ilgili usulden bahsetti. Bizzat biz de o usullere uyulmamasına itiraz ediyoruz. Yani kamu görevlilerinin tüm listesinin gönderilmesi gerekiyor, gönderilmiyor. Buna rağmen, İstanbul gibi kamu görevlisinin bol olduğu bir yerde, tutup sandık kurulunu dışarıdan başka özel kuruluşlardan oluşturulmasına itiraz ettik. Mesele budur, peki ne var. Bu sandık kurullarını seçim gününe kadar partimiz istiyor, -hayır gizli- diye vermiyorlar. Biz seçim öncesinde neye itiraz edeceğiz? İtiraz edebileceğimiz bir şey yok. Ama gördük ki elimize geçen mesajlar var. CHP bir şekilde bu sandık kurullarını öğrenmiş ve seçim öncesinde mesaj göndermiş. -Hayırlı olsun, görevlerinizde başarılar diliyoruz, yapacağınız iş çok önemli- diye mesaj göndermiş. Dolayısıyla işleri çarpıtmayalım.”