CHP Milletvekili Baltacı: “Tarıma ve çiftçiye darbe vuruldu”

  • CHP Parti Meclis üyesi Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, buğday, arpa ve mısır ithalatında gümrük vergilerinin 1 Ocak 2021 tarihine kadar kaldırılmasının ülke tarımına vurulan bir darbe olduğunu söyledi. Baltacı, “Yanlış tarım politikaları ve uygulamalarıyla Türkiye’yi gıda krizine sürükleyen AKP’den kurtulmadıkça çiftçimiz üretemeyecek, ürettiği para etmeyecektir” dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclis üyesi Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, buğday, arpa ve mısır ithalatında gümrük vergilerinin 1 Ocak 2021 tarihine kadar kaldırılmasının ülke tarımına vurulan bir darbe olduğunu söyledi. Baltacı, “Yanlış tarım politikaları ve uygulamalarıyla Türkiye’yi gıda krizine sürükleyen AKP’den kurtulmadıkça çiftçimiz üretemeyecek, ürettiği para etmeyecektir” dedi.

Hasan Baltacı’nın açıklaması şöyle:

“Resmi Gazete’ de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 31 Aralık 2020’ye kadar buğday, arpa ve mısır ithalatında gümrük vergileri sıfırlanmıştır.

Buğday ithalatında yüzde 45, arpa ithalatında yüzde 35 ve mısır ithalatında yüzde 25 oranındaki gümrük vergilerinin 1 Ocak 2021 tarihine kadar kaldırılması anlamına gelen bu karar, ülkemiz tarımına ve ülkemiz çiftçisine vurulmuş ne ilk ne de son darbedir. Bu karar ‘ülkemizin ihtiyaç duyduğu miktarda ne buğday, ne mısır, ne de arpamız var. Çiftçimize gereken desteği vermediğimiz için ürettiremedik, çaresiz gümrük duvarlarını kaldırdık’ demektir.

“BU SENE KIŞ AYLARI DAHA ZOR GEÇECEK”

Bu karar AKP’nin 18 yıllık tarım politikasının çöktüğünün, çürüdüğünün adıdır. Bu sene kış aylarının çok daha zor geçeceğinin, ‘bizim üretimimiz yeterli, stoklarımız dolu’ diyen iktidarın ve sözcülerinin yalanının deşifre olduğunun kanıtıdır. Bu karar ülkemizin tarımda dışa bağımlı hale getirildiğinin, AKP’nin üretici yerine ithalat lobilerini tercih ettiğinin resmidir.

“ÜLKE TARIMI VE ÇİFTÇİYE DÜŞMANLIĞIN GÖSTERGESİ”

AKP’nin ülke tarımına ve çiftçisine olan düşmanlığını rakamlar açık ve net olarak göstermektedir.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 41 milyon 196 bin hektar olan tarım arazisi bugün 3 milyon 484 bin hektar azalarak 37 milyon 712 bin hektara düşmüştür. AKP döneminde Kastamonu’nun 3 katı büyüklüğünde tarım alanı kaybedilmiştir.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında çiftçimizin bankalara borcu 2.4 milyar TL iken bugün bu borç 108 milyar TL’ye çıkmıştır. 2002 yılında çiftçi başına bankalara borç 1000.00 TL iken bugün 52.000 TL olmuştur. AKP iktidara geldiğinde çiftçi sayımız 2 milyon 765 bin 287 iken geçen 18 yılda 682 bin 265 kişi üretimden ayrılmış, çiftçi sayımız 2 milyon 83 bin 22’ye düşmüştür.

AKP iktidara geldiği günden bu yana 92 milyon ton hububat ithalatı yapmış ve karşılığında başka ülke çiftçilerine 24.5 milyar dolar ödeme yapmıştır. Sadece 2019 yılında yapılan hububat ithalatı 14 milyon tondur ve karşılığında 3.2 milyar dolar ödeme yapılmıştır. Bu ithalatla Cumhuriyet döneminin ithalat rekoru kırılmıştır. AKP tüm bunları çiftçimize tarım kanunundan doğan 176 milyar TL borcu varken yapmıştır.

GIDA KRİZİ

Yanlış tarım politikaları ve uygulamalarıyla Türkiye’yi gıda krizine sürükleyen AKP’den kurtulmadıkça çiftçimiz üretemeyecek, ürettiği para etmeyecektir.

Şu iyi bilinmelidir ki çiftçimizin yüzü CHP iktidarında gülecektir.

Tarımsal üretimde planlama yapılacak, çiftçimiz ne ürettiğini bilecektir. Temel tarım ürünlerinde üretimden önce fiyat açıklanacaktır. Tarımsal desteklemeler Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 2’sinden az olmayacaktır. Çiftçimizin kullanacağı mazottaki ÖTV ve KDV kaldırılacaktır. Çiftçimizin tarımsal faaliyetlerde kullandığı girdileri desteklenecektir. Çiftçimizi doğal afetlere karşı koruyacak ve güvence sistemini oluşturacağız. Köylerde tarımsal üretimi arttırmak için çiftçiyle teknik personeli buluşturacağız. Çiftçilerimizin bankalara olan tarımsal kredi borçlarına ödenebilir bir yapı kazandıracağız. Orman köylülerinin yaşam standartlarını yükselteceğiz. Ormandan elde edilen geliri orman köylüleri için kullanacağız. Mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını iyileştirecek ve iş kazası ve meslek hastalıkları gibi risklere karşı sosyal güvencelerini sağlayacağız.  Tarımda dışa bağımlılığa son vereceğiz. Tarım topraklarımızı koruyacağız. Meralarımızı ıslah edip, besicilerimizin yem ihtiyacının karşılanmasını sağlayacağız. Kooperatifçiliği destekleyeceğiz ve birlikte üretip hakça paylaşacağız.”