Çınar’dan iktidara, Aydın’dan teşkilata SERT ELEŞTİRİLER

Seçime tek aday olarak giren Veteriner Hekim Fazıl Deligözoğlu’nun başkanlığa seçildiği MHP Merkez İlçe Kongresi’nde konuşan eski Milletvekili Emin Çınar, “yerel iktidar ile genel iktidar birleşmediği için yatırımların geciktiği ya da yapılamadığı” tezinin çürüdüğünü savundu ve “Şimdi tek gördüğümüz sadece kuru övgü. İcraat olarak hiçbir şey göremiyoruz” diye konuştu.

Eski İl Başkan adayı Yüksel Aydın ise, 94 ruhunun kaybedildiğini belirtti ve ilçe kongresinde oy kullanacak delegelerin seçimini ağır dille eleştirirken, “Ağabeyi yaz, kardeşini yazma, babayı yazma eşini yaz. Bunlar bizi çok sıkıntılı bir sürece götürür. ‘Evet’ diyen ülkücü ne kadar şerefliyse ‘hayır’ diyen dava arkadaşımız da o kadar şerefli ve haysiyetlidir. O bitmiştir, yaraların tamirleriyle uğraşmalıyız” dedi.

 

MHP Merkez İlçe Kongresi dün yapıldı. Kongredeki seçime tek aday olarak giren Veteriner Hekim Fazıl Deligözoğlu başkanlığa seçildi. Genel kurula seçimden çok parti içi eleştiriler ve tartışmalar damga vurdu.

MHP Genel Merkez MYK üyesi Uğur Bektaş’ın divan başkanlığında gerçekleşen kongre, gerekli delege sayısına ulaşılması beklendiği için gecikmeli olarak başladı.
Kuzeykent Belediye Konferans Salonu’ndaki kongrede Ali Osman Kurtçu ve yönetim kurulu üyelerinin görevi bırakmasının ardından atamayla merkez ilçe başkanlığına getirilen ve yapılan seçimlere tek aday olarak giren Fazıl Deligözoğlu, yeniden Merkez İlçe Başkanı oldu. Olağan kongrede 24. ve 25. dönem Kastamonu Milletvekili Emin Çınar ile eski il başkan adaylarından Yüksel Aydın’ın sert konuşmaları kongredeki tansiyonu yükseltti. Emin Çınar, hem AK Partili milletvekillerini hem de üstü kapalı şekilde Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ı, Yüksel Aydın ise teşkilatı ve yapılan faaliyetleri eleştirdi.
MHP eski il başkan adaylarından Yüksel Aydın’ın delege seçimi noktasında eleştiri dolu konuşması esnasında eski Merkez İlçe Başkan Yardımcısı İbrahim Güneş kendisine tepki gösterdi. Güneş’in bu çıkışına bazı partililer tepki gösterince salonda ortam gerildi. İbrahim Güneş, Belediye Meclis üyesi Ahmet Yavuz ile de tartıştı. Güneş’in, “Burada konuşulacak konular değil bunlar” şeklindeki çıkışına Ahmet Yavuz, “Burada konuşulmayacak da nerede konuşulacak?” diye cevaph verdi.

“İCRAAT OLARAK BİR ŞEY GÖREMİYORUZ”

Kongrede söz alan ilk isim eski Milletvekili Emin Çınar oldu. Kongrelerle MHP’nin Türkiye’nin yarınlarını kucaklayan kadroları oluşturduğunu ifade eden Emin Çınar, “2014 yılında gerçekleştirilen mahalli idareler seçimi sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönül veren üyelerimizin gönüllerinde bir kırgınlık oluştu. Yine aynı şekilde 1 Kasım seçimlerini yaşadık. 7 Haziran’da yapılan seçimlerde Kastamonu’nun 3 milletvekilliğinden 1 tanesine yüksek oyla sahip olurken 1 Kasım tarihinde maalesef yüreğimizde ikinci bir yara açtık. İki eksiğimiz var. Ama yüreğimizden geçen önümüzdeki seçimlerde üç hilalli bayrağı yeniden dalgalandırmaktır. Adayın ismi ne olursa olsun her noktada bir nefer olarak çalışmalıyız. Yüreğimizdeki eksikliği ve burukluğu kapatmalıyız” dedi.
İktidar partisinin seçim döneminde genel iktidar ile yerel iktidarın birleşemediği için yatırımların geciktiği ya da yapılmadığı tezinin çürüdüğünü söyleyen Emin Çınar, “Yerel iktidar 3 milletvekili ile beraber genelde birleşti de ne oldu? Kastamonu halkı söylenen sözlere itimat etti. 1 Kasım seçimlerinin ardından iki yıla yakın zaman geçti. Mahalli idareler seçimlerinin dolgu malzemesi olarak yapılan ve şu anda kapalı konumda bırakılan özel hastanenin akıbeti ne oldu? İlimizi ziyaret eden bakanlarımızdan aldıkları destekle siyasetçiler acaba Kastamonu’nun vizyonu için hangi yatırımları hayata geçirdiler? Kastamonu’nun geleceğinden bahsedenler şunu bilmeliler ki, 24 ve 25’inci dönem şimdiki dönemden daha başarılıdır. Ilgaz Tüneli, havalimanı, Kırık Barajı projeleri iki iktidar, bir MHP milletvekili zamanında hayata geçti. Hani 3 vekil olmayınca Kastamonu’nun ayağı kırık oluyordu? Ama bugün ortaya konulan elle tutulan bir yatırım göremiyoruz. İnebolu Limanı’nın, İnebolu Yolu’nun, hastanelerimizin yoğun bakımlarında yaşanan sorunların çözümü ile ilgili konuların ne olacağı hakkında hiçbir bilgimiz yok. Şimdi tek gördüğümüz sadece kuru övgü. İcraat olarak hiçbir şey göremiyoruz” diye konuştu.

“94 RUHUNU KAYBETTİK”

Emin Çınar’ın konuşmasının ardından söz alan eski İl Başkan adayı Yüksel Aydın ise teşkilat içi çalışmaları eleştirdi. Kongrelerin geçmişin muhasabesinin yapıldığı zamanlar olduğunu söyleyen Yüksel Aydın, “Bir kronoloji yapamazsak başarılı olamayız. İl başkanlığına aday olduğum süreçte MHP’deki bir düşüşten bahsetmiştim. Bunun süratle önünün alınmasını gerektiğini aksi halde Çankırı’ya benzeyeceğimizi ifade etmiştim. Maalesef haklı çıktım. Ülkücü hareketin mensupları her birimiz bu sorumluluğu kendi üzerimizde hissedeceğiz ki sonucu müsbete ulaştırabilmelinin bir yolunu yordamını bulabilelim. Hatalarımızdan ders çıkaracağız, yaptığımız yanlışları tekrar etmeyeceğiz, bir ve beraber olacağız ki, milliyetçi ve ülkücü hareketi 94 yılındaki o muhteşem pozisyonuna getireceğiz. Biz bugün 94 ruhunu kaybettik. Bunu bugün bu salonda bulunan, o dönemi hatırlayan bütün dava arkadaşlarımız biliyor, farkında. Ne olursa olsun birlik ve beraberliğimizi tesis etmek zorundayız. Bir birimizi iterek ve kakarak, delege pazarlıkları yaparak, armut seçer gibi delege seçerek, ülkücü kıstasları bir kenara iterek, milliyetçi ve ülkücü hareketin Kastamonu’da 1994 ruhuna dönmesi asla mümkün değildir. Eğer bu gerçekleri fark edemez isek çok yazık olacak” dedi.

Ülkücü hareketin Kastamonu’daki kazanımları yolda bulmadığını söyleyen Yüksel Aydın, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Bu kadar hovardaca harcanacak ne belediye başkanımız, ne il genel meclisi üyemiz, ne belediye meclis üyelerimiz, ne de belediye başkan adaylarımız var. Kapalı devre siyasetin bize getireceği hiç bir şey yoktur. Kişiye endekslenmiş, organize edilmiş siyasetin Milliyetçi Hareket Partisi’ne Kastamonu’da bir faydası yok. Belediye başkanlığı seçimi ile başlayan sürece lütfen bakın. 20 yıldır hakim olduğumuz, hakim olmakla gurur duyduğumuz, İstanbul’da bile siyaset yaparken o onurla siyaset yaptığımız merkez belediye başkanlığı elimizden uçup gitmiştir. Siyasi rakiplerimizin çok becerikli olmalarıyla değil, bizim beceriksizliklerimiz, bizim lüzumsuzluklarımız, bizim hezeyanlarımızla gitmiştir. Peki bunun muhasebesini yaptık mı? Yapmış gözüküyoruz. Seversiniz sevmezsiniz, az seversiniz çok seversiniz 27 bin oyu temsilinde söz sahibi olan Hayati Hamzaoğlu’na ilçe delegeliğini çok görüyorsunuz. Bir ilçe delegeliğinde ne olacak, ne var bunda? Zaten tek liste seçimlere gidiyorsunuz. Bu gibi noktalarda bulunan 50’ye yakın arkadaşımıza neden bunu çok görüyorusunuz? Medrese-i Yusuf’da yıllarını çürütmüş arkadaşlarımızı ağabeylerimizi yazamıyorsunuz. Yüksel Aydın şimdi bu durumdan kendine paye çıkarmaya çalışıyor denilecek. Yok kardeşim paye falan istemiyorum, aday falan da değilim, Kastamonu’da hiç bir şeye de talip değilim, ama zorla talip olmamız için üzerimize geliyorsunuz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’nde yaptığımız görevleri şerefiyle yaşamak istiyoruz. Babayı delege yapmıyorsunuz oğlunu yapıyorsunuz. Kocayı delege yapmıyorsunuz eşi hanımefendiyi delege yapıyorsunuz. Yahu siz milletin aile düzenini mi bozacaksınız? Beni delege yapmıyorsan eşimi de delege yapmayacaksın. Biz ataerkil bir toplumuz. Ben ne dersem olur. Ben genel başkanı sevmiyorsam, benim eşim de sevmiyordur. Biz bu tespitleri yapamazsak sonuca gidemeyiz. Bakın herşeyi kaybettik. Eğer 10 Belediye Meclis üyesini delege yapmayacaksanız bunun gerekçelerini açıklayacaksınız. Belediye Meclisi’nden 5 üyeyi yazıyorsun delege listesine ama 5’ini yazmıyorsun. Niye yazmıyorsun kardeşim? Turgay Dellaloğlu’nu yazıyorsun, Tuğrul Dellaloğlu’nu yazmıyorsun. Turgay Dellaloğlu’nun ülkücülüğü tescilli, Tuğrul Dellaloğlu’nun ülkücülüğü yok mu? Ali Osman Kurtçu’yu yazmıyorsun, o zaman eşi hanımefendiyi de yazmayacaksın. Bu nedir? Ağabeyi yaz, kardeşini yazma, babayı yazma eşini yaz. Bunlar bizi çok sıkıntılı bir sürece götürür. Burada kriter ‘evet-hayır’ ise o bitti. ‘Evet’ diyen ülkücü ne kadar şerefliyse ‘hayır’ diyen dava arkadaşımız da o kadar şerefli ve haysiyetlidir. O bitmiştir, yaraların tamirleriyle uğraşmalıyız. Dava arkadaşlarımız arasında açılan mesafeyi kapatmak için mücadele etmeliyiz. Siz kongre delege listesini evet ve hayıra göre yaptıysanız bunun üzerine kusura bakmayın çok söylenecek söz vardır ama fazla detaya girmek istemiyorum”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin dalgalı süreç yaşamayacağını ve her zaman dimdik ayakta olduğunu da söyleyerek Emin Çınar’ın sözlerini eleştiren Yüksel Aydın, “7 Haziran ile 1 Kasım’ın kıyaslamasını Kastamonu’da kimse yapmasın. Ülkücü hareketin kıyameti 3 Kasım 2002’dir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin yerle yeksan olduğu, baraj altında kaldığı 3 Kasım 2002’de biz Kastamonu’dan bir milletvekili çıkaracak sayıyı o gün bile kaybetmedik. 1 Kasım 2013’de ne oldu? Emin Çınar birinci sıra adayımız oldu ama ikinci ve üçüncü sıraya ne olduğunu kestiremedik. Uzun yıllardır Tosya’da ticaret yapan Çorum Kargılı bir arkadaşımız ikinci sıra adayı oldu. Hele hele üçüncü sıraya bir hanımefendiyi koyduk, evlere şenlik. Şahsıyla alakalı söylemiyorum. Aday olduğu gün itibariyle 6 ay geriye gidin kendisinin AKP’nin kadın kolları başkanı olduğunu görürsünüz. 1 Kasım’da ne bekliyordunuz? Bin kadar oyla milletvekilliği elimizden uçup gitti. Bir daha bu hataları yapmamalıyız” dedi.
Teşkilat içi biraraya gelmek için organizasyon yapılmamasını da eleştiren Aydın, “2.5 yıldır teşkilatın bir organizasyonu var, teşkilat bu köye gidiyor, şurada toplantı yapacak denilsin. Allah aşkına 2 yıldır bir iftar veremedik. Biz nasıl bir olacağız? Biz Kastamonu’da 94 ruhuna döneceğiz. Genel Başkan bir rüzgar versin diye genel merkeze yüzümüzü dönüyoruz. Geçtiğimiz gün Devrekani ilçe kongresine gittim. Kongrenin kapısında üç hilal yok. Ya senin verilecek rüzgara tutacağın bayrağın yok. Genel başkan rüzgar verse ne olur, vermese ne olur. Bu eleştirileri yapmadığımız sürece kaybetmeye devam ederiz” diye konuştu.

KURTÇU HELALLİK İSTEDİ

Eski Merkez İlçe Başkanı Ali Osman Kurtcu da söz alarak yaptığı konuşmada, görevlerinden ayrılış süreçlerini anlatarak, “Yeter ki Ülkücüler kardeşliği konuşturabilsinler. Ben vazifem sürecinde kırdığım arkadaşlarımdan helallik istiyorum. MHP’de siyaset yapmak, vazife yapmak çok kolay bir şey değildir. Birbirimizin kıymetini bilmek gerekiyor. MHP’nin başarısı birbirimize sımsıkı sarılmaktan geçiyor. Biz ülkücümüz olduğumuzda kimse bize vaatler vermedi. Bize Türklük bedenimiz, İslam ruhumuz denildi. Buna uygun bir yaşayasın oluşturulması için gönüllü nefer olduk. Delegelik, milletvekillik gibi sıfatlar ülküdaşlarım için ehemmiyet arz etmez” dedi.

“GELECEĞE UMUTLA BAKIYORUZ”

MHP’de Merkez İlçe Başkanlığı görevine devam edecek olan Fazıl Deligözoğlu ise yaptığı kısa konuşmada, “Hiçbir arkadaşımın konuşmasına alınganlık göstermedik. Delegelik meselesinde bazı kırgınlıklar oldu. Bizim eksiliğimiz olarak kabul edin. Bundan sonra inşallah daha iyi olacak. Geleceğe umutla bakıyoruz” dedi.

YENİ YÖNETİM

Fazıl Deligözoğlu başkanlığındaki MHP Merkez İlçe’nin yeni yönetimi şu isimlerden oluştu: İrfan Yazımcı, Emin Hallaç, Kemal Tabakoğlu, Zeki Destici, Selahattin Dinler, Mesut Şerifoğlu, İhsan Kırışoğlu, Sezgin Horazcı, Bilal Arslanoğlu, Metin Bostancıoğlu, Gülahmet Sönmez, Sezgin Sezen, Ercan Kaş, Yaşar Gürler, Hasan Ilgaz, Kadir Kafşakoğlu, Metehan Akıllı, Adil Kenan.