“Cübbesini giydiğinde göklerde uçan kartaldı”

“Asker, hakim, avukat, mahpus, gazeteci, yazar” kimlikleriyle taksim olan hayatının özeti için “kuvayimilliyeci” dense kâfi, 91 yıllık yaşamında asla “emekli” olmayan bir vatansever ve ulusal bağımsızlık neferiydi…
Dünyalara “Değer” hemşerimizin anısı aklımızda, fikrimizde, kalbimizde.

(M. Emin Değer 1927 yılında Kastamonu’da doğdu, Kastamonu Lisesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, Milli Savunma Bakanlığı’nın sağladığı bursla okudu, çeşitli illerde askeri hakimlik yaptı,12 Mart 1971 askeri darbesinin ardından ordudan istifa ederek avukatlığa başladı, Uğur Mumcu’dan Aziz Nesin’e dünya demokrasi tarihinin birçok önemli isminin savunmasını üstlendi, Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı, ne 12 Mart ne de 12 Eylül karşısında eğildi, diğer bir onur kaynağı Kastamonulu Rıfat Ilgaz’ın kadim dostuydu…
14 Haziran 2018’de Ankara’da ebediyete göçtü.)

Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan yürüdü…
Bağımsız, demokratik, laik, sosyal Türkiye Cumhuriyeti’nin gönüllü “askeri” oldu.

“İs” kaplayan Türkiye’nin aydınlığa kavuşması için çırpındı…
“İz” bıraktı ardında.

Mahkeme salonunun her 3 sandalyesinde de oturdu…
Şerefle üniformasını giydiği Türk Silahlı Kuvvetleri’nde “askeri yargıç”, nice yurtsever devrimci aydının savunmasında “avukat”, ulusal bağımsızlık mücadelesinde “sanık”.

Cezaevinde demir parmaklığın iki tarafında da durdu…
Kâh “görüşmeci”, kâh “mahpus”.

Cesur kitaplar yazdı…
“Oltadaki Balık Türkiye”, “CIA, Kontrgerilla ve Türkiye”, “Uğur Mumcu ve 12 Mart”, “Düşünce Özgürlüğü Çıkmazı”, “Bir Bilim Adamının Savunması”, “Bir Cumhuriyet Düşmanının Portresi Fethullah Gülen’in Derin Misyonu”.

Gazeteciydi…
“Cumhuriyet” yazarıydı.

Sivil toplum örgütü kurucusu, üyesi, çalışanıydı…
1970’li yıllarda aydın fikirli hemşerilerimizle birlikte Ankara’da kurduğu “Kastamonulular” derneği ile gurbetteki Kastamonululara kol kanat germeye gayret etti ve “İnebolu’dan Ankara’ya İstiklal Yolu” fikrini ilk ortaya atan isim oldu.

Başı her sıkışanın çaldığı “kapı” idi…
“İnsan hakları” savunucuydu.

Dünyalara “Değer” hemşerimizdi…
Unutulmayacak fikir izi.

(Not: Yazının başlığında kullandığım cümle bir dönem avukatlığını üstlendiği Gazeteci-Yazar Faruk Bildirici’ye ait…

Bildirici, Değer’in vefatının ardından sosyal medyada “12 Eylül’ün o zorlu günlerinde bile dimdik durmuş, insan haklarını savunmaktan taviz vermemiş, mesleğinin hakkını vermiş bir hukuk insanını kaybettik. Cübbesini giydiğinde göklerde uçan kartaldı…  Avukatımdı ve benim için her zaman saygınlık abidesiydi Emin Değer’’ mesajını paylaşmıştı.

 

MUSTAFA AFACAN