Deliriyor muyum?

Yeni normal hayat başladı daha doğrusu yeni normal hayat olarak bir kelime cümle dağarcığımızdaki yerini aldı.

Eski normal nasıldı, hatırlayanınız var mı?

Bu yeni normal hayat olduğuna göre eski normal hayat gerilerde kaldı acısıyla tatlısıyla.

Yeni normal hayat buysa biz neden hala normalleşemiyoruz?

Bu işte bir iş var, deli miyim? Hayır.

Delirmek üzere miyim? Evet

Psikolojik olarak etkilendik mi? Hem de çok.

Ekonomik olarak etkilendik mi? Sorma gitsin böylesi hiç olmamıştı.

Sanayi bölgesi olmayan yörelerde ekonominin lokomotifi turizm.

Turizm denince de faydalanmayan hiçbir sektör yok. Öyleyse bizim yörelerde turizm sektöründen geçinen istihdam yaratan bir sektörü toparlamak da hayli uzun sürecek gibi.

Görsel medyada butik otellerin yeni hayatımızda daha çok tercih edildiği söyleniyor. Temizlik ve hijyen açısından butik otellerin diğer otellerden hiçbir farkı yok olsa olsa az sayıda müşteri alacağından dolayı tercih sebebi olabilir.

Hani bir de sosyal mesafe kuralı var ya uyuyoruz uymuyoruz orası ayrı bir mesele küçük otellerde az sayıda müşteri olduğunda Covid-19 bulaş riski daha az olabilirmiş.

İyi ama biz yeni normalimizde sosyal mesafeye uymaya çalışırken kullanmamız gereken maskeyi ağzımız ile beraber burnumuzu örtmeden daha çok çenemize takarsak anlatılanları anlamıyoruz ya da anlamak istemiyoruz demektir.

Başına gözlük takarsın ya havalı olsun diye saçların arasına, maskeyi oraya takanı bile gördüm.

Bir de kolonya meselesi var bir kolonya kulanıcısı olduk anlatılamaz cami görevlilerimiz bile hiç kolonya kullanmazken neredeyse top yekün içecek hale geldik.

Restoranlarda masalar insanlar sosyal mesafeye uysun diye ayarlandı bu şekilde faaliyetlerine başladılar da müşteri sayısı yeterince olmayacak bu da istihdam da düşüşe neden olacaktır.

Yeni hayatta hemen hemen her şey yarı yarıya azaltıldı azalmayan ve son yılların en büyük iş kaybına neden olan bu virüs bir türlü gitmek bilmiyor.

Gitmez se gitmesin bize bir şey olmaz diyenlerimiz ise oldukça fazla, bir yaş sınırı getirildi haklı olarak, vefat edenlerin büyük çoğunluğunun yaş ortalaması 78.5 olarak açıklandı bu da gençler arasında umursamaz bir şekilde ne maske ne sosyal mesafe kuralına uymayı gerektirdi. Olması gereken olmadı olmuyor onlarında evlerinde büyükleri olabilir çocukları olabilir bu da bulaş riskini çoğaltıyor ve riski artırıyor.

Öyle korkuttu ki bu virüs bizleri yeni normal tam normale dönsede sanki evden çıkmayacaklar olacak gibi.

Korkutmasın mı? Korkutsun zira bu virüs yüzünden ölen insanlarımızın cenazeleri bile bizim alıştığımız geleneğimizde gördüklerimiz gibi kaldırılamadı.

Empati yapıp vefat eden insanların yakınlarının yerine kendimizi koyabiliyorsak o zaman biz yeni hayatımızda yeni ve iyi bir insan olabiliriz yoksa vurdumduymazlık ile bir yere varılamayacağı kesin.

Kendinizi sağlık çalışanlarının yerine koyun haftalarca evinize gidemediniz ailenizi çocuklarınızı göremediniz bir de Corona denen bu lanet virüsün en yoğun olduğu yerlerde görev yaptınız ne kadar zor olduğunu düşünebiliyorsanız insansınız demektir.

Ben mi ben iyiyim evdeki eşyaların yerini defalarca değiştirdikten sonra eşyalar arasında da sosyal mesafe kuralını getirip günlük hayatıma geri dönmeye karar verdim.

Deliriyor muyum? Evet.

 

Bülend Çadırcıoğlu