DİL VE TARİH COĞRAFYA FAKÜLTESİNDE HALK BİLİMİ DERSİ

Türkiye’de ilk halk bilimi bölümünün 1980 yılında kurulduğu Ankara Üniversitesi DTCF’de 29 Kasım 2019 Cuma günü 11.00-12.30 arasında “Türk Halk Bilimine Hizmet Edenler: Nail Tan” konulu derse davet edildik. Bölüm Başkanı Prof.Dr. Serpil Aygün Cengiz’in yönetimindeki bu derste yaşayan halk bilimciler birinci sınıf öğrencilerinin karşısına çıkarılıp yaşadıkları tecrübe, yaptıkları işler anlattırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığındaki Millî Folklor Enstitüsü, Millî Folklor Araştırma Dairesi ve Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğündeki yaklaşık 15 yıllık yöneticiliğimiz dolayısıyla derse ilk çağrılan halk bilimcilerden biri olduk.

Derste bizi bir sürpriz bekliyordu. Hacı Bayram Üniversitesinden Prof.Dr. Mustafa Sever, Hacettepe Üniversitesinden Prof.Dr. Gonca Gökalp Alpaslan ve Ankara Üniversitesi Fen Fakültesinden Prof.Dr. Atila Yıldız (Rahmetli Taşköprülü Atilla Yıldız değil) ve doktorasını yapan Farsça uzmanı  bir İranlı akademisyen (Tahereh Mirzayi) sıralarda oturuyorlardı. Tecrübelerimizi, yaşadıklarımızı dinlemek için gelmişlerdi. Tabii ki çok sevindik.

Dersin başında Prof.Dr. Serpil Aygün Cengiz, bizi kısaca öğrencilerine tanıttı. Ekim ve kasım aylarında Kırım ve Bursa’da aldığımız ödülleri gösterdi. Öğrenciler, hakkımda Folklor-Edebiyat dergisinde yayımlanan söyleşileri okuyup gelmişlerdi.

Konuşmamızda Kastamonu Araç Kavacık köyündeki yaşadıklarımızdan yola çıkarak, Kavak Köyü İlkokulundaki öğretmenliğimize geçerek köy hayatnın ve halk kültürünün içinden geldiğimizi belirttik. Halk kültürünü yaşamadan, sevmeden iyi bir halk bilimci olunamayacağını vurguladık. MEB Millî Folklor Enstitüsüne 1970 sonunda atandığımızda; bu kültürle ilgili derleme ve araştırmalar yapıp yayımladığımızı, rastgele göreve getirilmediğimizi söyledik. Beş personel ve dört oda, bir depoyla devraldığımız Millî Folklor Enstitüsü Müdürlüğünü nasıl millî bilim kuruluşu hâline getirdiğimizi gururla anlattık. DTCF’de Halk Bilimi Bölümü açılması için ne gibi girişimlerde bulunduğumuzu anlatmayı da ihmal etmedik. Bugün Türkiye’de üniversitelerde halk bilimi anabilim dalı dersleri veriliyorsa dört üniversitemizde (Ankara, Hacettepe, Hacı Bâyram, Erciyes)bölüm varda bunda payımın büyük olduğunu çok şükür halk bilimcilerin çoğu biliyor.

Dersin sonuna doğru sorulara cevap vermek için on dakika önce bitirdik konuşmamızı. Prof.Dr. Gonca Gökalp Apaslan Kastamonu gazetesinde haftada iki köşe yazımızın yayımlanmasının önemine işaret etti. Prof.Dr. Serpil Aygün Cengiz, öğrencilere halk bilimi çalışmalarında dikkat edecekleri hususlarla ilgili tavsiyelerimizi sordu. Öğrencileri yolun başındayken aydınlatmaya çalıştık. Henüz iki aylık halk bilimi öğrencileriydiler. Bölümlerinin önemini anlatıp halk bilimini sevmelerini istedik. Severek okudukları takdirde başarı şanslarının artacağını belirttik. Kültürümüzün %70-80’inin doğrudan halk kültürü ve halk kültürü kaynaklı kültür olduğunu, bu sebeple bütün Bakanlıkların halk bilimci istihdam etmek zorunda kalacaklarını, daha doğrusu bu gerçeğin eninde sonunda farkına varacaklarını anlattık.

Dersten sonra, öğrencilerin tamamına yakını yanımıza gelip resim çektirdi. 29 Kasım 2019 Cuma günü, hayatımızın en mutlu günlerinden biri oldu…

 NAİL TAN