Dönerci Mustafa Canlı – Kördavalı –

Önceki yazımızda asırlık lezzetlerden simit çorbasını yapmaya devam eden Kurtuluş Savaşı gazilerinden “Kör Davalı” lakabıyla bilinip tanınan Mustafa Canlı’nın oğlu Selahatin Canlı’yla çalışan Ahmet Karaoğlu’nu konu etmiştik.

Kör Davalı’nın torunları Mustafa ve Suat Canlı kardeşler babaları Selahahtin Canlı’dan dedeleri ile ilgili dinledikleri kısa hikayelerini bu yazımızda bizimle söyle paylaştılar.

Emeklilik hayatını İzmir de sürdüren ve dedesinin ismini taşıyan Mustafa Canlı dedesi ile ilgili duyduğu hikayeleri şöyle paylaştı:

‘Dedem Mustafa Canlı Kurtuluş Savaşı gazilerinden. Bir gözünü savaşta kaybettiği için ‘Kör Davalı’ olarak bilinir. Dedemle ilgili babamdan ve yakınlarından duyduğumuzla dedem kızınca yaptığı sinkaflarıyla kimse önüne geçemezmiş. Dönemin belediye başkanı ilimize gelen yeni valiyi Nasrullah Meydanı’ndaki dedemin dönerci dükkanına götürmüş. Götürmeden öncede başkan dedemin sinkafları konusunda Vali beyi bilgilendirmiş. Döner asılı, henüz daha dönerin tavı düşmemiş. Dönerin tavı düşmedende asla döner kesmezmiş dedem. Zamanın Belediye Başkanı dedemi kızdırmak için seslenir: ‘Belediye başkanı burada, Vali Bey burada, kes şu döneri de yiyelim. Daha ne kadar bekleyeceğiz Kördavalı?’ deyince dedem kızar: ‘Bu dönerin tavı düşmeyince döner kesmediğimi biliyorsun Belediye Başkanının da… Vali’nin de…’ diyerek başlamış sinkaflarını saydırmaya…

Bir başka hikayesi ise şöyle:

Dükkana tanıdık bir müşteri gelir. Döner kesilir bayat ekmekle müşterinin önüne getirilir. Müşteri garsonu yanına çağırır. ‘Bu ekmek bayat, tazesini getir’ deyince, Kör Davalı garsonu yanına çağırır:‘O ne dedi sana?’‘Ekmek bayat, taze ekmek getir’ dedi. Kör Davalı hemen yerinden kalkar tanıdık müşterinin yanına gelir. Müşteriye şu soruyu sorar:‘Sen kaç yıllık evlisin?’ Müşteri ‘40 yılık’ diye cevap verir. Buunun üzerine Kör Davalı, ‘40 yıllık hanımına sen hiç bayatsın dedin mi?’ diye müşteriye çıkışır ve devam eder: ‘Senin bayat dediğin ekmek daha dün fırından çıktı. Sen daha bayatla tazeyi bilmiyorsun. Hadi ye ye…’

Biz bu hikayeleri İzmir’de yaşayan torun Mustafa Canlı’dan dinledik. Hayatın içinden yazımızı okuyan ve emeklilik hayatını Ankara’da sürdüren Kör Davalı’nın diğer torunu Suat Canlı, 13 yaşındayken trafik kazasından kaybettiği babası Selahattin Canlı’nın 1957-1963 yılları arasında yanında çalışan ve usta olarak yetişen Ahmet Karaoğlu’na Kastamonu’ya gelerek anlamlı bir ziyarette bulundu. Babasının günde 60 kilo döner eti takıp sattığını Ahmet Karaoğlu’ndan öğrendi.

Suat Canlı,babasının trafik kazasında hayatını kaybedişini şöyle anlattı:

“Babam postacılıktan emekli olunca dükkanın başına geçmiş. Dedem gibi babamda iyi bir dönerci ustasıymış. Kadıdağı’nda bulunan kepabcı evini kiralamak için Kadıdağı’na gitmiş. Dönüşte de bir kamyonetin arka kasasına binmiş. Dönüş yolunda kamyonet yolda devirilince babam trafik kazasında hayatını kaybeti. Ben o zaman 13 yaşındaydım. Mekanları cennet olsun. Babamın yetiştirdiği Ahmet Ustamızada uzun ömürleri olsun.”

Bu güzel memleketin hiç kuşkusuz Kör Davalı gibi daha pek çok insan hikayesi olduğunu düşünmeden geçemiyor insan.

Vatan uğruna katıldığı Kurtuluş Savaşından bir gözünü kaybedip gazi olarak dönen Mustafa Canlı’ya (Kör Davalı) ve oğlu Selahattin Canlı’ya rahmet diliyor, bu anıları bizimle paylaşan torunlarına  teşekkür ediyor, bir başka hikayede buluşmak üzeremutlu kalın diyoruz.