“Donörlig”

Antalya’da tedavi gören lösemi hastası hemşerimiz Emre Sonat Özcan vesilesiyle ilimizde başlatılan donör ve kan bağışı kampanyası için Kızılay KBM’ye gittiğimde Kastamonu Rotary Kulübü Başkanı Diş Hekimi Tuncay Öztürk ile karşılaştım…

Futbol kulübü taraftarlarını hayırda yarıştıracak “Donörlig” fikrinden bahsetti; heyecanlandım, umutlandım.

Ülkemizde kemik iliği nakli bekleyen binlerce hasta var, buna karşın uygun kemik iliği bulabilmek samanlıkta iğne bulmaktan zor, her gün bir acılı annenin feryadı ile karşılaşıyoruz medyada, kampanyaların biri bin para, derde merhem olabildiğince oluyor ama çare kısıtlı…

Çok daha fazla donör ihtiyacı var ülkemizde.

80 milyon nüfuslu ülkemizde donör sayımız topu topu 400 bin, buna karşın eşleşen ilik sayımız ise 3 bin, yuvarlak rakamla, üç aşağı beş yukarı…

Çok ama çok az.

Almanya misal, her çocuk donör doğuyor, dışarı muhtaç olmadan kendi içinde çözüyor ilik ihtiyacını Almanlar…

Ulusal dayanışma bu.

Kastamonu Rotary Kulübü Başkanı Diş Hekimi Öztürk, ülkemizde donör sayısının ilk etapta en azından ikiye katlanması gerektiğini ifade ediyor, bunun için de ülkemizdeki sivil dinamikleri harekete geçirilmesi ve “ilik nakli meselesinin memleket meselesi” haline gelmesine dair fikir egzersizleri yapıyor…

Yerel, ulusal, küresel çapta hayata geçirilebilecek birçok fikir biriktirmiş çıkınında.

“Donörlig” misal…

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) “donörlig” kursa, taraftarlarının donör başvurusuna göre kulüpler Donörlig’de sıralansa, sponsorları olsa ligin, tüm Türkiye’ye yayılsa, donör sayısına göre klasmanlar olsa.

Kastamonuspor 1966 örneğin…

Donörlig’de Süperlig’e çıksa.

Öztürk heyecanla anlattı…

Aynı heyecanla dinledim.

Fikir sadece, sahipleneceklerle can bulur şüphesiz, imeceye açık…

TTF Başkanı Yıldırım Demirören’e ulaştırılabilse keşke.

Sporun kardeşlik ruhu…

Tüm ülkeyi sarsa.

Not: Donör başvurusu yapalım, kan örneği verelim, dua edelim ki iliğimiz ilik nakli bekleyen bir hasta ile eşleşsin, dünyanın neresinde olursa olsun bir hastaya şans olalım…

Kan verelim.

İlik nakli sanıldığın aksine kemikten alınmıyor…

Çoğunlukla kandan alınıyor.

Son derece basit bir işlem…

Donör olalım.   

 

*************************

İhsangazi “Wimbledon” olur mu?

Geçtiğimiz hafta düzenlenen “Okul Sporları Tenis Turnuvası”nda İhsangazi ÇPAL kız takımı il birincisi oldu, erkek takımı ise il ikincisi…

Önceki 5 yıl boyunca gösterdikleri başarının tesadüf olmadığını böylece bir kez daha ispat etmiş oldular.

Haberini yaptık hafta sonu bir de köşe yazayım istedim, “Nasıl oluyor bu iş?” diye İhsangazililere sordum, bir kardeşim yazmış yollamış cevabını, noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum…  

“Öncelikle sporu, tenisi seven yürekler… Kar, kış, soğuk demeyip antrenman yapanlar.  Köyden çıkıp bu zor şartlar  altında yılmadan İhsangazi’ye ilçe merkezine gelenler. Bir de ilçede salonun soğuğunu çekenler. Bunlara neden katlanıyorlar? Başarıya ulaşmak için. İşte bu liseli genç kız ve erkekler 6 yıldır İhsangazi şartlarında antrenman yapıyorlar. Antrenörleri bu gençleri kırmayıp onların antrenman yapmaları için fırsat veriyor. Zamanının büyük kısmını onlara  ayırıyor. Bu spordan mahrum kalmasınlar diye. Zengin sporu olarak bilinen tenisi İhsangazi’ye taşıyor. Bütün bu emeklerinden sonra başarılar art arda geliyor. Bu yıl da Kastamonu liseliler arasında düzenlenen tenis yarışmasında birinci oldular. Beşinci birinciliklerini elde ettiler.

Ellerindeki raketler bitene, antrenörleri gidene kadar devam edecekler…”

Umutla okudum…

Gönül kafesim çarptı.

İhsangazi Wimbledon olur mu?…

Wimbledon gönül telini bu kadar titretebilir mi?