Siyez, yâd ellerin olmaya yüz tutmuşken

Kadim buğday siyez sayesinde ilimiz gastronomi dünyasının göz bebeği ve ilgi odağı haline geldi özellikle son birkaç yıldır, adeta elektriğin icadını geçen bir şan ve şöhret ilimize bahşedilen, herkesin dilinde, gönlünde, midesinde…

Ne var ki yalancı bahar misali şu anki atmosfer korkarım, ülkemizdeki siyez denizinde ilimizin ürettiği pay olsa olsa göl hacminde çünkü.

 

Ün Kastamonu’nun…

Un yâd ellerin.

 

Ülkemizde yer gök siyez ürünleri…

Buğdayı, bulguru, unu, makarnası, ezmesi vesairesi.

 

İyi de bu kadar tonaj Kastamonu’nun mu eseri?..

Hayır.

 

İlgili Bakanlık temsilcilerinden talep ettim ülkemize ithal edilen biyez buğdayı miktarını…

Rusya, Ukrayna, Bulgaristan kaynıyor siyez buğdayından yana.

 

Yeniden sormakta fayda var, kamuoyu da duysun…

Ülkemize yurtdışından siyez buğdayı giriyor mu?

 

İç Anadolu başta olmak üzere çeşitli bölgelerde ciddi oranda ekim var, şirketler istim üstünde, ilimizdeki ekim alanlarını katlarcasına ekiyorlar…

Tohumu nerden buldular peki?

 

Ünlü şirketler mamul ürünlerde siyez buğdayı kullanıyorlar…

Nerden temin ediyorlar acep?

 

Büyükşehir belediyeleri siyez ürünleri yapıyor…

Unu nerden alıyorlar?

 

Zincir marketler siyez türevleri satıyor…

Kastamonu ürünü mü?

 

Elbette Kastamonu ürünü olacak diye bir şart yok…

Ancak Kastamonu’da üretilen siyez ile yurtdışı kaynaklı Siyez arasında içerik namına ciddi fark var.

 

Hem de dağlar kadar, Kastamonu siyez buğdayı yanında yurtdışı orijinli siyez hikaye…

Ve ne acı ki kimse elindeki yabancı menşeli siyez buğdayının kimlik bilgisini vermiyor, “Kastamonu siyez buğdayı” havasında piyasaya sürüyor.

 

Elimde kanıt var mı?..

Görünen köy var.

 

Nimeti ganimete çevirme derdinde bir dünya girişim var…

Siyez büyük tehlikede.

 

Siyez buğdayına sahip çıkalım…

Kamu, yerel yönetim, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, üniversite, çiftçiler el ele vermeli.

 

Farkına varalım…

Kastamonu’da siyez tarımını bitirecek oranda bir riskten bahsediyorum.

 

Kastamonu siyez buğdayının farkını ortaya koyalım bir an önce…

Aksi halde siyez buğdayının hali harap.

 

  • ••

 

Not:

Siyez buğdayını başka coğrafyalara mal edecek girişimler de kapıda…

Yakında şahit olacağız, farklı coğrafyalarda siyez buğdayı ile ilgili basın lansmanları yapılacak, Amerika yeniden keşfedilecek.

 

Kastamonu çiftçisi siyez baharı beklerken kara kışa yakalanabilir…

Siyez, kalkınma argümanı olmaktan çıkabilir.

 

Siyez yad ellerin olmaya yüz tuttu…

Çok ağlarız ardından, demedi demeyin.

 

  • ••

 

Not 2:

Siyez buğdayı, Üryani eriği, erik pestili, sarıkılçık pirinç, Taşköprü sarımsağı, elma ekşisi, salep…

Dünyada eşi benzeri yok.

 

Sarıkılçık pirincinin nesli tükeniyor, Taşköprü sarımsağı çaya döküldü, salebin kökünü kurutuyoruz, üryani ilgisizlikten can çekişiyor, siyez hedefte…

En çok zararı “biz” veriyoruz aslında yerel ürünlerimize.

 

Plan, program, vizyon yok…

Günlük kazanç varsa yoksa.

 

Yaradan vermiş…

Kıymet bilmiyoruz.

 

Çuvaldız bile az gelir…

Elektrik direğini batırsak yeri.