Ekonomiye “nefes”

Sırtını üretime dayamayan ekonomilerin sık sık darboğaza girmesi normaldir, “al-sat” sistemi eninde sonunda ticaret erbabının imiğini sıkıştırır, gözlerini karartır, nefessiz bırakır, can simidi yahut oksijen tüpü yetişmezse kepenk indirtir…

TOBB’un “Nefes Kredisi” tam anlamıyla küçük ekonomilere can suyudur.

Kastamonu’da misal…

KATSO, mevduatını anlaşma sağlanan 6 bankaya bloke edecek 18 ay boyunca, TOBB’un da eklediği bütçe ile oluşacak havuz sayesinde bankalar, kullandıracakları nefes kredisinde nerdeyse yarı yarıya indirime ve fazla vadeye gitmiş olacak.

Aylık 0.99 faiz oranı günümüz şartlarında “bedava”…

6 ay sadece faiz ödemeli, anapara ödemesinin sonraki 12 aya yayılması ise işletmeler namına bulunmayacak fırsat.

Her ne kadar üst limit 200 bin TL olarak belirlenmiş olsa da, yaklaşık 15 milyon TL tutarındaki kredi hacminden daha çok firmanın faydalanması amacıyla KATSO, kredi üst limitini 100 bin TL olarak belirledi…

Her firmanın üst limitten kullanması halinde bile 150 işletmeye nefes verilmiş olacak.

Dün itibarıyla başvurular başladı…

KATSO Başkanı Arslan banka temsilcilerinden özellikle talep etti, kredi başvurularında ihtiyacı olan firmaların öncelenmesini.

Kredi notu yüksek olup da ihtiyacı olmayan işletmelerin krediyi alıp mevduatta bekletmesi son derece etik dışı ve ayıp çünkü…

Bankaların bu konuda hassas davranacaklarından şüphe duyulmamalı.

En az 150 firmanın nefes alması bile…

Kastamonu’nun ciğerlerini epey bir açar.

Hak edenlere değil…

İhtiyacı olanlara nefes verilsin.

  • ••

Not 1:

Azdavay’da “cam teras” var…

Kanyonlar ülkesine açılan pencere.

Azdavay’da “Küre Dağları Milli Parkı” başlıyor…

Uçsuz bucaksız.

Yol olmadan ilerlemek mümkün değil illa…

Kesilen ağaçlar var muhakkak.

Otobüs otobüs gelen turistler var…

Ya ağaçtan geçeceksiniz ya turizmden.

Azdavay-Daday arasında karayolu var…

Asfalt jilet, devletimizin büyüklüğü dillere destan.

Ballıdağ’ın etekleri kıvrım kıvrım…

Teypte Edip Akbayram; “Kuşlar”.

“Bir dalı kırık ağacım, söküp beni koparın, bir deli orman içine bırakın beni kuşlar”…

Deli ormandır Ballıdağ.

Ruhunu dinlendirmek isteyen Azdavay-Daday yolunu mesken tutsun…

Çam ağaçlarının dalları arasından süzülen güneş ışığında kah kederini ısıtsın, yaz kış ağaçların dibine kilim sermiş kar birikintilerinde kah soğutsun.

Sağaltsın acılarını…

Arındırsın zihnini.

Mutluluksa…

Mutluluk.

Kastamonu, cennetin öteki yüzü…

Kadir bilene.

Bilmeyene…

Cehennem.

Azdavay…

Kanyonlar ülkesi.

Not 2:

Hafta sonu sağlıkla ilgili bir sivil toplum örgütünün şatafatlı kongre haberini okuyunca yerel basında, aklıma Kastamonu-Çankırı Tabip Odası geldi…

Kapandı mı, faaliyette mi?

Kağıt üzerinde bile olsa zaman zaman ses vermek gerekmez mi?…

Hele hele sağlıkta bir ton sıkıntı ile cebelleşirken ilimiz.

Derneklere mi devroldu yoksa meslek odalarının yetki ve sorumluluğu?…

Bilmediğim için soruyorum.