Faciayı anlattı

“Düz yolda giderken otobüs hafif sağ yaptı. Sonra birileri ‘şoför uyuyor’ diye panikledi ve insanlar ayaklanarak panik içinde bağırmaya başladı. Ardından şoförün uyanıp ansızın diğer tarafa direksiyonu kırmasıyla takla attık.”

Serkan Özer

Kastamonu-Ankara seferini yapan yolcu otobüsünün Kalecik mevkiinde devrilmesi sonucu meydana gelen büyük kazadan emniyet kemeri takılı olduğu için yara almadan kurtulan genç cam sanatçısı Serkan Özer, kaza anında yaşadıklarını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı.

Serkan Özer, 8 kişinin hayatını kaybettiği, 32 kişinin yaralandığı kazayı ve sonrasında yaşananları, okuyanlara korkunç olayı yaşatan ayrıntılarla şöyle anlattı:

“Kazada yer alan yolculardan biriyim. Yarasız kurtulan şanslı bi kaç yolcudan biri… Haberlerde şu kadar ölü veya yaralı dendiğinde durumun ciddiyeti pek hissedilmiyor. O yüzden elimden geldiğince yaşadıklarımı, hatırladığım ya da hatırlamak istediğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım. Çünkü kaza anı ve sonrasındaki kaos 3-4 dakikalık haberle atlanacak gibi değil.
Müzik dinleyerek uyukluyordum ve Ankara’ya az kaldığını da biliyordum. Birden bağırışlar oldu ve otobüs savruldu. Takla anı ya da otobüs yan yatma anında uyanmış, ben de panikli bağırışlara katılmıştım. Sonra durduk, gözlerimi açtığımda otobüs yan yatmış, emniyet kemerim bağlı olduğu için ben koltukta asılı kalmıştım. (2+1 olandan, ben ikilide koridor tarafında oturuyordum).
Bağırışlar, yardım edin çığlıkları duyuluyordu. Yolculardan bir kısmı ön camı kırmış çıkmaya çalışıyordu. Sonra birisi yan camlardan birini o kırmızılı çekiçle patlattı ve ordan da çıkmaya başladılar.
Kazanın ciddiyetini yere baktığımda anlamış, anlık şok yaşamaya başlamıştım. Yerde, otobüs ve toprak arasında sıkışmış insanlar vardı. Kimisi bağırıyor, kimisi de hareketsiz yatıyordu. Sonra ben de kırılan camdan çıktım. Bir süre hareketsiz kaldım öylece. Yüzü kan içinde muavin geldi, ‘yardım edin içerdekileri çıkaralım’ diye. Ama yüzüme baktı, ‘Sen git kenara, şoktasın hâlâ’ diyerek uzaklaştırdı beni.
İnsanların bir kısmı çıkmış yerde yatıyor, bir kısmı ise yol kenarında birikmiş öylece bekliyordu.
Ardından tekrar otobüs içine girip yardım etmeye çalıştım. Bir kaç kişiyi daha çıkardık ve ambulanslar gelmeye başlamıştı. Sağlık ekipleri en ağır olanlara müdahale etmeye başladı.
Bacağı çok fena ezilmiş bir kadın bağırıyor, başında kocası, ‘Çocuğumuz için dayan hayatım’ diye kendisini sakinleştirmeye çalışıyordu.
Başka bir yerde bir amca dümdüz yatırılmış tir tir titriyordu. Otobüs çevresinde pek çok kişi acıyla bağırıyordu.
Ambulanslar geldikçe sırt tahtalarıyla yaralıları yola çıkarmaya başladık. Bir yandan da aşağıya serum, sağlık malzemesi indiriyorduk.
Bir ara şoförü gördüm, yüzü kan içindeydi. Gözlerindeki şok ifadesiyle insanlara yardım etmeye çalışıyordu. Sonra onu da sedyeye aldılar.
Aşağıda, yakındaki köyden gelmiş iki teyze de yardım etmeye çalışıyordu. Yerde yatan yaralılardan biri üşüyorum diye bağırınca teyzelerden biri hırkasını çıkarıp üstüne örttü. Diğeri ise başka bir yaralının serumunu tutuyordu.
Ardı arkasına ambulanslar geliyor, en ağır olanlar götürülüyordu.
Yaralıların çoğu yol kenarında toplanmış, götürülmeyi bekliyordu. Sonrasında itfaiyeyi gördüm. Otobüs ve yer arasında sıkışmış olanları kurtarmak için büyük makas gibi bir aletle otobüsü kesmeye niyetliydiler.
Ağır yaralılar azalınca, sağlık ekipleri hafif yaralılar ve yaralanmayanları da ayırarak kalan ambulanslara yerleştirip, hastaneye gönderdiler.
Hastanede iç kanama, kırık var mı diye gerekli kontroller yapıldı ve taburcu edildim. Lakin jandarmaya ifade vermeyi beklerken benim gibi sağlam diğer iki kişi ile tanıştım. Bir tanesi kaza anının öncesine tanık olmuş; “Düz yolda giderken otobüs hafif sağ yaptı. Sonra birileri ‘şoför uyuyor’ diye panikledi ve insanlar ayaklanarak panik içinde bağırmaya başladı. Ardından şoförün uyanıp ansızın diğer tarafa direksiyonu kırmasıyla takla attık. İnsanlar ayaklanınca bir şeylerin ters gittiğini fark edip ellerimle koltuğa tutunup, ayaklarımı da ön koltuktaki ayaklığa sıkıştırdım, sonra takla attık” şeklinde anlattı.
Diğer bir arkadaşın kaza yerinde duyduğuna göre ise, şoför Antalya’dan yeni gelmiş ve gece 02.30 seferiyle dinlenmeksizin yola çıkmış.
Şimdilik anlatabileceklerim bunlar. Bakmayın soğukkanlı gibi anlattığıma. Yazarken o anları tekrar görmek, yeniden yaşamak… Acı verici… Hiç kolay olmadı yazmak.
Ölenlere rahmet, sağ kalanlara ise acil şifalar diliyorum.
Umarım birileri cezasını çeker de bu son olur!