Fethin belgesi, yazıldığı topraklarda

Üniversite, Gideros Fetihnamesini Kastamonu’ya kazandırdı

Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Yakupoğlu ve Prof. Dr. Musalı, başlattıkları bilimsel çalışma kapsamında, Cide Gideros Fetihname belgesini Tahran Melik Milli Kütüphanesi’nin tozlu raflarından çıkarttırıp Kastamonu’ya getirdi.

Fethi anlatan 735 yıl öncesine ait el yazması belge, Cide’nin tarihine ışık tutuyor. Belgenin şimdiye kadar ele geçmiş en önemli belge hüviyetini taşıdığı Yakupoğlu tarafından vurgulandı.  Yakupoğlu ve Musalı, Cide ve Kastamonu’nun bu belgeyi sahiplenmesi gerektiğini ifade ederek, etkinlik önerilerini kamuoyu ile paylaştı.

 

Gazetemiz yazarlarından Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu, Arkeolog Murat Karasalihoğlu, 5 Aralık 2014 tarihli nüshamızda yer alan “Gideros Kalesi’nin Fethi/Fetihname” başlıklı yazısıyla konuyu gündeme taşımıştı.

Gazetemiz yazarlarından Kent Tarihi Müzesi Sorumlusu, Arkeolog Murat Karasalihoğlu’nun 5 Aralık 2014 tarihli nüshamızda yer alan “Gideros Kalesi’nin Fethi/Fetihname” başlıklı yazısıyla gündeme taşıdığı GiderosFetihnâmesi’nin yazma nüshası, sürdürülen bilimsel çalışma kapsamında İran’ın başkenti Tahran’daki Melik Milli Kütüphanesi’nden alınarak Kastamonu’ya getirildi.

Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu ile Prof. Dr. Namıq Musalı, yürüttükleri çalışmayla ilgili bu sevindirici gelişmeyle ilgili olarak dün bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Cide Belediyesi’ni temsilen Mehmet Sezer’de katıldı.

Gideros Fetihnamesi ile ilgili önemli mesajlar veren Yakupoğlu ve Musalı, Cide ilçesinde Gideros Fetih kutlamaları kapsamında etkinlik önerilerini de kamuoyu ile paylaştı.

Yakupoğlu, Farsça’danTürkçe’ye çevrilen 735 yıl öncesine ait fethin nüshasının, şimdiye kadar ele geçmiş en önemli belge hüviyetini taşıdığını da söyledi.

Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu ile Prof. Dr. NamıqMusalı’nın açıklaması şöyle:

“GiderosFetihnâmesi’nin yazma nüshası, İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Melik Milli Kütüphanesi’nde 1196 arşiv numarasıyla kayıtlı mecmuanın içinde yer almaktadır. Kastamonu merkezli ÇobanoğullarıUc Beyliği’nin hükümdarı Yavlak Arslan’ın kâtibi olan Azerbaycan asıllı ilim adamı Hasan b. Abdülmümin el-Hoyîtarafından Farsça kaleme alınmış olan bu fetihnâmedeGideros kalesinin fethi konu edilmektedir. Belgenin satır aralıklarında Arapça ve Farsça bazı deyimlerin Türkçe açıklaması verilmiştir. Fetihnâmeden anlaşılacağı üzere, iki hisardan oluşan ve Bizans’ın Çobanoğulları sınırındaki en müstahkem kalesi olan Gideros’u fethetme konusunda karar alan Yavlak Arslan, merkez kuvvetleri ve bölgedeki Türk kabilelerinin savaşçılarından oluşan ordusuyla yola koyulur. Pazar gününe denk gelen 4 Recep 683 / 17 Eylül 1284 tarihinde Gideros civarına ulaşılır. Kale önlerinde yerel Bizans kuvvetleri ile Trabzon Komnen Devleti’nden ve Amasra’dan gemilerle gelmiş olan destek birlikleri Türk ordusuna karşı koyar. Türk kuvvetleri hemen saldırıya geçerek Bizans ve Trabzon birliklerini yenilgiye uğratır ve onları geri çekilmek suretiyle kaleye kapanmaya zorlar. Kale civarında vuku bulmuş olan bu çarpışmada düşman kuvvetleri önemli kayıplar verirler. Bunun ardından kale kuşatılır. Kale savunmacıları surlar üzerinden mancınık taşları ve çark oku yağdırmaya başlarlar. Buna karşılık Türkler, kale çevresinde arrâde, frengi ve mağribî türünden olan birkaç çeşit mancınık dikerek etkili atışlarda bulunurlar. Bu atışlar sırasında kalede büyük tahribatlar ve çok sayıda can kayıpları meydana gelir. Savaşın başladığı günden tam bir hafta sonra, yine Pazar gününe denk gelen 11 Recep 683 / 24 Eylül 1284 tarihinde iki hisardan birisi üzerine kesin bir saldırı düzenlenir. Kalenin doğu tarafındaki hisar daha alçak bir zemin üzerinde kurulduğundan, ilk önce burasının fethedildiğini tahmin ediyoruz. Öncelikle mancınık atışlarının bir sonucu olarak bu hisarın surları birkaç yerden yıkılır. Türk neft (petrol) atanlarının devreye girmesiyle beraber hisar ateş altında kalır. Artık Bizans Devleti’nden yardım gelmeyeceğini anlayan hisar ehli, gerçek anlamda ateşle su arasında sıkışır. Pek çokları ateşte yanmaktansa suda boğulmayı tercih ederler. Bir kısmı ise kayıklara ve gemilere binerek kurtulurlar. Özellikle de Türk birlikleri kadınların ve çocukların kaçmasına fırsat verirler. Tüm zorluklara rağmen kaleyi savunmakta ısrar eden ve sona kadar direnen bazı savunmacılar ise saldırıya geçen Türk askerleri tarafından etkisiz hale getirilirler. Çok geçmeden tekbir sesleri eşliğinde İslâm sancağı hisarın en yüksek yerine dikilir. İkinci hisara (muhtemelen bu, batı taraftaki hisardır) gelince, burası Salı gününe denk gelen 20 Recep 683 (3 Ekim 1284) tarihinde fethedilir.

Fetihnâmenin içeriği göstermiştir ki, 1284 yılı itibariyle Kastamonu’nun bugünkü il sınırları esas alındığında bölgenin Selçuklular tarafından fethi tamamlanmıştır. Kastamonu şehir merkezinin bile bu şekilde yıl, ay ve gün olarak kesin fetih tarihi tespit edilememişken, hatta Anadolu’daki pek çok büyük kentin Bizans’tan son fethediliş yılı bilinemezken, Gideros gibi bugün sadece turistik açıdan ismi zikredilen küçük bir beldenin Türkler tarafından fethinin tarihi kati olarak ortaya konulabilmiştir. Fetihnâme, bugün Kastamonu’ya bağlı Cide ilçesinin tarihine ışık tutan, şimdiye kadar ele geçmiş en önemli belge hüviyetini taşımaktadır.”

 

CİDE İLÇESİ GİDEROS FETİH KUTLAMALARI

KAPSAMINDA ETKİNLİK ÖNERİLERİ:

Gideros ikiz kalelerinin fetih sürecini canlandırmak için Kastamonu’dan temsilî hareket (17- Eylül- 3 Ekim)- Ağlı kalesi ve belediyesini ziyaret- Şenpazar belediyesini ve tarihî mekânları ziyaret- Cide ilçe merkezinde kaymakamlık ve belediyeyi ziyaret-

Fetih günü Cide ilçe merkezinden Gideros’a bir fetih yürüyüşü veya fener alayı düzenlenmesi (halk araçlarla nakledilebilir ancak öğrenciler, gençler bayraklarla yürüyüşü devam ettirebilir),

Gideros koyu girişinde bulunan levhadaki bazı yanlış bilgilerin düzeltilmesi (örneğin bölgenin Candaroğulları değil, Çobanoğulları Beyliği döneminde fethedildiği bilgisi),

Fethi anlatan temsilî konuşmaların yapılması,

Fetihten sonra inşa edilen ve günümüze birkaç tamirle ulaşmış bulunan Gideros Camii’nde yörenin fethinde şehit düşen atalarımız ruhuna bir tören düzenlenmesi (örneğin mevlid okunması, etli pilav ve helva dağıtılması vb.),

Gideros turistik koyunda bir fetih konserinin düzenlenmesi (veya Fetih Şöleni),

Gideros koyunda kayalıklar üzerinde bulunan kale kalıntılarının ortaya çıkarılması için buradaki çalılık alanların temizlenmesi ve gerekirse buralara yürüyüş yollarının yapılması,

Kale bedenlerinden birine fetih sancağını temsilen Türk bayrağının göndere çekilmesi (fetih kutlamaları sırasında gençlerden oluşan bir grup, yürüyüş yolundan ilerleyerek bayrağı göndere çekebilir),

Fetih sürecini ve önemini anlatan broşürler bastırılarak halka dağıtılması,

Sosyal medya üzerinden olayın öneminin anlatılarak, meraklılarının Cida’ye davet edilmesi,

Fethi anlatan Fetihname’nin orijinal sayfalarının Gideros ve Cide ilçe merkezlerinde bir anıt üzerine resmedilmesi ve buralara Türkçe açıklamalar yapılması,

Fethi gerçekleştiren ve Cide’yi yurt yapan Çobanoğulları beyi Yavlak Arslan’ın büstünün ilçeye ve Gideros’a dikilmesi (Fetih anıtının yanında olabilir),

Cideli olup İstanbul’da ikamet eden hemşehrilerin bu programa davet edilmesi ve aktif olarak katılımlarının sağlanması (Cide turizmi açısından turist akışı sağlanabilir).

Gideros’un fethini anlatan ve yaklaşık 60 sayfadan oluşan bilimsel yayının (ÇobanoğullarıUc Beyliği Dönemine Ait Gideros Fetihnamesi- 1284) kitapçık olarak bastırılması ve okuyucuyla buluşturulması.

Fetihle ve Cide tarihi ile ilgili konferans, panel, çalıştayların düzenlenmesi (üç yılda bir)