GASTRİT HASTALIĞI NEDİR ? BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR?

Gastrit, mide mukozasının bir çeşit iltihabı sonucunda ortaya çıkmaktadır. Ülser başlangıcı diye de bilinir. Akut ve kronik olmak üzere 2 çeşidi vardır.

1.Akut gastrit, midede en sık görülen ve her yaş grubunda rastlanabilen türüdür. Meydana gelmesindeki en sık neden yapılan beslenme hatalarıdır. Alışılmışın dışında beslenme, yanlış pişirme teknikleri, yüksek doz çay, kahve, alkol, sigara ya da baharat tüketimi bu hataların başında gelmektedir. Bu etkenlerin dışında genetik faktörler, ışın travması, yabancı cisim yutulması, bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar ve alerjik enfeksiyonlar da gastrite neden olmaktadır.

Akut gastritte; mide şişkinliği ve ağrısı, mide bulantısı, kusma, iştahsızlık, ateş, ishal, titreme, baş ağrısı ve kas krampları sıkça görülür.

2.Kronik gastrit, tedavi edilmemiş akut gastrit sonucunda meydana gelir. Akut gastrite ek olarak kanama, anemi (kansızlık) ve kilo kayıpları da gözlenir. Kronik gastritte demir, kalsiyum gibi önemli minerallerin emilimi azaldığı için demir emiliminin yetersizliğine bağlı olarak anemi gözlenmektedir.

Bunlara ek olarak sıkça duyduğumuz Helikobakter Pilori adlı bakterinin gastrit, ülser ve mide kanseri ile ilişkileri de çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Gastritte Nasıl Bir Beslenme Sistemi Uygulanmalıdır?

  • Sulu ve yumuşak besinler tercih edilmelidir.
  • Midedeki yaraların onarımı için mutlaka protein tüketilmelidir fakat yağlı et ve sakatat gibi yağlı proteinlerden kaçınılmalıdır.
  • Yüksek posa; midede erozyona uğramış bölgeleri tahriş ederek yaraları kanatabilir. Posa azaltılmamalı fakat yüksek miktarda da tüketilmemelidir. Bu nedenle sebzeler az posalı tercih edilebilir, meyveler kabuklarından ayrılıp tüketilebilir ya da suda haşlanarak komposto yapılabilir.
  • Mideye çok yüklenmemek için az ve sık beslenme sağlanmalıdır.
  • Asla aç kalınmamalıdır. Uzun süreli açlıkta mide asidi artar ve yaralarda tahribata neden olur. Böylece ülsere de duyarlılık artar.
  • Besinler hızlı yenmemeli ve iyi çiğnenmelidir. Bu şekilde midenin sindirim yükü hafifletilmiş olur.
  • Çok sıcak ya da çok soğuk besinler tüketilmemelidir.
  • Taze fasulye, bamya, ıspanak, pazı, semizotu, kabak, patates, ebegümeci, havuç dışındaki diğer sebzeler gastriti tetikleyebilir.
  • Kurubaklagiller posalı olduğu için dikkatli tüketilmelidir. Tetiklediği durumlarda tüketilmemelidir.
  • Kızartmalar, kavurmalar, sucuk, salam, sosis, hazır çorbalar,krema, kaymak, tereyağ, mayonez, yüksek yağlı besinler, gazlı içecekler, kafeinli içecekler, kakao, çikolata, alkol, sigara, baharatlar ve meyve sularından uzak durulmalıdır.
  • Bazı bireylerde süt ya da yoğurt tüketimi ataklara sebep olabilir. Bu gibi durumlarda diyetten çıkarılmalıdır.
  • Günde 6 gramdan fazla tuz tüketimi mide mukozasını eritir. Gastrit ve ülseri olan bireylerde tüketim 4 gramı geçmemelidir. Yemekler pişirildikten sonra tekrar tuz eklenmemeli, pişirirken ise 1 kg sebze yemeğine 2 gramdan fazla tuz katılmamalıdır.
  • Probiyotik tüketimi ( 27 Eylül 2019 tarihli yazımda anlatmıştım) bakteriyel gastritte bakterileri azaltır, tedavi eder ve hatta gastriti önler.
  • Zerdeçal, helikobakter pilori bakterisinin üremesini önler. Bu nedenle gastrit tedavisinde tüketilebilir. Yağ ve karabiberle karıştırılıp tüketildiğinde emilimi ve yararı artar.

Bu uygulamalar doğrultusunda gastritli bireylerin şikayetleri hafiflemiş olacaktır. Sağlıklı günler dilerim.

Dyt. LADEN HEKİMOĞLU