Gastronomi turizmine akademik doping

Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünün “Uygulama Mutfağı” düzenlenen törenle açıldı. Dekan Prof. Dr. Kutay Oktay, “Gastronomi konusunda çalışmalarımızı fakülte olarak sürdürüyoruz. Bu mutfak sadece turizm fakültesinin değil tüm Kastamonu’nun hizmetine açılmıştır. Burada kimin mutfağa ihtiyacı olursa kimin gastronomi noktasında bir desteğe ihtiyacı olursa fakülte olarak biz bu desteği vermeye hazırız” dedi.

Kastamonu’nun UNESCO Gastronomi Şehri adaylığına da değinen Oktay, “5 öğretim üyemizi bu alanda görevlendirdik. Şu anda Gaziantep, Hatay ve Afyon bu unvana sahip. Bu unvana Adana, Kayseri, Bursa ve Kastamonu da dahil olmak istiyor. Yine 2020 yılı Türk Mutfağı yılı olarak ilan edildi. Yani Kastamonu Gastronomi konusunda oldukça avantajlı durumda. Ancak bu konuda önemli çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu mutfak da bu çalışmalara katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

 

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün ‘Uygulama Mutfağı’ önceki akşam düzenlenen törenle açıldı. Açılışa Vali Yaşar Karadeniz Garnizon Komutanı Personel Albay Gamze Aydoğdu, Belediye Başkanı Op.Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Uzun,  Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ahmet Hamdi Topal, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuz Fındıkoğlu, Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof.Dr. Kutay Oktay da katıldı.

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kutay Oktay, gastronomi mutfağı açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bu mutlu ve sevinçli günümüzde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Fakültemiz turizm sektörüne nitelikli yöneticiler yetiştirmeyi ve turizmin sektörel, bilimsel ve toplumsal alanda gelişmesini kendisine misyon seçmiş bir fakülte olarak 2009 yılında Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu olarak kurulmuştur. 2015 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurumumuz, Turizm Fakültesi’ne dönüştürülmüştür. Fakültemizde 3 lisans, 2 yüksek lisans ve 1 doktora bölümüyle yaklaşık 900 öğrenci öğrenim görmektedir. Bu güne kadar da 414 öğrencimiz fakülteden mezun olmuştur. Fakültemiz, akademik kadro ve fiziksel yapısı itibariyle Türkiye’de Turizm Fakülteleri arasında iddialı bir konumdadır. Fakültemizde 12 öğretim üyesi ve 8 araştırma görevlisi olmak üzere 20 akademik personel, 12 idari ve yardımcı personel bulunmaktadır. Akademik kadromuz hem sayı hem de nitelik olarak hem uygulamaya dönük hem de bilimsel araştırma çalışmalarıyla kendini göstermektedir. Yaptığımız çalışmalar ulusal ve uluslararası alanda takdir edilmektedir. Bugüne kadar birçok kongreyi ve organizasyonu hem değişik şehirlerde hem de değişik ülkelerde gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Fakülte binamız, fiziksel alt yapı olarak oldukça iyi durumdadır. Fakültemize ait konuk evi bulunmaktadır. Konuk evinde 6 oda, 14 yatak bulunmakta ve restoranımız her gün öğlen yemeği çıkarmaktadır.  Ayrıca öğrencilerimizin konaklayabileceği 14 kişilik kız 14 kişilik erkek hostel bulunmaktadır.”

“GASTRONOMİ ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK”

Gastronomi bölümünün iki yıl önce açıldığını da söyleyen Oktay, “Şu anda ikinci sınıfta öğrencilerimiz var. Bu dönem başlayacak olan mutfak derslerine uygulama mutfağımız yetişti. Bu konuda önemli çabalar gerçekleştirdik ve şu anda mutfak dersleri mutfağımızda gerçekleştirilmektedir. Gastronomi konusunda da çalışmalarımız fakülte olarak sürdürülecektir. O mutfak sadece turizm fakültesinin değil tüm Kastamonu’nun hizmetine açılmıştır. Burada kimin mutfağa ihtiyacı olursa kimin gastronomi noktasında bir desteğe ihtiyacı olursa fakülte olarak biz bunu vermeye hazırız. Aynı zamanda üniversitemiz ormancılık ve tabiat turizmi alanında da ihtisaslaşmış bir üniversitedir. Tabiat turizmi alanında da çalışmalar sürdürülmekte. İnanç turizmi, yerel turizm, kültür turizmi gibi konularda da çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Kastamonu’nun gastronomi konusunda ilk 7 ilden birisi olduğunu da söyleyen Kutay Oktay, “UNESCO Gastronomi Şehri adaylığına başvuru sürecinde fakülte olarak da destek vermeye hazırız. 5 tane öğretim üyemizi bu alanda görevlendirdik. Şu anda 3 şehrimiz UNESCO Gastronomi şehri: Gaziantep, Hatay ve Afyon. Bu sürece Adana, Kayseri, Bursa ve Kastamonu’da dahil olmak istiyor. Kültür ve Turizm Bakanımız 2020 yılını Türk Mutfağı yılı olarak ilan etti. Gastronomi alanında çalışmalar hızlanacak ve TÜRSAB Gastronomi alanı uzman yaklaşma hedefini Kayseri, Bursa ve Kastamonu Unesco sürecinde aday olarak ilan edildi. Yani Kastamonu Gastronomi konusunda oldukça avantajlı durumda. Ancak bu konuda önemli çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu mutfak da bu çalışmalara katkı sağlayacaktır” dedi.

Kastamonu Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise şöyle konuştu:

“Kastamonu bilindiği üzere eşsiz tabiatı aynı şekilde zengin kültürel mirası ile öne çıkan bir Anadolu şehri ama bununla birlikte Kastamonu, geçmişten bu yana sahip olduğu yöresel mutfakla, sunmuş olduğu leziz tatlarla da öne çıkmaktadır. Kastamonu mutfak kültürü lezzetli yemek ve tatlılara ev sahibi yapmakta. Bugün itibari ile oldukça zengin yemek kültürüne sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla 812 tane yemek çeşidi bulunmakta ve bunlarında 500 adedinin diğer yöreler tarafından da bilinmediği bilinmektedir. Kendisine has çeşitlilik gösteren isimlere sahip bu mahalli lezzetler, Kastamonu şehri açısından bir kültürel sığınak, dikkat kazandırıcı bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bugün açılışını yapacak olduğumuz bu Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağının Kastamonu mutfağını ve yeme-içme kültürünün yaşatılması ve tanıtılması açısından öğrencilerimiz için hem de üniversitemiz için ciddi katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum”

VİDİNLİOĞLU’NDAN DOKÜMANLAŞTIRMA ÖNERİSİ

Belediye Başkanı Op. Dr. R. Galip Vidinlioğlu da bir araştırma yapılarak Kastamonu lezzetlerini dokümanlaştırma – belgeleme önerisi getirdi. Vidinlioğlu, burada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Gastronomi ve Mutfak Sanatları, turizm iddiasında olan Kastamonu için çok önemli bir adım. Geçenlerde sevgili hocalarım ziyarete geldiklerinde, bu 812 çeşit yemeği şimdi Sayın Rektörümüz de dile getirdi, 812 çeşit yemeğin ne kadarını uygulamada biliyoruz dediğimizde rakam 300’lere gelmemişti. Dolayısıyla orada da bir öneride bulunmuştum. O önerimi de buradan yenileyim. Bizim bin 50 civarında köyümüz, neredeyse 4 binlere yaklaşan yerleşim yerimiz var. Özellikle kırsalda bu yemeklerin ne kadarıgünümüzde hala yapılıyor, uygulanıyor bilmiyoruz. Bu konuda belediye olarak biz de işin ucundan tutalım ve bu yerleşim yerlerinin hepsine Turizm Fakültesi öğrencilerimizi göndererek kırsalda hangi yemekler yapılıyor hem de bu 812 çeşidi yakalama yönünde bir çalışma yapalım diye söylemiştim. İnşallah en kısa zamanda bunu da hayata geçiririz. Çünkü 812 çeşidi dile getiriyoruz ama ‘Kardeşim neymiş bu 812 çeşit?’ dediklerinde verecek çok fazla cevabımız yok. Bu tarifleri mutlaka ama mutlaka bir doküman haline getirmemiz gerekir ki fonksiyonu ifa edilmiş olsun. Tabi bir de işin en önemli taraflarından bir tanesi özellikle mutfak sanatları deyince evet, artık mutfak bir sanat haline geldi. Nasıl biz yerken itina ile kesiyoruz, biçiyoruz sunumu da aynı şekilde çok önemli. Özellikle turizm iddiasında olan bir şehir için, gastronomide iddialı olduğunu söyleyen bir şehir için en önemli şeylerden bir tanesi sunum. Bunun da eğitimin bir parçası olmasından ayrıca memnuniyet duyuyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İnşallah birlikte daha güzel şeyleri bu alanda hayata geçirebiliriz.”

“HERKESİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASI GEREKİYOR”

Vali Yaşar Karadeniz de Kastamonu’nun kendine özgü bir yapısı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“2,5 yıl önce bir turizm çalıştayı planlandı ve hemen hemen tüm paydaşların içinde olduğu bir çalıştay yapıldı. Çalıştay sonucunda hazırlanan eylem planı içerisinde de gastronomi oldukça önemli bir yere sahipti. Bu çalıştayın uygulama ve yapılış sürecinde özellikle Turizm Fakültesi de oldukça önemli bir katkı sundu. Hatta eylem planında yer alan birkaç eylem de bizatihi turizm fakültemiz tarafından gerçekleştirildi. Tabi ki üniversitemiz doğa turizmi anlamında bir ihtisaslaşma yoluna gidiyor ama Kastamonu için turizmin birçok çeşidi zaten emekleme aşamasının bir üstüne doğru gidiyor. İnanç turizmi, kış turizmi bunların başını çekiyor. Yine son 10 Aralık Kadın Mitingi yıl dönümü gösterdi ki Kastamonu’da aslında tarih turizmi için de çok önemli bir potansiyel var ve bununda mutlaka ve mutlaka kullanması gerekiyor” “COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYIMIZ 12’YE ÇIKTI”

“Gastronomi, tüm turizm dallarının ortak bir buluşma noktasıdır. Çünkü gelen ziyaretçilerin burada, buraya özgü yemekleri tatması, turizmin ilimize bırakacağı katma değerin de artması demek olacaktır. Ayrıca turizmin ekonomik faydaları, sadece turizm sektörü değil toplumun hemen hemen tüm katmanlarına ulaşması demektir. Çünkü gastronomiyle ulaşacağımız kitle o ürünü üreten köylüye kadar uzanan yoldur. Dolayısıyla gastronominin içinde mutlaka ve mutlaka Kastamonu da öne çıkmalıydı. Bu konuda daha hızlı yol alabilmek için coğrafi işaretli ürünler konusunda Kastamonu’da ortak bir komisyon marifetiyle bir çalışma başlatıldı. Yine üniversitemiz ve diğer kuruluşlar gibi bu çalışmanın içinde yer aldı. Komisyon çalışmaya başladığında coğrafi işaretli ürün sayımız 2 idi. Şu anda 12’ ye çıktı. 18 tane de inceleme süreci devam eden var. Şu anda sanıyorum 12 sayısıyla Türkiye’de ilk 5’de yer alıyoruz ama hedefimiz il olarak mutlaka ve mutlaka ilk 3 olmalı. Bu şekilde yoğun bir çalışma temposuyla tüm komisyonda yer alan arkadaşlarımız artı her tescil ilgili kamu kuruluşu tarafından yapılıyor. O tescilin yapılacağı kuruluş düzenli çalışma gösterirse ilk 3 hedefine de ulaşılacağına inanıyorum. 812 çeşit söylendi. Ben bunu ilk defa TÜRSAB’ın gastronomi bölümü temsilcilerinden duydum, Kastamonulu birisinden değil. Onun için bunu bir reklam olarak kimse düşünmesin, sonuçta bunu söyleyen Kastamonulu değildi. Bu 812 çeşit lezzetin hepsi yemek değil tabi ki. Örneğin Taşköprü sarımsağı ve siyez buğdayı da bunun içerisinde. Siyez dediğimizde 3 farklı ürün ilk etapta akla geliyor siyez buğdayı, siyez unu ve siyez bulguru. Bu üçü üç farklı kalemde yer alıyor.  Aynı ürün ama neticede onları yanyana getirmişler ve 812 tane Kastamonu’ya özgü lezzet olduğunu ortaya çıkarmışlar. Coğrafi İşaret alınabilecek ürün sayımızın ise 100’ün üzerinde olduğu kanaatindeyiz. Bunun da yine ilk tespitini yapan Sanayi Bakanlığı. Onlar bize ön liste hazırlamışlardı, o çalışmaların doğrultusunda. Coğrafi İşaret alınacak ürün sayısı da 200’e doğru çıkacaktır diye düşünüyorum”

“ARTIK HEDEF AB COĞRAFİ İŞARETİ ALMAK”

“Hedef artık coğrafi işaret almış olan ürünlerin Avrupa Birliği coğrafi işaretin alınması içinde çalışmalar yapmak olmalı ki gerçek anlamda bu ürünlerimizi bir ticari duruma dönüştürebilelim. Uluslararası marka düzeyine gelsin. Turizmde, gastronomide özellikle daha çok yol almamızı daha hızlı yol almamızı sağlayacaktır. Bugün burada açılışını yapacağımız mutfak turizm fakültemizin gastronomi turizmine sağlayacağı önemli bir katkıdır diye düşünüyorum. 2020 yılı gastronomi yılı. Kültür ve Turizm Bakanlığı 7 ilin arasında Kastamonu’yu mutlaka sayıyor. Türkiye’de turizmi yönetenler, Türkiye’de turizmi geliştirme çabası harcayanlarda Kastamonu Gastronomisinin farkındalar. Yeterki bizler bunun farkında olarak el birliği ile çalışmaya devam edelim. Buradaki gastronomi ve mutfak sanatları bölümü bünyesinde açılan mutfağın ilimize ilimiz turizmine ve ilimiz gastronomisine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum emeği geçen tüm hocalarımıza, katkı sunan tüm yöneticilere şükranlarımı sunuyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ‘Uygulama Mutfağı’nın açılışı gerçekleştirildi. Ardından katılımcılar düzenlenen kokteylde bir araya geldi.