Geçmeyen bir yara

Artık haber izlemekten yoruldum. Sürekli katledilen kadınların fotoğrafları dönüyor haberlerde. Bir daha asla öyle güzel gülümseyemeyecek kadınların, gülümseyen fotoğrafları…

24 yaşında bir kız çocuğu, uykusundan uyandırılıp öldürülüyor. “Gururlu bir ağabeyin kardeşi” diye kendini tanıtan Ceylan, gururlu ağabeyi tarafından tek kurşunla katlediliyor. Olay hakkında birçok iddia ortaya atıldı ancak, en kuvvetlisi Ceylan’ın katil zanlısı ağabeyinin bir arkadaşıyla birlikte olmasıydı.

Ceylan, bir daha asla gözlerinin içi parlayarak gülemeyecek. Ceylan, belki de dünyadaki en mükemmel duygu olan anneliğin nasıl olduğunu bilmeden ayrıldı aramızdan. Çocuklarını parka götüremeden. En önemlisi beyaz bir gelinlik giyerek aramızdan geçmek yerine beyaz bir kefenle ayrıldı aramızdan.

Kadın cinayetlerinin nasıl işlendiğine aklım ermiyor. Bir insan, gözünün içine baktığı kardeşini, gördüğünde kalbini hızla çarptıran sevgilisini, aynı evin içinde senelerce aynı yastığa baş koyduğu eşini yahut onu doğuran, büyüten, okutan, öğreten anasını nasıl öldürür? Nasıl kıyar? Bu sorular dönüyor beynimde ancak hiçbir cevap bulamıyorum.

Çare eğitim de değil bana sorarsanız. Eğer çare eğitim olsa, Edremit’teki öğretmen tornavidayla öldürülür müydü? Belki katilini o okutmadı ancak onu okutan eğitimciler yok muydu?

  1. sınıf vatandaş yerine koyduğunuz, ondan çok daha güçlü olduğunuzu onu ‘DÖVEREK’ gösterdiğiniz, sizin sözünüzün geçmesi için onu hırpaladığınız kadınlar, tarlalarda elleri nasır tutarak çalışıyor, biliyor musunuz? Hiçbirinizin yapamayacağı şeyi yapıp bir çocuk dünyaya getiriyorlar. Doğururken vücudundaki tüm kemiklerin kırıldığı hissini yaşıyorlar ama mutluluktan ağlıyorlar. Eğitiyorlar. Öğretiyorlar. Çalışıyorlar. Bir aileyi ayakta tutuyorlar.

Bunu vermediği üç altın yüzünden öldürülmek için değil, sevgilisiyle sinemaya gittiği için uykusundan uyandırılıp vurulmak için değil, bindiği dolmuşun şoförü onu beğensin, tecavüz etsin, sonra da yaksın diye değil, dünyayı güzelleştirmek için yapıyorlar. Şu ışıksız, renksiz hayatınıza renk katmak, aydınlatmak için yapıyorlar.

Münevver, Özgecan, Kader, Ceylan… Bu isimler unutulmayacak.

Ama artık lütfen kadınlara dokunmayın! Bizi biraz olsun rahat bırakın. Yarınlarınıza umut olan kadınları elinizin üzerinde tutun. Soğuk toprağın altına gömmeyin bizi…