Gezici’nin ruhu Kastamonu’da kaldı

Kastamonu Üniversitesi Medya İletişim Topluluğu öğrencileri güzel ve kalıcı başarılara imza atıyor

Son beş yıldır bir şeyler oluyor Kastamonu’da, güzel bir şeyler. Sanat dolu, emek dolu, kolektif akıl /emek dolu bir şeyler.  Üniversite öğrencileri başı çekiyor, yine öğrencilerle birlikte Kastamonu halkı da katılım sağlıyor.  Herhangi bir isim öne çıkmıyor, sahiplenen, ben yaptım diyen çıkmıyor ve dünya birkaç günlüğüne çok güzel bir yer oluyor.

Bu güzel şeyin ismi “Gezici Festival”. Ülkemizin en önemli sinema festivallerinden biri. Bu yıl 24’ncü etkinliğini gerçekleştirdi ve geçen bu 24 yılda ülkenin birçok kentinde severleri ve ilgilileri ile yüzlerce sinema ve etkinlik bir araya getirdi.

Ankara Sinema Derneği tarafından gerçekleştirilen bu festivalin asıl amacı vizyona girmemiş, ekonomik kaygıdan uzak yapılmış ve sinemanın güçlü bir ifade ve sanat biçimi olarak kullanılmış perdenin en nadide örneklerini ülke sinemaseverleri ile buluşturmak. Tabi festivalin kapsamında sadece Türk sinema örnekleri değil dünyanın sinemasının da özel gösterimleri, çocuk filmleri gibi örnekleri yurtiçi ve yurt dışında gösterime sunuyor.

Ve işte Kastamonu’da son beş yıldır bu etkinliğin capcanlı paydaşlarından biri olarak bu 24 yıllık serüvenin renkli bir bölümünü oluşturuyor.

***

Bu seçkin festivalin Kastamonu ayağı büyük önem taşıyor. Çünkü festival kapanışını burada yapıyor. Bunun nedeni ise beş yıldır hiç dinmeyen ve her yıl giderek artan ilgi, enerji ve katılımın coşkunluğu.

Yukarıda bu festival Kastamonu’da isim yaratmıyor demiştim.  Bunun nedeni ise festival organizasyonunun Kastamonu Üniversitesi Medya İletişim Topluluğu tarafından gerçekleştirilmesi. Bu topluluk bir öğrenci topluluğu. Başta Dr. Öğretim Görevlisi Ersoy Soydan ve İletişim Fakültesi’nin diğer değerli hocalarının yönlendirmesi ile güzel işlere imza atıyorlar bu öğrenci topluluğu Gezici Festival gibi. İşin mutfağından sofrasına kadar her aşamada öğrenciler var. Çok renkli bir çeşitlilik yelpazesine sahip öğrenciler, birbirlerinden çok farklılar ancak bir tek noktada birleşip, yekvücut oluyorlar; o da “sinema…”.

Bu arada Mart ayında da yine beşinci kez Akbank Kısa Film Festivali de Medya İletişim Topluluğunun çabaları ile Kastamonu’da perde açacak…

Tüm farklılıklar bir kenara atılıp el birliği ile festivalin güzel geçmesi, insanlara bir şeyler kazandırması, üniversitelerinin faaliyetlerine katkı olması ve yaşadıkları kente sanattan yana bir renk daha katılması için emek veriyorlar.

Keza bu topluluğun ana yönlendiricisi ve hatta cesaretlendiricisi Ersoy Soydan Hoca’da; öğrencilerin bu emeğini asla başka ellere teslim etmiyor, gelen tüm tebrikleri olduğu gibi öğrencilere yönlendiriyor. Çünkü festivalin büyük emeği öğrencilerin ve bu organizasyonun ana omurgası olduğu gibi elleri ayakları ve gözleri de yine öğrenciler…

***

Festival, sinema ve Kastamonu arasında sevgi kuruyor, genç iletişimci ve sinemacılarla ustalar arasında iletişim yolu oluşturuyor, üniversite ile Kastamonu arasında da bağ kuruyor. Yani sadece sanat değil çok korelâsyonlu bir iletişim ağının da odağında duruyor. Festival aynı zamanda üniversitenin ev sahipliği yaptığı en uzun soluklu etkinliklerin başında geliyor. Ve bu etkinlik boyunca da hiçbir zorlama olmadan üniversitenin Ahmet Yesevi Konferans Salonu öğrencilerce dolu oluyor. Misal bu geçtiğimiz hafta yapılan festival süresince neredeyse her gösterimde 370 kişilik salona 170 adet de sandalye atıldı. Tabii ki tümü öğrenci değil, Kastamonu halkı da tüm filmlerin kapalı gişe oynanmasını sağladı.

Festival sayesinde şu beş yıl içinde birçok ünlü ve işinde usta yönetmen, oyuncu ve sinema emekçisi de Kastamonu’ya geldi. Neredeyse her film sonunda o filmin yönetmen ya da oyuncuları salonu dolduran yüzlerce insanla bir araya gelip hem filmleri, hem sinema sanatı hem de hayata bakışları üzerine söyleşilerde bulundu. Bu söyleşiler ki, gösterimlerin yanında hem öğrencilere hem de tüm öğrencilere çok güzel bir vizyon da açıyor. Ve eminim bu vizyonla Kastamonu Üniversitesi’nden mezun olacak genç sinemacılar çok güzel işler yapacak ve yine eminim ki İletişim Fakültesi ülkenin en seçkin bölümlerinden biri olacak.

***

Gelelim gezicilerin ruhu bırakma işine… En başta da dediğim gibi, Gezici Festival’i oluşturan, yöneten ekip Kastamonu’yu çok seviyor çünkü buradaki her yıl artan enerji onlara ne kadar güzel bir iş yaptığını, işin amatör heyecanını sürekli yaşatıyor. Ekip Kastamonu’ya sadece bir görevi yerine getirmek için gelmiyor adeta dostlarla, yüzlerce dostla buluşmak için geliyor. Her karşılaşmada sıcacık kucaklaşmalar, dört günlük yoğun paylaşımlarla bu dostluk perçinleniyor.

Öte yandan festivale gelen birçok yönetmen ve oyuncu pek bilinmese de Kastamonu’yu geziyor, kısa kısa kenti ve çevresini tanıyor, gözlemliyor ve yine kısa kısa öyküler ve anılar biriktiriyorlar. Birebir aldığım geri dönüşlerde kentin kültürel derinliği, doğa zenginliği, mahallelerin yaşıyor olması ve bir noktada da ara sokaklarda zamanın donup kalmışlığından etkilenmişlikleri kafalarında senaryolar, imajlarında platolar yaratıyor… Ve neden olmasın ki yakın gelecekte Kastamonu bir filme plato olmasın neden bir senaryo Kastamonu odaklı olmasın değil mi..?

***

120 öğrenci ile Kastamonu Üniversitesi Medya İletişim Topluluğu bu yıl ki festivale hazırlandı. Organizasyondan afişlerin asılmasına, konukların ağırlanmasından gösterim salonunun düzenine kadar her şey öğrencilerin kolektif emekleri ile yine başarıya ulaştı. Bu başarının bir parçası olan özellikle gelen misafirlerin Kastamonu’dan memnuniyetin de sponsorların da payı çok büyük ve asla göz ardı edilmemeli.

Evet, festivalin tümünde büyük emek var,  festivali oluşturup getiren Ankara Sinema Derneği, yönetmen ve oyuncular, Kastamonu Üniversitesi’nin değerli yönetim ve üyeleri, seyirci olarak katılan halk da birlikte olmak üzere herkese çok büyük teşekkürler.

Teşekkürler herkese ama Kastamonu’da sinema sanatını ve bir sosyal etkinliği yeşertip büyüttükleri için en büyük teşekkür isimsiz kahramanlar olan başta Medya İletişim Topluluğu öğrencileri ile üniversitenin tüm öğrencilerine…