Gıda kültürümüze SlowFood kalkanı

Uluslararası SlowFood hareketinin yerel temsilcisi “SlowFood Kastamonu Birliği”nin birinci kuruluş yıldönümünde, birliğin yapısı, amaçları, faaliyetleri ve planlanan projeleri hakkında bir tanıtım toplantısı düzenlendi.

SlowFood Kastamonu Birliği Başkanı Gülsen Kırbaş, Kastamonu’nun binlerce yıllık tarım ve gıda geleneklerini koruyarak yaşatmak isteyen bir gönüllü hareketi olduklarını söyledi.

Toplantıya katılan Vali Avni Çakır ise “Kastamonu’ya son derece yakışan böyle etkinlikte bizim çok daha etkili olmamız, ürün sayımızı artırmamız son derece önemli” dedi.

 

Uluslararası SlowFood hareketinin yerel temsilcisi “SlowFood Kastamonu Birliği”, kuruluşunun birinci yılında düzenlediği toplantı ile faaliyetlerini ve planlanan projelerinin tanıtımını yaptı.

Kastamonu Uğurlu Konakları’nda yapılan toplantıya Vali Avni Çakır, eşi Bahar Çakır, Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Tarım ve Orman İl Müdürü Fatih Önlem, Kültür ve Turizm İl Müdürü Fahrettin Şenoğlu, Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur da katıldı.

SlowFood Kastamonu Birliği’nin sunumunu birliğin başkanlığını yapan Gülsen Kırbaş yaptı.

Gülsen Kırbaş, kuruluş amaçlarını, “Kastamonu’nun sahip olduğu zengin, doğal ve tarımsal mirasın, bunlara bağlı olarak gelişmiş olan ve tarihi çok eskiye giden beslenme alışkanlıklarının, geleneklerin, ürünlerin, yerel tatların ve mutfak kültürünün korunması, yaşatılması, tanıtılması ve Kastamonu’nun sosyal ve ekonomik gelişimi yararına değerlendirilmesi; yerel tarım ürünlerinin temizliğinin, özgünlüğünün, güvence altına alınıp gelecek nesillere aktarılması, Kastamonu slowfood gönüllülerinin genel amacıdır” diyerek aktardı.

Kastamonu’nun binlerce yıllık tarım ve gıda geleneklerini koruyarak yaşatmak isteyen bir grup gönüllüyle 2019 yılının sonundan başlayarak, kuruluş için gerekli adımları attıklarını söyleyen Gülsen Kırbaş, “İtalya’daki Uluslararası Birlik merkezinin, Türkiye’deki örgütlenme çalışmaları için yetkilendirdiği isimlerden olan, gazeteci ve slowfood lideri Nedim Atilla, birkaç kez Kastamonu’ya gelerek kuruluşa mentorluk yaptı ve oluşturulan katılımcı grubu, birliğin amacı, kuruluş deklarasyonu ve bir yıllık eylem planı İtalya’ya sunuldu. Sonuçta 9 Eylül günü Kastamonu Slowfood Birliği’nin kuruluşu İtalya tarafından onaylandı. Birliğin adı, İtalya’nın benimsediği ilkeler doğrultusunda, amacıyla örtüşecek şekilde “Kastamonu’nun Yerel Yemek Kültürünü Koruma Birliği” olarak belirlendi. Birlik üyeleri kendi aralarında seçim yaparak Yürütme Kurulunu şu şekilde oluşturdu: Başkan: Gülsen Kırbaş, Üyeler: Ayten Kızıltan, Ferhan Çelen, Latife Ergün, Ece Aydın, Aydoğan Aydoğdu, Aslı Demirilyas, Kübra Tanyel, Aysın Turpoğlu Çelik, Nazan Himmetoğlu” dedi.

SlowFood Biyoçeşitlilik Vakfı tarafından dünya genelinde yerel türleri korumak amaçlı oluşturulan Uluslar arası Nuh’un Ambarı listesinde Kastamonu’dan iki ürünün bulunduğunu da söyleyen Gülsen Kırbaş, “Siyez buğdayı ve pastırma Nuh’un Ambarı’nda yer alan ürünlerimizdir. Yine 2004 yılında SlowFood, yerel üreticileri korumak ve geliştirmek amacıyla 130 ülkeden 1200 gıda topluluğunu Terra Madre adı altında bir araya getirdi. Bu isim altında İtalya’nın Torino kentinde her 2 yılda bir uluslar arası doğal gıda fuarı yapılmakta. Kastamonu 2012 ve 2016 yıllarında iki kez bu fuara katılım sağladı. Torino’da siyez ve siyezli yemeklerimiz dünyaya tanıtıldı. 2020 yılında pandemi nedeniyle online olarak yapıldı bu fuar. 2022 yılında ise TerraMadre fuarı İzmir’de yapılacak. Biz de Kastamonu olarak bu fuara katılım sağlayacağız. Yine Presidia da SlowFood Biyoçeşitlilik Vakfı tarafından desteklenen, küçük üreticileri ve kaliteli yerel ürünleri korumak için doğmuş bir projedir. Türkiye’nin ilk presidia ürünü ise Kastamonu siyez buğdayıdır. Yeryüzü Pazarı projesi de var. Sadece kendi ürettikleri ürünleri satan çiftçilerden oluşan bir uluslar arası Pazar ağıdır. Sadece mevsimsel, yöresel ve sürdürülebilir tarım metotları ile üretilmiş ürünler yer alır. Böyle bir pazarı kurmak da bizim hedeflerimizden” dedi.

Gülsen Kırbaş, birlik olarak projelerini ise şu şekilde sıraladı:

“Yerel üreticiye temiz tarım eğitimi. Biyoçeşitlilik ve temiz gıda konusunda ilköğretim çocuklarına yönelik eğitici etkinlikler. Sıfır atık ve kompost üretimiyle ilgili bilinç yaratmak ve yerel yönetimlerle işbirliği yapmak. Yerel üreteci pazarı (Yeryüzü Pazarı) kurmak. Yerel mutfağımızı araştırma, unutulmuş ürün, tarif ve geleneksel üretim yöntemlerini canlandırma ve tanıtma. Atölye çalışmalarıyla yerel mutfağımızı tanıtma. SlowFood turizmini destekleme, turizm profesyonelleriyle çalışma ve bu turizmin önünü açma. Atalık tohum toplama, nihai hedef Kastamonu Atalık Tohum Bankası kurma. Nuh’un Ambarı’na daha çok yerel ürünü kaydettirme. Diğer SlowFood birlikleriyle işbirliği yapma. Uluslar arası SlowFood etkinliklerine katılma.”

ÇAKIR’DAN ÜRETİCİ KESİMİN

DESTEKLENMESİNİN ÖNEMİNE VURGU

Toplantıda üretici kesimin desteklenmesinin önemine işaret eden Vali Avni Çakır, programda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sizlerin konuya bu hakimiyeti, hem de Kastamonu’ya son derece yakışan böyle etkinlikte bizim bu konuda çok daha etkili olmamız, ürün sayımızı artırmamız son derece önemli. Buna da mecburuz. Sağlıklı nesiller yetiştirmek bizim anne ve baba olarak da bir görevimiz. Hem de çiftçiyi, doğal hayatı desteklemek de bizim için bir görev. Ben şahsen bir ilke edindim, çiftçimizin üretimiyle ilgili pazaryerlerinde kesinlikle pazarlık yapmıyorum. Çiftçinin ürettiğiyle ben şahsen pazarlık yapmıyorum. Yapmamak da lazım. Markette yapabiliyor muyuz? O yüzden bizim bilinçli tüketiciler olarak da, üretici kesimi desteklememiz lazım. Ne kadar zenginliğiniz olsa da Dünya ile entegre olamaz iseniz bunun da bir anlamı yok. O yüzden bu işte çok önemli. Bu konuda sizleri tebrik ediyorum. Kastamonu’da gerçekten de çok önemli bir etkinlik. Kastamonu Valisi olarak yanınızdayım, tebrik ediyorum. Kastamonu’nun tanıtımı noktasında çok güzel hizmetler yapacağınıza inanıyorum ve sizlere teşekkür ediyorum.”