Hak-İş: En büyük engel sistem

Hak-İş Genel Başkanı Arslan, düzenledikleri konferansta, “Bizim gücümüzün önündeki en büyük engel sistemdir. İleride yaşanabilecek krizlerin önüne geçmek için halk oylamasında ‘Evet’ çıkması gerekiyor” dedi.
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Bizim gücümüzün önündeki en büyük engel sistemdir. İleride yaşanabilecek krizlerin önüne geçmek için halk oylamasında ‘Evet’ çıkması gerekiyor.” dedi.

Anayasa Değişikliği Çalışma Grubu, Kastamonu Milli İrade Platformu’nun organize ettiği toplantıda Kastamonu’da hizmet veren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi. Düzenlenen konferansta konuşan Arslan, Şerife Bacı Öğretmenevi’nde düzenlenen “Yeni Sistem Büyük Türkiye” konferansında yaptığı konuşmada, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasının önemine değindi.

Bugün yaşanan birçok sorunun temelinde mevcut anayasanın bulunduğunu belirten Arslan, yaşanan sorunların temel kaynağını darbecilerin, cuntacıların halka zorla dayattığı, toplumun yapılış sürecinde yer almadığı, meşruiyeti tartışmalı 82 Anayasa’sı olduğunu ifade etti.

Halk oylamasında mevcut anayasadaki bazı bölümlerin değiştirileceğini vurgulayan Arslan, “Bugün anayasa değişikliğini tartışırken, ‘Biz devlet kurduk, bu devletin anayasası nasıl olmalı’ gibi bir tablo ile karşı karşıya değiliz. Anayasa yaparken mevcut 82 Anayasası’na bakıyoruz, bunun bazı bölümlerini değiştiriyoruz. Yeni bir anayasa yapmıyoruz.” diye konuştu.

Sistemin kendi kendine krizler ürettiğini, bunların devam edeceği endişesinden yola çıkarak değişikliğin üzerinde durduklarını anlatan Arslan, şöyle devam etti:

“Bugün 82 Anayasası’nın önümüze koyduğu cumhurbaşkanının yetkilerini korumaya devam edersek, Türkiye’de kaçınılmaz olarak krizler yaşanmaya devam ederiz. Bu krizler aynı hareketin içerisindeki insanlar olduğu zaman bile yaşanabilir. Türkiye’nin güçlü bir sisteme sahip olması gerekiyor. Benim ülkemin içeride dışarıda yeterince sorunları var. Bu ülke içeriden dışarıdan kuşatılmaya çalışılmış. Böyle bir ülkede, böyle bir coğrafyada güçlü bir ülke olmalı. Bizim gücümüzün önündeki en büyük engel sistemdir. İleride yaşanabilecek krizlerin önüne geçmek için halk oylamasında ‘evet’ çıkması gerekiyor.”

Arslan, bir kısım siyasi hareketlerin “Yeni sistem gelirse cumhurbaşkanlığı makamına bizim oturma şansımız yok” diyerek endişe ve itirazları bulunduğunu savunarak, “Bence bunu açıkça söylemeliler. Toplum buna saygı gösterir. (Ben bu sistemde cumhurbaşkanı seçemeyeceksem burada yokum) diyebilirsiniz. Bunun ötesinde gerçekleri saptırmaya yönelik suçlamalar olmamalı.” ifadesini kullandı.

Hak-İş Genel Başkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ahmet Necdet Sezer; hiçbir siyasal hareketin içinde yer almamış birisi olarak ifade edilir. En fazla siyaset yapan Cumhurbaşkanı Sezer’dir. Ahmet Necdet Sezer, yaptıklarının karşılığında millete, siyasi partilere bedel ödetmiş, kendisi ödememiştir. Anayasa kitapçığı fırlatıyor, ülke krize giriyor, ilk seçimde üç siyasi parti bundan dolayı cezalandırılıyor, üçü de baraj altında kalıyor. Peki Anayasa kitapçığını fırlatıp krize neden olan, bu krizin muhatabı üç siyasi partinin millet tarafından cezalandırılmasını sağlayan adama ne yaptık. Görev süresi bittiğinde 5 ay daha Cumhurbaşkanı yaptık. Bizim benzer durumlarla karşılaşmayacağımızın garantisi yok. Yeni sistem, tek adammış, diktatörlükmüş, tüm yetkileri elinde bulunduracakmış böyle bir şey yok. Yeni değişiklik, var olan Cumhurbaşkanlığındaki sistemindeki inanılmaz yetkileri sınırlandırmaya yöneliktir.”

Konferansı düzenleyen Milli İrade Platformu’nun başkanı Mücahit Dağdelenoğlu da yaptığı konuşmada, milletin iradesinin tek elde güçlü bir şekilde yürütülebilmesi açısından, 16 Nisan’daki referandumun çok önemli olduğunu söyledi.
Dağdelenoğlu, “Milletin iradesinin güçlü bir şekilde temsil edilmesi, milli iradenin parçalanmaması adına, milletimizin iradesinin vücut bulacağı güçlü bir yönetim sisteminin gelmesi açısından bu değişiklikleri biz Milli İrade Platformu olarak önemsiyoruz. Bu değişiklikler adına yapılacak her türlü çalışmaya da destek vermeyi görev biliyoruz” dedi.

Konferansta Sivil Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Kılıç, AK Parti Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Işıl İlgin Oktay da sunum yaptı.