Hakkı Köylü’den Akit’in iddialarına cevap

“Dava açacağım”

  • AK Parti Kastamonu Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, Yeni Akit gazetesinin, “Öğretmenevinde kumar oynarken basıldıkları ve muhabirleri darp ettikleri” iddialarını içeren haber üzerine düzenlediği basın toplantısında, öne sürülen iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirtti ve “Nasıl bu kadar ahlaksız olabiliyor insanlar, anlamıyorum. Cumhuriyet Savcılığına başvurup davacı olacağım ” dedi.

“Kumar oynamam, Kıbrıs’a da hiç gitmedim”

  • Öğretmenevi’ndeki odasına özel hayatın gizliliğini ihlal suçu işleyerek izinsiz girdiklerini belirttiği muhabirler için “Terörist gibi içeriye daldılar. ‘Biz size baskına geldik, burada kumar oynuyorsunuz, kumarı bastık’ dediler. ‘Çıkın’ dedik, çıkmadılar” ifadesini kullanan Köylü, hayatı boyunca kumar oynamadığını, kumar oynayıp borçlandığı iddia edilen Kıbrıs’a ise ömrü boyunca hiç gitmediğini söyledi.

“Bu parti nereye giderse oradayım”

  • Söz konusu haberle birlikte, ‘başka partiye mi geçecek?’ sorularının ortaya atıldığına iyaret eden Köylü, “Ben siyasete AK Parti ile başladım. 17 buçuk senedir bu partide siyaset yapıyorum. Bu partiden başka bir partide ne gözüm vardır, ne kulağım vardır. Bu parti nereye giderse ben oradayım. Sayın Cumhurbaşkanıyla biz gönül birliği yaptık, kader birliği yaptık. Gerekirse ölümüne kadar beraber gideriz” diye konuştu.

“FETÖ’ye geçit vermedik”

  • Davutoğlu’nun bir röportajda 17-25 Aralık süreciyle ilgili kendisinden söz etmesi üzerine Akit’ten gelen görüşme talebine cevap vermediğini söyleyen Köylü, “Orada yaptığımız nedir, onu da söyleyeyim: FETÖ projesinin, FETÖ kumpasının yargı kanalıyla hükümeti al aşağı etmesine set vurduk. Görevimiz buydu. FETÖ’ye geçit vermemekti, geçit de vermedik. Gerisi teferruattır. Hâlâ da görevimiz FETÖ ile mücadeledir” dedi.

AK Parti Kastamonu Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, Yeni Akit gazetesinin, “Öğretmenevinde kumar oynarken basıldıkları ve muhabirleri darp ettikleri” iddialarını içeren haber üzerine düzenlediği basın toplantısında, öne sürülen iddiaların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Köylü basın toplantısında şunları söyledi:

“Akşam bazı olaylar oldu burada. Yukarıda bizim bir odamız var. Gelen misafirlerimizi ağırladığımız, zaman zaman birlikte oturduğumuz özel bir oda. Gece geç saatlerde saat 12.00’yi biraz geçmişti herhalde. Buralarda 3 kişinin dolaştığını söylediler. Bizde önemsemedik tabii. Daha sonra 12.00’yi biraz geçerken, sert bir şekilde açılan kapıdan içeriye 3 kişi girdi. Birinin elinde mikrofon, birinin elinde kamera ve ‘Biz size baskına geldik, burada kumar oynuyorsunuz, kumarı bastık’… bu şekilde başladılar. Kendilerine burada kumar falan oynanmadığını, buranın özel bir oda olduğunu, buraya kimsenin paldır küldür giremeyeceğini söyledim. Gireceklerini söylediler. ‘Biz kameraya alıyoruz’ diyerek sağı solu çekmeye başladılar. Bu arada ‘çıkın dışarı’ dedik. Çıkmadılar. Arkadaşlarımla odada bulanan 9 kişiydik.‘Bunları dışarı çıkarın’ dedik, çıkaramadılar. Polis geldi polisler dışarı çıkardı. Ondan sonra sağda solda ‘Hakkı Köylü, İl Başkanı, Milli Eğitim Müdürü kumar oynuyorlardı, biz bunları kumar oynarken bastık’ diye söylediler.

“KUMAR OYNAMAM, KIBRIS’A DA HİÇ GİTMEDİM”

“Öğretmenevinde kumar oynanmadığını siz hepiniz bilirsiniz. Bu hiç görülmüş değil. Benim kumar oynamadığımı da herkes bilir. Hatta benim olduğum, benim gördüğüm yerde de kimse kumar oynamamıştır bugüne kadar. Saygısından oynamamıştır, ben kimseyi zorlamam. Ama benim görebileceğim şekilde hiç kimse kumar oynamamıştır.

Peki bu nereden icap etti, neden böyle bir şey yaptılar? Bununla da yetinmemişler, ‘Bizi dövdüler’ diyorlar. Arkasından bugünde basında, sağda solda, ‘Hakkı Köylü Kıbrıs’ta da kumar oynamış, çok kumar borcu var, kumar borcunun bir kısmının eski belediye başkanı kapattı’ şeklinde yazmışlar.

Nasıl bu kadar ahlaksız olabiliyor insanlar, onuda anlamıyorum? Allah’tan Kıbrıs’a hiç gitmedim. Hiçbir yerde kaydım yoktur. Hatta İstanbul’daki bazı profesör arkadaşlarımız, Kıbrıs’taki üniversitede ders veren hocalarımız, benimde konferans vermemi istediler fakat gitmek kısmet olmadı. Gitseymişim demek ki daha kolay söyleyeceklermiş bunu. Daha henüz Kıbrıs’a gitmedim. Kumar falan da oynamadım. Bunu herkes bilir.

Şimdi diyeceksiniz ki bu nereden çıktı, bunun gayesi ne?Bir gazetenin muhabiri olduğunu söyleyen, ama sanki bir terörist gibi içeriye dalan, herkesle mücadele eden birileri neden bunu düşünüyorlar? Şimdi Akit gazetesinin muhabiri olduğunu söyleyen birisi, ben kendisiyle hiç görüşmedim. Danışmanımla telefonla görüştü.

“EŞKIYA GİBİ ADAMLARMIŞ”

“Sayın Davutoğlu bir konuşmasında,‘Hakkı Köylü soruşturma komisyonu başkanıyken bakanlardan üçünün Yüce Divan’a gidebileceğini birinin gitmemesi gerektiğini söyledi’ diye bir söz söylemiş bir yerde. Bunun için benden cevap istiyorlar. Ben bunlara bir cevap vermedim. ‘Ben kime, nerede, ne cevap vereceğimi kendim kararlaştırırım’ diye düşündüm. İyi ki bunlara bu cevabı vermemişim. Eşkıya gibi adamlarmış. Her gazeteye zaten cevap vermem. Önemli açıklamaları ben Kastamonu’da yaparım. Kastamonu basınını toplarım,burada yaparım. Buradan Anadolu’nun diğer yerlerine ulusal basına gider.

“SAYIN CUMHURBAŞKANIYLA KADER BİRLİĞİ YAPTIK”

Birde şunu söylediler:‘Hakkı Köylü AK Parti’den uzaklaşıyor mu,Başka tarafa mı gidiyor?’ Ben siyasete AK Parti ile başladım. Daha önce siyasetle hiçbir alakam yoktu. Zaten devlet memuruydum öncesinde. 2002’nin Haziran’ında seçim çalışmalarına başladıysak 17 buçuk senedir ben bu partide siyaset yapıyorum. Bu partiden başka bir partide ne gözüm vardır, ne kulağım vardır. Bu parti nereye giderse ben oradayım. Sayın Cumhurbaşkanıyla biz gönül birliği yaptık, kaderbirliği yaptık. Gerekirse ölümüne kadar beraber gideriz. Bunu da bilmeyen kimler varsa onlarında duymasını isterim. Bizim hedefimiz Türkiye Cumhuriyeti devletinin, milletinin kalkınması için ölümüne mücadele etmektir. Bu işin içerisinde ölüm varsa ölüme de gideriz. Bundan da kimsenin endişesi olmasın. Bunu herkesin bilmesini istiyorum.

“BENİM NASIL İNSAN OLDUĞUMU HERKES BİLİR”

“Bazı soytarıların ortaya çıkıp benim hakkımda dedikodu yayması beni hiç küçültmez, benim itibarımı da zedelemez. Çünkü benim itibarımın ne olduğunu Kastamonu bilir, sizlerde bilirsiniz, Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes de bilir. Sağcısı solcusu, iktidarı muhalefeti, hepsi benim nasıl insan olduğumu bilirler. Karakterimi de bilirler. Bizim partide muhalefete sorun, aynı şeyi söylerler.

“FETÖ KUMPASINA SET VURDUK”

“Orada yaptığımız nedir, onu da söyleyeyim: FETÖ projesinin, FETÖ kumpasının yargı kanalıyla hükümeti al aşağı etmesine set vurduk. Görevimiz buydu. FETÖ’ye geçit vermemekti. FETÖ’ye geçit de vermedik. Gerisi teferruattır. Herkes aklına geleni ne söylerse söylesin, beni çok ilgilendirmiyor. Herkes bir şeyler uyduruyor, ama bizim oradaki görevimiz, hâlâ da görevimiz FETÖ ile mücadeledir. Bu mücadelede hükümete karşı yapılan bir kumpas vardır. Bu kumpas yargı eli ile yapılıyordu. Biz bunu didik didik inceledik. Enini boyunu önünü arkasını hesap ettik ve sonuçta o kararı verdik soruşturma komisyonu olarak. Bazıları çok eleştirdi bizi, ‘niye böyle karar verdin?’ diye. Muhalefet de dedi, hatta bazı kişilerde dedi;‘gitsinler aklansınlar mahkemede’ dendi. Ben Cumhuriyet Savcılığı yapmış bir adamım. Hiçbir Savcı, ‘Hadi ben seni mahkemeye göndereyim de aklan demez.’ Birini aklamak için mahkemeye gönderilmez. Savcı, mahkemeye mahkumiyet için gönderir. Yani,“Ben bunların mahkum olmasını uygun görüyorum. Mahkemeye gitsinler, orada mahkum olsunlar’ denir. Yoksa ‘Ben bunları mahkemeye göndereyim de hadi siz orada aklanın’ demek gibi bir şey yok. Böyle bir şeyi bende yapmadım. Nitekim yapmam.

“O PROJEYİ HAZIRLAYANLAR YA HAPİSTE, YA DA KAÇTI”

“Sonuçta o projeyi hazırlayan, bize o dosyaları getiren hakim ve savcıların, polislerin şu anda yarısı hapiste, bir kısmı da kaçtıysa yurtdışında. Hepsi FETÖ üyeliğinden mahkûm oldu ya da yargılanıyor, ya da kaçtılar. Peki bu çeşit insanların hazırladıkları dosya üzerinden biz bunu kısas alarak bakanları, Anayasa Mahkemesine gönderecektik. Yok öyle bir şey. Bunu yapmamız mümkün değildi, şimdiye kadar yapmadık, bundan sonrada yapmayız.

Milletvekilliğimiz bitene kadar milletvekili olarak, milletvekilliğim bittikten sonrada AK Parti’nin bir neferi olarak bu memlekete hizmet etmeye devam edeceğim. Bunu herkesin bilmesinde fayda var.

“SENARYO YAZDILAR”

“Akşamki olaya tekrar gelecek olursak…Bazı gazeteler, bazı internet siteleri değişik şeyler yazmışlar. Mesela ‘Hakkı Köylü ve İl Başkanını kumar masasında yakaladık, bastık. Bizim adamlarımızda dövdüler’ demişler. Orada 8-9 kişi vardı, bir ikisi benim gibi yaşlıydı.Ben ‘Bunları dövün desem’ ya da hiç sesimi çıkarmasam bunları orada adam akıllı döverlerdi. Ama ben, ‘Dokunmayın, kendileri çıksın dışarıya’ diyerek arkadaşları dışarıya çıkarmak istedik. Onlara da çıkmalarını söyledim ama dışarıya çıkmıyorlar. Sağı solu çekeceğiz diye uğraşıyorlar. Hatta şunu da yapıyorlar. Konuşuyor, kayda alıyor devamlı, kayda alırken de sanki kendisine saldırılıyormuş gibi, vurulup kırılıyormuş gibi ona karşılık bir cevap veriyormuş gibi davranıyor. Yani bir senaryo yazıyor orada.

“SAVCILIĞA BAŞVURACAĞIM”

“Bu adamların nereden geldiğini de bilmiyorum açıkçası.Bunları da öğreneceğiz, gereğini yapacağız. Benim hakkımda yazdıklarıyla ilgili olarak biraz sonra ya da yarın Cumhuriyet Savcısına gidip şikayetimi bildireceğim. Ayrıca bu hakaret teşkil eden, iftira teşkil eden ve onurumuzu zedeleyen kısımları içinde tazminat davası açacağım.

“TEŞKİLAT YANIMIZDA MI DEĞİL Mİ GÖRÜYORSUNUZ”

“İl Başkanımızın halası vefat etti, cenazeye İstanbul’a gitti, o da olacaktı. Arkadaşlarımızın burada bulunmasının ne manaya geldiğini artık sizler anlıyorsunuzdur. Artık teşkilat bizim yanımızda mıdır, değil midir, bizim nasıl insan olduğumuzu biliyor mu, bilmiyor mu, bunların cevabını buradan görüyorsunuz.

SORUYA CEVAP

“Hakkı Köylü, bir gazetecinin,“Bu olayı Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Yeni Akit Gazetesinin birlikte düzenlediği bir hareket olarak mı algılıyorsunuz”şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı:

“Onu bilemiyorum.Tam emin olmadan bir şey söyleyemem. Aksi taktirde bende yanılmış olurum. Olabilir de, olmayabilir de.Yani bir şeyler vardır bu işin arkasında. Yani benim onlaracevap vermemem… Akit Gazetesine niye cevap vereyim? Gidersem Türkiye’nin tirajı en yüksek olan gazetelerine giderim, orada röportaj yaparım. İstemediğim gazeteye de hangisi olursa olsun gidip röportaj vermem, istediğimgazeteye röportaj verebilirim,basın toplantısı yaparım.Genelde Kastamonu’da basın toplantısı düzenliyorum. Bunların arkasında kimler vardır, önünde kim vardır, kim kiminledir onu bilemiyorum ama bir yerde bir şeyler vardır.”

“ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİN İHLALİ SUÇU İŞLENMİŞTİR”

“Bahse geçen haberde ‘telefonlarımızı aldılar’ diye yazmışlar. Muhabirlerin telefonlarını bizler almadık, polisler aldı. Polislerde suç delili olarak aldı telefonları.

Orası özel bir odadır. Sizler biliyorsunuzdur. Bugüne kadar hiçbiriniz biz orada toplantı yaparken, konuşurken içeriye girmediniz. Ne yaptınız, izin istediniz ya da ben dışarıya çıktım öyle görüştük. Herkes bilir ki benim şuanki ikametgahım Kastamonu Öğretmenevidir. Benim burada olduğu herkes bilir. Herkes de görüşmelerini böyle yapar. Bazılarıyla içeride, bazılarıyla dışarıda görüşürüm. Özel hayatın gizliliği ihlali suçu burada oluşmuştur. Bizim açımızdan hakaret vardır. Bunlar polis kayıtlarında var, telefonlarında da var. Zaten polis telefonları suç delili olarak aldı.

“MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ YOKTU”

“Milli Eğitim Müdürü de burada yoktu, adamların ne kadar yalancı olduğu buradan anlaşılıyor. Gariban adamı da işin arkasına almak istiyorlar. Onunla da bir hesapları var belki de bilemiyorum.

Burada dışarıda koridorlarda birisi konuşmuş, birisi de çekmiş kendisi. Adam niye burada? Niye kendi kendisine telefonla konuşuyor, kayda alıyor, yayın yapıyor?   Onu anlayamadım.Yani ona polisin müdahale etmesi gerekiyordu. Öğretmenevinin geneli umuma açık bir yer değil. Herkes buraya girip çıkamaz. Kaldı ki bizim olduğumuz odaya hiç kimse giremez. Oraya bizler giriyoruz sadece, bizden başkası girmez.

Buraya ilçe başkanlarımız gelir, belediye başkanlarımız gelir, il başkanımız gelir, genel sekreterimiz gelir, bunlarla görüşmeler yaparız. Hatta akşam Cide İlçe Özel İdare Müdürü de geldi, Cide’nin meselelerini konuşuyorduk onların geldiği sırada. Vatandaşın hepsiyle görüşüyoruz, sorunlarını dinliyoruz. Onun için kullanıyorum burayı zaten.”