Harun Ünlü’nün Abdurrahmanpaşa Lisesi anıları

Nail tan içinÇatalzeytinli hemşehrimiz eğitimci, yazar, gazeteci Harun Ünlü, Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesinin orta ve lise bölümlerinde 1971-1977 yılları arasında öğrenim gördü. İlçesinde daha lise açılmamıştı. Ortaokul birinci sınıfta parasız yatılı sınavlarını kazandı ve ikinci sınıftan itibaren pansiyon binasını mesken edindi. Ben de Göl İlköğretmen Okulunda altı, Bursa Eğitim Enstitüsünde de iki yıl parasız yatılı okuduğum için Harun Ünlü’nün yaşadıklarını çok iyi bilirim. Parasız yatılılık yılları, ekonomik durumu zayıf ailelere ve ortaokul-lisesi bulunmayan yerleşim yerlerine Cumhuriyet’in tanıdığı bir imkândır. Bu sayede nice yetenekli köy, kasaba çocuğu öğrenim görüp üniversiteye gidip önemli makamlara gelebilmiştir.

Harun Ünlü, parasız yatılılık döneminde yaşadıklarını bir kitapta topladı: Biz Parasız Yatılılar/Abdurrahmanpaşa Lisesi Anıları, Ankara 2015, 108 s.

Kitap, Abdurrahmanpaşa Lisesinin kısa tarihçesiyle başlıyor. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eski’nin Üsküdar’a Kadar Kastamonu (İstanbul 2008) kitabındaki makalesinden tamamladığımız tarihçeye göre; benim de 1960 yılında dışarıdan bitirdiğimiz lisemiz (O zaman adı Kastamonu Lisesi idi.), Osmanlı Devleti zamanında Vali Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından halktan toplanan 8.500 altın liraya yaptırıldı. Binanın yapımı beklenmeden 1885 yılında İdadi adıyla erkek öğrencilerle öğretime açıldı. Osmanlı Devleti döneminde, açılan üçüncü lise olarak bilinir; Galatasaray ve İstanbul Erkek Lisesinden sonra… 1888’de üç, 1891’de beş, 1895’te yedi sınıflı idadi oldu. 1892 yılından itibaren 50 parasız, 50 paralı yatılı öğrenci alınarak yatılılık başlatıldı. 1912’de Kastamonu Sultanîsî, 1923’te de Kastamonu Lisesi adlarını aldı. 1929’da kız öğrencilerle karma eğitime geçildi. Öğrenci sayısı artınca, bitişiğinde 1937 yılında yeni bir binanın inşaatına başlanıp 1943’te hizmete açıldı. Uzun süre iki bina arasındaki merdiven kullanıldı. 1956’da ilk binada Kız İlköğretmen Okulu açılınca merdivenler iptal edildi.

Konu Abdurrahmanpaşa’dan açılmışken bir yanlışa değinmek mecburiyetindeyim. Anadolu’da Osmanlı Döneminde açılan hiçbir liseye valinin adı verilmemiştir. Valinin İstanbul’a gönderdiği lise projesi Maarif Nazırlığı, dolayısıyla II. Abdülhamit tarafından onaylanmıştır. Kurulan yardım komitesi vasıtasıyla 8.500 altını Kastamonulular vermeseydi vali liseyi yaptıramazdı. Lisenin adı tekrar tarihî adı Kastamonu Lisesi olmalıdır.

Eski lise binası 1956-1970 arasında Kız İlköğretmen Okulu, 1970-2002 arasında Ticaret Lisesi ve Defterdarlık olarak kullanıldıktan sonra Kastamonu Ü Rektörlüğüne tahsis edildi. Restorasyon geçirdi. Hâlen Rektörlük binası olarak kullanılıyor. Şehrin en görkemli yapılarından biridir.

Harun Ünlü’nün bir anı roman üslubunda kaleme aldığı anılarında sınıf arkadaşları ve öğretmenleriyle yaşadığı acı tatlı olaylar, 1970’li yılların siyasi tartışmalarla yüklü haftaları, ayları, yılları gözümüzün önünden bir film şeridi gibi geçiyor.

Kitaptan, kendilerini yakından tanımakla bahtiyar olduğum iki meslektaşımla ilgili iki paragraf alarak içeriği hakkında ipucu vermek istiyorum (s. 75):

“Biz lise ikide iken İsmail (Dönmez) Hoca müdür oldu. O zamana kadar yakın olmadığımız birisiydi. Beden Eğitimi dersi öğretmeniydi. Uzun boylu, düzgün fiziğini koruyan, kendi odasında yaşayan, eşofmanlarıyla koridorda yürürken Musa’nın denizi yardığı gibi öğrencilerin kenara çekildiği, gülmesi zor görünür bir adamdı. Taşköprülü olması yetmezmiş gibi bir de Germeçli idi. Yani bela ondan korkardı.

Daha önceki müdürümüz Ali Muhlis Tümtürk, odasından pek çıkmayan, yaşlı ve yeterince ağırdı. Tanımayan biri görse ya Meclis Başkanı ya da Anayasa Mahkemesi Başkanı sanırdı. Bizimle hiç yan yana, iç içe olmadı. Belki de bu yüzden meydan aşçılara, temizlikçilere, gece bekçisi Mehmet’e kalmıştı. Valla ne yalan söyleyeyim daha önceki yıllarda gece bekçisi Mehmet’ten okul müdüründen çok korkuyorduk…”

Kastamonu şehir merkezinde ve ilçelerde, Abdurrahmanpaşa Lisesinde parasız yatılı okumuş pek çok mezun yaşıyor. Aradıkları kitap nihayet yazıldı.Anlatılanlar, sadece Harun Ünlü’nün değil, onların da anıları…