“Hastane, Orman, Olukbaşı”ndan daha uzaklara…

Şef Kaybando yönetimindeki şehir bandosunun her cumartesi öğleninde Halk Eğitim binasından çıkıp, Cumhuriyet Meydanı’na, şimdilerde Kuzeykent’te yer alan Kenan Yontunç eseri Atatürk heykeli önüne geldiği ve İstiklal Marşı’nı çaldığı zamanlardı…

Marş eşliğinde göndere çekilen bayrak, resmi daireler ve okullar için bir buçuk günlük hafta sonu tatilinin başladığının da işaretiydi.

Cumartesiler güzeldi, zamanın çocukları ve gençleri için.

Cumartesiler, hafta içi okul sonrası yaşanan sokak keyfine sinema keyfinin de eklendiği günlerdi.

….

Adliye önündeki dolmuş durağında, belediyenin biri yarı burunlu bordo, diğeri burunsuz su yeşili Ford minibüsleri beklerdi. Hemen önlerinde ise Muammer’in taksi dolmuş mavi “şevrolesi”…

Ve beyaz şapkasıyla yolcu çekebilmek için kelimeleri yuta yutasefer güzergahını yineleyip duran Kâhya Suat…

Vilayet ve Nasrullah, hadi bir tık daha gidelim Vilayet ve Çengeller köprüleri arasına sıkışmış şehir merkezinin ulaşım olarak uzağına düşen tek güzergahı yani: Hastane, Orman, Olukbaşı…

  • ••

Olukbaşılılar olarak lüksümüz olan ilk toplu taşıma araçlarından birinin kaptanıydı Fahrettin Ağabey…

Salim Ağabey’in, Osman Ağabeyin alt devresiydi…

Sinema bileti ve gazozla birlikte 2.5 liranın içine sığan minibüsle ulaşım keyfini bize yaşatan güleryüzlü, esprili ağabeyimizdi.

Uzun sürmedi ama…

Vali Konağının kapısından çıkış yapan makam otosunun direksiyonunda takım elbisesi ve kravatıyla karşımızdaydı bu kez.

Ayhan Işıklı bir Yeşilçam filminden çıkıp gelmiş gibiydi.

Kapı komşumuz Vali Bey’in ulaşım sorumluluğuna terfi etmesine ondan fazla biz sevinmiştik ihtimal.

Aradan geçen yıllarda saygıyla dolu bir dostluğa dönüştü ağabey-kardeş ilişkimiz.

Devletin ildeki bir numaralı temsilcisini yıllarca taşıyarak hizmet verdiği Kastamonu’ya ve hayata meşakkatli bir hastalık devresinin ardından veda ettiğinde bunlar geldi aklıma ilk.

Ardında bu memlekete bir şeyler katmaya devam eden pırıl pırıl evlat ve torunlar bırakarak ve gözü arkada kalmadan, “Hastane, Orman, Olukbaşı”ndan daha uzak bir güzergaha direksiyon kıran Fahrettin Ağabey’e selam olsun…

 

CEMİL ÖZEL