Hayatınızı sollamayın

219

Havalar çok sıcak bunalıyoruz nefes almakta bile nerdeyse güçlük çekiyoruz akşamları biraz serinliyor ve gece de üşümeye başlıyoruz bir dengesizlik var.

Gündüz bu kadar sıcakta yürüyorsanız hele bir de elinizde taşıdığınız bir yükünüz varsa yürümek daha da zorlaşıyor.

Aracınız varsa önemli değil açarsınız klimayı serin serin hareket halinde açılan müzik eşliğinde aracınız ile keyifle yol alırsınız.

Kış geldiğinde de aynısı olur aç kaloriferi bas gaza, yayalar düşünülmez asla.

Şehrimizdeki en yoğun trafik emniyet müdürlüğü önündeki köprüden başlıyor ama orda sinyalizasyon olduğundan biz orayı es geçelim.

Çengeller köprüsünün oradan Cumhuriyet Meydanının olduğu köprüye kadar trafiğin en sıkışık olduğu yer.

Hele ki bir Nasrullah köprüsünün orası var ki geç geçebilirsen ya gözünü karartıp araçların önüne atlayacaksın ya da dakikalarca bir araç sürücüsü insafa gelsin yol versin de geçelim diye bekleyeceksin.

Eskiden Nasrullah köprüsünün oradan Nasrullah meydanına doğru araç girişi, Vakıflar Bankasının köşesinden de caddeye çıkış vardı durum tersine döndü ve sıkışıklık daha da arttı bu durum yeniden gözden geçirilmeli, eski sisteme dönmekte yarar var gibi gözüküyor.

Köprünün olduğu yerde sinyalizasyon yok yaya çizgileri var, uyan yok zaten trafik ışığı olan yerlerde de nedense kırmızı ışıkta duran arabalar yaya geçitlerine belirli mesafede durması gerekirken çizgileri ortalıyorlar.

Sinyalizasyon olmayan yaya geçişi çizgisi olan yerlerde geçiş üstünlüğü yayalara ait duran umursayan yok arada duyarlı insanlarımız çıkıyor da geçebiliyorsunuz.

Bu kadar yoğunluk yaşanan yerlerde trafik polisi veya trafik zabıtası bulundurup trafiğin düzenli akışının sağlanması gerekiyor.

Hani devamlı duyuyoruz ya trafik işaret ve işaretçilerine uyalım diye, bulursak uyacağız.

Temennimiz asla değil ama gerekli tedbirlerin alınması için can yanması mı lazım anlamak mümkün değil.

Yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerde durma, yayalara yol vermeme ve hatta araç içinde yüksek sesle müzik dinleme gibi durumlarda cezalar var ancak uygulama yok.

Asla yaya geçidinde yolun size ait olduğunu düşünmeyin geçiş hakkı yayaların bile olsa bunun farkında olmayan bazı araç sürücüleri telefon ve müzik ile meşgul olduklarından bu hakkı size vermezler.

Bir de yayalara yol veren sürücülere arkadaki araçların sanki neden yol veriyorsun gibisinden korna seslerine maruz kalmaları var, daha sarı ışık yanar yanmaz önündeki araca korna çalanlar gibi.

Tabi ki bütün sürücüleri genellemiyoruz ancak yayalara yol vermeme gibi bir durumda söz konusu.

Her yerde olduğu gibi trafik de de saygı gerekiyor.

Başta da yazdığım gibi Nasrullah Köprüsü ve Vakıflar Bankasının oradan ana caddeye giriş ve çıkışların yönü tekrar gözden geçirilmeli.

Ortada bir gerçek var, araç trafiğinde ki artış ilimize dışarıdan gelen ziyaretçilerle birlikte daha da yoğunlaşıyor hele bir de Salı, Çarşamba ve Cumartesi günleri kurulan pazarlarla trafik çilesi asla bitmeyecek gibi gözüküyor.

Tüm sokak araları geçişleri zorlaştıracak şekilde otopark haline dönüşmüş durumda.

Park yeri var da biz mi park etmiyoruz diyebilirsiniz, evet park yerleri var ancak yürümekten daha çok araç kullanmayı sevdiğimizden dolayı gideceğimiz yere en yakın mesafede aracımızı park etmek istiyoruz.

Yürümenin sağlıklı yaşama da katkısı var.

Kazalar çiğnenmiş kuralların intikamıdır.”

 

PAYLAŞ