Hüseyin Aldı, ezber bozdu

“Bürokratik vesayet var”

AK Parti Milletvekili Aday Adayı İnşaat Mühendisi Hüseyin Aldı, düzenlediği basın toplantısında ezber bozan görüşler dile getirdi; Kastamonu’da bürokratik vesayet olduğunu, bu vesayete son vermek için elinden geleni yapacağını belirtti.

 “Yerli, milli ve donanımlı”

En büyük önceliğinin FETÖ ile mücadele olduğunu ifade eden Hüseyin Aldı, millete yük olmak için değil, AK Parti’nin ve milletin yükünü hafifletmek için bu göreve talip olduğunu söylerken, kendisini, “yerli, milli ve donanımlı” olarak tanımladı.

 

 

AK Parti’den Kastamonu milletvekili aday adayı olan İnşaat Mühendisi Hüseyin Aldı, bugün yapılacak olan temayül yoklaması öncesinde kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi.

Rakiplerinin aksine ezber bozan ifadelerde bulunan Hüseyin Aldı, Kastamonu’yu Ankara’da hakkıyla temsil etmeye hazır olduğunu dile getirdi.

Yerli ve milli olmasının yanında küresel bir aday adayı olduğunu da aktaran Hüseyin Aldı, millete yük olmak için değil, AK Parti’nin ve milletin yükünü hafifletmek için bu göreve talip olduğunu kaydetti.

En büyük önceliğinin FETÖ ile mücadele olduğunu söyleyen Hüseyin Aldı, halkta karşılığı olmayan adaylar belirlenmesi halinde cumhurbaşkanlığı ile milletvekilliği seçimi arasında ciddi oy farkı olabileceğini düşündüğünü de belirtti.

Kastamonu’da bürokratik vesayet olduğunu, bu vesayete son vermek için elinden geleni yapacağını belirten Hüseyin Aldı, Özel Uğurlu Hastanesi ve Tıp Fakültesi sorunlarını çözmeyi taahhüt ederken, otomobil fabrikasını Kastamonu’ya getirilmesine karşı olduğunu belirtti ve bu konuda girişim içerisinde olduğunu belirten kişilerin ise Kastamonuluların aklıyla dalga geçmekte olduğunu söyledi.

Hüseyin Aldı, basın toplantısında şöyle konuştu:

“Vatana, millete hizmet hepimizin boynunun borcu. Seçildiğim takdirde asıl hedefim, öncelikle FETÖ terör örgütü olmak üzere, tüm terör örgütleri ile mücadeledir. Bugün Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanlığımızın öncülüğünde 15 Temmuz’dan sonra büyük bir FETÖ mücadelesi başladı. Oldukça da yol aldığımızı düşünüyorum. Fakat daha çok iş var. Hala birçok hücrelerin, birçok gizli üyenin ortaya çıkarılmadığı, adli mercilerin karşısına çıkarılmadığı kanaatindeyim. Hepimize bu konuda çok büyük rol düşüyor. Karşımızda çok profesyonel bir yapı var. Ben bu konuda gerekli riski ve sorumluluğu aldım. Memuriyetimden istifa ederek önemli bir fedakarlıkta bulunduğuma inanıyorum. İnşallah 21 Mayıs’taki listelerde yer alan tüm siyasi partilerin tüm adayları deklare etsinler, birinci öncelikleri FETÖ başta olmak üzere, terör örgütleri ile mücadele olsun. Bizim bu konuda kat etmemiz gereken çok yol var. Hepimiz biliyoruz ki bunların kökleri ülkenin dışında. Tarih boyunca dış mihraklar bu argümanları bize karşı kullanıyorlar. Biz çok tedbirli olmak zorundayız. Bu konu benim aday adayı olmamdaki en önemli nedendir.

“DONANIMLI İNSANLARA İHTİYAÇ VAR”

Partiye ve millete yük olmaya değil, partimin ve milletimin yükünü almaya adayım. Sahip olduğum bilgimle, tecrübemle, zekamla partimin ihtiyaç duyduğu çalışmalara katkı verebilecek bir aday adayıyım. Yeni sistemde mecliste donanımlı insanlara daha çok ihtiyaç var. Yeni düzende meclisin olaya hakim olması, hükümeti iyi takip etmesi, iyi anlaması ve iyi denetlemesi daha çok önemli.

“YERLİ VE MİLLİ ADAY”

Ben öz Kastamonu çocuğuyum. 48 yıllık ömrümün 40 yılını burada geçirdim. 20 yıl Kastamonu’da çalıştım. Ben yerli ve milli bir adayım. Kastamonu’yu temsil edecek aday da böyle olmalı. Burada okuyan, burada ekmeğini kazanan, yatırımını burada yapan insanları Meclis’e gönderirseniz bizden utanmazsanız. Biz sizi mahcup etmeyiz. Bizim Kastamonu’ya katkımız çok. Kastamonu’ya çok emek verdik. Bu emeklerin karşılığı olarak Kastamonu’dan beni meclise milletvekili göndermelerini istiyorum. Kastamonu’ya daha fazla hizmet edebilmek için istiyorum.

UĞURLU HASTANESİ VE TIP FAKÜLTESİ

“Kastamonu’da sağlıktaki sorunlarımız devam ediyor. Bunu kimse inkar edemez. Çok güzel bir hastane AK Parti iktidarı döneminde yapıldı. Ayrıca Uğurlu Hastanesi sadece Atıf Uğurlu ile Mehmet Yıldırım’ın meselesi mi? Orada bir milli servet var. FETÖ kumpasları ile burası işlemez haline getirildi. Bu her yerde söyleniyor ama kimse bir şey yapmıyor. Neden sorumluluğu olanlar bu işe el atmıyor? Ayrıca cumhurbaşkanımız buradaki sorunun çözümü için söz verdi. Fakat kimse takip etmiyor. Eğer milletvekili olursam ben bu sorunu çok kısa sürede çözüme kavuşturacağım. Bunun sözünü veriyorum. Şu anda hükümetimiz birçok meseleyi KHK ile çözülüyor. Uğurlu Hastanesi Kastamonu’nun OHAL’idir. Bir KHK’da yer alacak bir paragraf ile bu meselenin çözümü sağlanır. Tıp Fakültesi’nin neden açılmadığını söyleyebilecek biri var mı? Bilmiyoruz. Neden peki? Çünkü açılmasının önünde hiç bir engel yok. Bana bu görev verilirse 2020-2021 eğitim öğretim döneminde  Tıp Fakültesi öğrencilerimiz Kastamonu’da olacak, bunun sözünü veriyorum. Şu anda 1000’e yakın kadro boş tutuluyor. Bu kadrolar için memleketimizde kuyruklarda bekleyen gencimiz var.

OTOMOBİL FABRİKASI

“Kimse kusura bakmasın. Kastamonu sanayi şehri değildir. Ben bu şehre otomobil fabrikası getirilmesine karşıyım. Buradan uyarıda da bulunuyorum. Kastamonu’ya bu saatten sonra ağır sanayiyi getirmek Kastamonu’ya ihanettir. Havamızın, suyumuzun, çevremizin kirlenmesini istemiyoruz. Bize mi sordunuz da gidip Sanayi Bakanlığı’na müracaat ediyorsunuz? Yanı başımızda Karabük var. Ortalama insan ömrü 56 sene. Neden? Demir Çelik fabrikası nedeniyle havası kirli, suyu kirli. Zaten bu fabrika için öyle bir alt yapımızda yok. Olmayacak duaya bize amin dedirtmeyin. Bu ülke 1920’den bu yana kalkınma planları yapıyor ve hiç bir planda Kastamonu sanayi bölgesi değil. Devlet işlerini reklama dönüştürmeyin, miletin aklıyla da dalga geçmeyin.

20 sene önce Kastamonu için bir yol haritrası çizdik. Bu haritaya da 2T dedik. Tarım ve Turizm. O günden bugüne Kastamonu turizmi benimsedi. Bizim o günlerde attığımız tohumlar sayesinde Kastamonu bugün Türk Dünyası Kültür Başkenti seçildi. Biz o günlerde Kastamonu Evlerini Yaşatma Derneği’ni kurduğumuz da herkes bizimle “çürükcü” diyordu. Bugün herkes konak peşinde. Bugün ben aday aday olduğum için bana ‘sen 20 seneni boşa geçirmişsin’ diyenler oluyor. Ben 20 senemi bu memlekete feda ettim, boşa geçirmedim. Sanayi çıraklığından da gelmedim.

BÜROKRATİK VESAYET KONUSU

“AK Parti’nin önemli mücadelelerinden biri de vesayetle oldu. Ama Kastamonu’da bürokratik vesayeti geçemedik. Kastamonu’da halen bürokratik vesayet hakim. Bir ilçenin seçimle göreve gelen belediye başkanı, seçimle göreve gelen ilçe başkanı, seçimle göreve gelen il genel meclisi üyeleri bir bürokratın kapısında saatlerce bekliyor, o bürokrat tarafından adam yerine konulup randevu alamıyor. Bu bürokratik vesayet değil mi? Bu çok üzücü. Daha kötüsü bu durum basına yansıyor, duyuluyor ama gereği yapılmıyor. Ben bunu hazmedemiyorum. Kastamonu’da 24 Haziran’dan sonra bürokratik vesayeti ayrı bir şekilde değerlendireceğiz. Siyaseti millet için yapıyoruz, keyfimiz için yapmıyoruz. Hiçbir kamu görevlisi seçimle gelen bir kişiye keyfi davranamaz.

Küresel düşünecek yerel ve milli hareket edeceğiz. Benim berberim Kastamonu’da. Benim arabamın kış lastikleri Kastamonu sanayisinin deposunda. Ben memleketimi seviyorum ve katkı yapmaya çalışıyorum. O yüzden bu memleketten milletvekili olma hakkım olduğunu düşünüyorum.  Her şeyimle hazırım. Türkiye artık küresel bir güç olacak. Küresel güç olma yolunda hükümetin yükünü alacak temsilcilere ihtiyaç var. Kastamonu’da benim, iddialıyım. Okuyorum, araştırıyorum, çalışıyorum. Kısmet olurda Meclis’e gidersem çok daha ayrı bir mesai sarf edeceğim. Biz buradan Meclis’e gönderdiğimiz milletvekili Ankara’da bilgisiyle, tecrübesiyle, donanımıyla vazgeçilmez olmalıdır. Vazgeçilmez olmalı ki sözü dinlensin, söylediği yapılsın. Bunun yolu tepe siyasete katkı verebilmekten geçmektedir.”