İğneyi kendimize batıralım

Havalimanı olan cümle şehirlere uçak seferleri başlamışken “sadece” Kastamonu Havalimanı’nın “kapalı” kalması elbette cümlemizi derinden üzdü, “makûs” kaderimize yorduk, “yediremedik” ilimize…
Çuvaldızı havayolu şirketine batırdık.

(“Refleks” son derece doğruydu…
Bugün ise “bütüncül” bakma zamanı.)

Açıldığı 2013 yılından beri geçen sürede gerek “yolcu” hareketliliğini gerekse sefer iptallerini en aza çekecek havalimanı “altyapı” yatırımlarını sağlayamamış olan cümle “Kastamonu” cephesi olarak kendimize bir “topluiğne” dokunuşunu eksik bıraktık…
Kolay olanı seçtik.

“Yolcu, kâr, altyapı” tam tekmildi de…
Havayolu şirketleri mi gelmedi?

Elbette diğer havalimanlarının “yolcu” ve ” altyapı” durumları da üç aşağı beş yukarı Kastamonu Havalimanı ile aynı…
Ancak yerelden kaynaklanan sorunları halının altına süpürmekten en azından “bugün” vazgeçelim ve havalimanımızın işlerliği için üzerimize düşeni planlamaya başlayalım.

“Yolcu”…
Kastamonu’ya “turizm” başta olmak üzere çeşitli sektörler üzerinden insan “çekmemiz” lazım.

(Baş gösteren “içe kapanma” marazımız pandemi sürecinde hepten “metastaz” yaptı…
Havayolu şirketleri nerden yolcu bulsun?)

“Altyapı”…
Kastamonu Havalimanı’na “ILS” kurulumu mücadelesiyle “ömür” geçti, iklim dolayısıyla uçuş iptallerinin önüne geçebilecek yeni cihazlardan bahsedilmeye başlandı bugünlerde “ha gayret”, ilçelerdeki gurbetçileri özendirecek “il içi” ulaşım modelinden “ses” yok, “üniversite öğrencisi” ve “kıt” sayıda turist ile döner mi devran?

Ödev “yüklü”…
Sayfasını açalım defter kitabın.

İğnenin ucunu az batıralım “kendimize”…
Üzerimize düşeni yapalım “evvela”.

  • ••

Not: Pandemi sürecinin “yeni normal” güzergahına girmesiyle birlikte havalimanları “bir bir” uçuşlara açılırken “bir” Kastamonu Havalimanı “kuş uçar, kervan geçer” haldeydi malum, bastırdık hakkımızı aldık…
Geçtiğimiz yılın aynı ayında İstanbul ile karşılıklı haftada “7” olan “sefer” sayısı haftada “3” “sefer” olarak revize edildi bu “sefer”, “bayram” ediyoruz.

Havayolu şirketinin müjdeli haberi duyurmasıyla havai fişek misali ortalık beyanatla doldu, havayolu şirketini daha önce açıkladığı uçuş takvimini 40 gün geri çekmeye zorlayan “tazyiki” ayan beyan sahiplenenlerden tutun da “fısıltı” düzeyinde üstlenmelere kadar cümle tebrik ve taltif Kastamonu’dan İstanbul’a yol oldu…
Hasret kalmışmışız meğer “galibiyete”.

Eksik kalan teşekkürü edelim…
Havayolu şirketi, Kastamonu’nun envai kesimleriyle bir araya gelmesine olanak sağlayan tutumuyla uçuşa yeniden başlamaktan çok daha hayırlı bir işe imza atmış oldu.

Kaybetmeyelim bu “birlik ve beraberliği”…
Yapacak “çok iş” var.

 

MUSTAFA AFACAN