“İlgezdi bizim kırmızı çizgimiz”

CHP  İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı, Merkez İlçe kongresinde yaptığı konuşmada 2019’da yapılacak olan seçimlerin önemine dikkat çekti. Bıyıklı konuşmasında ayrıca, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi görevden almasına da tepki göstererek, “CHP’nin kırmızı çizgisi Battal İlgezdi’dir” dedi.

 

CHP  İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı, Merkez İlçe kongresinde yaptığı konuşmada 2019’da yapılacak olan seçimlerin önemine dikkat çekti. Bıyıklı konuşmasında ayrıca, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi görevden almasına da tepki göstererek, “CHP’nin kırmızı çizgisi Battal İlgezdi’dir” dedi.

2019 yılında yapılacak olan seçimlerin Türkiye’nin kaderini tayin edecek bir seçim olduğunu vurgulayan Muzaffer Bıyıklı, “2019 yılı aslında ülkemizin geleceğini 50 yıl belkide 100 yıl etkileyecek bir seçim. Bu seçim ülkemizi belki bir karanlık yola, belki de aydınlık bir yola sokacak bir seçimdir. 2019 yılının 3 Kasım’ında yapılacak seçimlerde biz başarılı olamaz ve parlementer sisteme geri dönüşü sağlayamazsak ülkenin gideceği yol çok karanlıktır” dedi.

İçişleri Bakanlığı’nın Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’yi görevden almasına da sert tepki gösteren Muzaffer Bıyıklı, CHP’nin kırmızı çizgisinin de Battal İlgezdi olduğunu söyledi.

Battal İlgezdi’ye sahip çıkmadıkları takdirde sıranın diğer belediye başkanlarına geleceğini belirten Muzaffer Bıyıklı, “Cumhurbaşkanı yerel seçimlerin önemine değiniyor. Onun için yıpranmış ve kendi dedikleri tarzda metal yorgunu belediye başkanlarını istifa etttirdiler. Ama onlar metal yorgunluğu içinde değil, yolsuzluğa bulaşmış kamu görevlileriydi. Hukukta yargı yolu bunlar için çok açıktır. Ama Cumhurbaşkanı ‘o görevden istifa ettirdiğimiz belediye başkanları ortada bırakacak değiliz’ diyor. Kendi yolsuzluklarını örtmek ve sadece bizim belediye başkanlarımız yolsuzluk yapmadı diyebilmek için çalışkan belediye başkanlarımızı görevden alıyorlar. Bu kabul edilemez bir durumdur. Bende buradan Ataşehir Belediyesi ve Battal İlgezdi’nin bizim kırmızı çizgimiz olduğunu ifade ediyorum.”

Muzaffer Bıyıklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2019 yılının 3 Kasım’ında yapılacak seçimlerde biz başarılı olamaz ve parlamenter sisteme geri dönüşü sağlayamazsak ülkenin gideceği yol çok karanlıktır. Bunları sizleri korkutmak veya daha duyarlı hale getirmek için söylemiyorum. 2019 yılında önce yerel seçimlerde sonra da Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde başarılı olmalıyız. Aslında 16 Nisan Referandumunda CHP’nin başkanlığında oluşturulan blok aslında başarılı olmuştur. Ama YSK’nın şaibeli kararları ve devlet olanaklarını ‘Evet’ için kullanılmış olması ve yargı kararlarının ‘Evet’ lehine oluşmuş olması o referandumun sonuçlarını şaibeli hale getirmiştir. Ama referandumun sonuçları gelecek seçimlere umut vermiştir. Yani oradan aldığımız oyun üzerine koyarak başkanlık seçimini kazanmayalım. Biz başkanlık seçimini kazanmak istememizde ki amaç ülkeyi o sistemle yönetmek değil, ülkemizi için en doğru yönetim şekli olan parlamenter sisteme geçişi sağlamaktır.

Bu iktidar kurulduğunda 3Y ile mücade edeceğiz diye yola çıktı. Şimdi geldiğimiz noktada 25 milyon yurttaşımız yaşamını sosyal yardımlarla devam ettiriyor. Diyolar ki biz bu ülkede milli geliri 3’e katladı. Milli gelir üçe katlandıysa bizim payımızı birileri alıyor. Yada bu lafın bir geçerliliği yok. Yasaklarla mücadele konusunda ise, 2002 yılında Güneydoğu Anadolu’da OHAL uygulaması vardı. Diyorlardı ki ‘demokrasilerde OHAL uygulaması olmaz. Biz bunu kaldıracağız. OHAL ile ülkeyi yönetmek kolaydır. Ama demokrasiye aykırıdır.’ Şimdi geldiğimiz noktada ise sadece Güneydoğu değil bütün ülke OHAL’le yönetiliyor. OHAL’le ülkeyi yönetmek çok kolaylarına gitmeye başladı. Bu sayede bütün muhalif sesleri susturabiliyorlar. Yasakların alası ile bu ülkeyi yönetiyorlar. Yoksulluklarla mücadele edeceğiz dediler. Hortumları keseceğiz dediler. Yolsuzluk belegeleri ortaya saçılmaya başlayınca, Amerika’dan eski madalya verdikleri üçkağıtçı itiraflarına başlayınca, ne diyeceklerini bilemez hale geldiler. Yandaş medya bu itiraflara değişik kulplar uydurmaya çalışırken, yöneticiler geçiştirmeye çalışırken gerçekler ortaya saçılmış oldu.”