İnebolu-Ankara İstiklal Yolu’nda yürüyenler XXVII: Dr. Rıza Nur

İstiklal Savaşı yıllarında İnebolu-Ankara İstiklal Yolu’nda yürüyüp Millî Mücadele’ye katkıda bulunanlardan Sinoplu Milletvekili, Maarif ve Sıhhiye Vekili/Bakanı Dr. Rıza Nur’un 1920-1923 yılları arasında Kastamonu’ya beş defa gelip gittiği görüldü. Bu seyahatlerinde Ankara-Kastamonu-Sinop, Sinop-Kastamonu-Ankara güzergâhlarını kullandı.

Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi hemşehrimiz Yrd. Doç. Dr. Mustafa Eski’nin Açıksöz gazetesinde yayımlanan haberlere dayalı olarak yaptığı “Mütareke Sonrasında Kastamonu’ya Gelen Önemli Kişiler” başlıklı araştırmasına göre (Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, S 45, 1999, s. 1048), Dr. Rıza Nur’un seyahatleri şöyle gerçekleşti.

  1. 19 Ağustos 1920 tarihinde Sinop’a gitmek için Kastamonu’ya geldi. Bu tarihte TBMM Sinop Milletvekili, Maarif Vekili ve Hariciye Vekili V. idi. Hanımını Sinop üzerinden İstanbul’a göndermek için Kastamonu’ya gelmişti. İzbeli Çiftliği’nde Vali, Belediye Başkanı ve Bölge Komutanı tarafından, şehrin girişinde de halk ve öğrenciler tarafından coşkuyla karşılandı. Kastamonu Sultanîsinde/Lise konuk edildi. Ertesi gün Sultanîde onuruna bir müsamere verildi. Eşini Sinop’tan İstanbul’a gönderdikten sonra 1 Eylül 1920’de Kastamonu’ya yine geldi. Sultanîde misafir edildi. 4 Eylül 1920 günü Ankara’ya hareket etti.
  2. 27 Eylül 1921 tarihinde Ankara’dan Kastamonu’ya gelip kara yoluyla memleketi Sinop’a gitti.
  3. 1 Ocak 1922’de Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiyye Vekilliğini kabul eden Dr. Rıza Nur, 29 Ocak 1922’de Sinop’tan Kastamonu’ya gelip 1 Şubat 1922’de Ankara’ya gitti. Rahatsız olduğu hâlde M. Kemal Paşa’nın ısrarı üzerine Vekilliği kabul edip Büyük Taarruz’un hazırlıklarına katılmıştı.
  4. Sovyet Rusya’yla ilişkileri düzenlemek üzere bir heyetle 5 Mayıs 1922 tarihinde Ankara’dan hareket eden Dr. Rıza Nur, Ukrayna ve Rusya’da görüşmeler yaptı. Moskova’daki Türk Elçiliğini denetledi. Sivastopol’dan Sinop’a, oradan da 14 Eylül 1922 tarihinde Kastamonu’ya geldi. Sinop’ta Türk Ordusunun İzmir’e girdiği haberini almıştı. Kastamonu’da Açıksöz gazetesine bir mülakat verdi. Kendisine teklif edilen Moskova Büyükelçiliğini kabul etmediğini açıkladı. 25 Eylül 1922’de tekrar TBMM’ce Sıhhiye Vekilliğine seçildi.
  5. 29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilan edildiği gün Lozan dönüşü İstanbul’dan İnebolu’ya geldi. Sinop’a geçti.

Buraya kadar yaptığımız açıklamaya göre Dr. Rıza Nur, İstiklal Yolu’nun Kastamonu-Ankara bölümünde birkaç defa seyahat etmiştir. Sinoplu olması dolayısıyla yurt dışı ve İstanbul seyahatlerinde Sinop Limanı’nı kullanmıştır.

Rıza Nur,1878 yılında Sinop’ta doğdu. Babası kunduracı Mahmut Zeki Efendi, annesi ise Hacele Hanım’dır. 14 yaşına kadar Sinop’ta yaşadı. Mahalle Mektebini ve 14 yaşında Rüştiyeyi bitirdi. İstanbul’da Askerî Rüştiyede iki yıl öğrenim gördükten sonra Tıbbiye İdadîsine devam etti. Askerî Tıbbiyede yüksek öğrenimini tamamlayıp 1901 yılında Dr. Yzb. rütbesiyle Gülhane Askerî Hastanesinde göreve başladı. Beş yıl Gülhanede çalışan Nur, 1907 yılında Cerrahî Profesörlüğe eşit statüye tayin edildi. II. Meşrutiyet ilan edilince İttihat ve Terakki Partisi listesinden Sinop Milletvekili seçildi. Kısa bir süre sonra partisinden ayrıldı. Hürriyet ve İtilaf Fırkasında yer aldı. 1910 yılında askerlikten istifa etti. 1912 yılında milletvekilliği sona erdi. İstanbul Beyoğlu’nda doktorluk yapmaya başladı. Balkan Savaşı’nda ihtiyat zabiti doktor olarak görev yaptı. Muhalif hareketlerden hiçbir zaman uzakta kalmadığı için 1913’te tutuklanıp sonra da sürgüne gönderildi. Cenevre, Nice, Paris, Kahire’de yaşadı. Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul’a döndü. İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini protesto amacıyla düzenlenen Sultanahmet Mitingi’nde konuştu. 1920 yılı başında toplanan son Osmanlı Meclisine Sinop Milletvekili olarak katıldı. 16 Mart 1920’de Meclis kapatılınca trenle Ankara’ya gidip 23 Nisan 1920’de TBMM’de Sinop Milletvekili olarak göreve başladı. İlk Hükûmete Maarif Vekili/Bakanı seçildi. Hariciye Bakanlığı Vekilliği, Sıhhiye Bakanlığı görevlerinde bulunarak Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasına katkı sağladı. Lozan Konferansı’na katılan heyette görev aldı. 28 Ekim 1923’te Dr. Rıza Nur’un Sıhhiye Bakanlığı sona erdi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında sefirlik görevlerini kabul etmedi, Türk Tarihi eserini yazmaya önem verdi. Türkiye’deki siyasi hava dolayısıyla suçlanacağı endişesiyle 1926 yılında Paris’e yerleşti. 1927 yılında II. Dönem Sinop Milletvekilliği bu sırada sona erdi. Türkiye’ye dönmesi tekliflerini geri çevirdi. Fransa’da 1931’de Türk Bilik Revüsü’nü çıkarmaya başladı. Ailevi ve maddi sorunlar sebebiyle Paris’ten ayrılıp 1933’te İskenderiye’ye yerleşti. Paris’te yedi, Mısır’da da beş yıl kalan Rıza Nur 1939 yılında İstanbul’a döndü. 1942 yılında Tanrıdağ dergisini yayımlamaya başladı. 18 sayı çıkarabildi. Bir kalp krizi sonucu 8 Eylül 1942 tarihinde öldü. Ertesi gün cenazesi Merkez Efendi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Mezar taşında şu yazı vardır: “Dr. Rıza Nur 1879-1942. Türklük için yaşadı ve öldü.”

Eserlerinden bir bölümü şunlardır: Türk Tarihi (12 Cilt, 1924-26), Meclis-i Mebusanda Fırkalar (1909), Şecere-i Türk (Çeviri, 1925), Hayat ve Hatıratım (1935), Gurbet Dağarcığı (1929), Oğuzname (1928), Samson ve Dalila (Çeviri, 1921), Topal Osman (1935), Cehennemde Celse (Piyes, 1932), Ziya Paşa’nın İkinci Zafernamesi (1935), Ali Şir Nevaî (1935), Kaygusuz Abdal Gaybi Bey (1935), Namık Kemal (1936), Hürriyet Şiiri (1936), Leblebici Horhor (1938), Fenn-i Hitan (1902), Basılmamış eserleri: Ermeni Tarihi (1924), Türk Tarihi (13 ve 14. Ciltler).

Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fahri Maden’in Sıradışı Bir Muhalif Rıza Nur (İstanbul 2012, 111 s.) adlı bir kitabı var. Gelecek yazımızda bu kitabı ele alıp Dr. Rıza Nur’u biraz daha yakından tanıyacağız.

Ruhu şad olsun!

NAİL TAN