İnebolu Limanı mecrasında akıyor

21

mafacanİnebolu Limanı ihalesi oldu bitti, son söz çeşitli bakanlık temsilcilerinin iki dudakları arasına kaldı, sivil toplum örgütlerimizin maşallahı var hiç “çıt” çıkarmıyorlar, milletvekillerimiz orta sahada top dolaştırıp duruyorlar…

Oysa bugünün gelişi, ihalenin galibi Etibakır A.Ş. tarafından taa 11 Mart 2013 tarihinde Kastamonu Valiliği’ne gönderilen yazıda üç aşağı beş yukarı belli gibi sanki.

Bir yanda, ihale öncesinde Kastamonu kamuoyunun İnebolu Limanı’nın özelleştirildikten sonra olmasını umduğu kapasite artırımına dönük beklentileri var. (Misal, yıllık yaklaşık 900 bin ton olan mevcut kapasitenin en azından 5 milyon tona çıkarılması yahut limana 50 bin tonun üzerindeki gemilerin girebilmesi, konteyner terminaline kavuşması, Ro-Ro ve Cruise gemilerini ağırlaması gibi)…

Diğer yanda ise acı gerçekler.

Ortada henüz İnebolu Limanı’nın işletme hakkının özelleştirilmesine dair bir mevzu yokken, 11 Mart 2013 tarihinde Etibakır A.Ş., Kastamonu Valiliği’ne bir yazı ile başvurarak, “İnebolu Limanı işletmeciliğinin özelleştirme yoluyla şirketimize devredilmesi durumunda yukarıda bahsi geçen İnebolu Limanı’nın modifikasyon ve tevsi için gerekecek yatırımlar ile limanın bir kısmına kurulacak kimyasal madde tankları, depo, antrepo gibi yatırımların şirketimiz tarafından yapılması planlanmaktadır. Bu konuda Valilik makamınızın ilgili bakanlıklar ve resmi kuruluşlar nezdinde resmi girişimlerin başlatılması hususunu tensiplerinize arz ederiz” diyor…

Etibakır, Küre’de çıkardığı bakırın zenginleştirme sonrası kalan atıklarındaki kobalt, altın gibi metaller ile mevcut proses kaçağı bakırın kazanımı için gerekli tesislerin bir kısmını Küre’de diğer kısmını ise İnebolu Limanı içinde ve civarında kurmayı hedefliyor.

Küre’deki madencilik faaliyetinin çeperini genişletmek isteyen ve malını deniz yoluyla sevk etmek isteyen Etibakır, İnebolu Limanı ile ilgili projesini o tarihte net olarak ortaya koyuyor…

“Şirketimizce İnebolu Limanı’nın uluslararası bir liman haline gelmesi için mevcut tersane ve yükleme rıhtımlarının mevcut haliyle devam ettirilerek limana bir tali mendirek ile 2 adet 30 bin tonluk gemilerin yüklenebileceği rıhtım inşası öngörülmüştür. Ayrıca mevcut liman içinde ciddi bir tarama işi gerekeceği hesaplanmıştır. Liman için yapılacak tali mendirek, dolgu, rıhtım, tarama gibi inşaat işlerinin keşif özeti ekte sunulmuş olup, 40 milyon doların üstündedir” diyor. İlaveten, “Özellikle çeşitli kimyasal maddelerin (sülfürik asit, amonyak) gibi depolanması ve üretilen ürünlerin sevki için gerekecek antrepo-depo gibi çeşitli tesislerin liman içine ve civarına kurulması gerekecektir” ibaresi de aynı metnin içinde geçiyor.

Etibakır A.Ş.’nin Valiliğe gönderdiği yazının ekli evraklarında, limanın işletme hakkını almaları halinde yapacakları yatırım kılı kılına yazılmış durumda…

Liman baseni taraması için 28 milyon küsur lira, dalgakıran inşaatına 3 milyon küsur lira ve terminal inşaatına 44 milyon küsur lira olmak üzere topu topu 77 milyon 512 bin 964 lira yatırım.

İnebolu Belediyesi’nin ısrarı ile son anda Özelleştirme İdaresi tarafından projeye eklenen balıkçı barınağı ve Ro-Ro terminali ile bu rakam biraz daha artacaktır şüphesiz…

E “Limana giren terler” diyelim.

Uzun lafın kısası, ihale onaylanırsa İnebolu Limanı’nın olup olacağı bu, 3 sene önceki projelerinden vazgeçecek halleri yok heralde…

Topu taca atın gitsin.

•••

Not: İnebolu Limanı, yanında termik santral ve çeşitli arsalar ile anca alıcı bulurken, devletin komşumuz Zonguldak’taki Filyos Limanı’na bakışı ise yorum gerektirmeyecek durumda…

21 Şubat 2014 tarihinde Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz Karabük Valiliği ziyaretinde anlatıyor:

“Biz de bu projemizi aldık ve kendi milli bütçemizde finanse edecek şekilde yatırım programıyla ilişkilendirdik. Bu projenin gerçekleşmesiyle bütün bölgenin çehresi değişecek. Bundan en fazla istifade edecek il de Karabük olacak. İlk yatırım bedeli 800 milyon liranın üzerinde olan proje. Bu tabi sadece mendireği, alt yapısı, yap-işlet-devret ile ilave yatırımlarını düşündüğünüzde eski parayla katrilyonları aşan bir yatırımdan bahsediyoruz. Arka planda gelişecek sanayi alanlarıyla çeşitli alt yapılarıyla bu bölgenin yeni bir açılımı olacak, nefesi olacak, dünyayla çok önemli bir noktası olacak.”

 

 

 

 

mustafa-afacan-bant

 

PAYLAŞ