İşimiz gücümüz bu mu?

Hani, derler ya, “Neresinden tutsam elimde kalıyor” diye… Gazeteler ve de TV haber bültenleri hiç iç açıcı değil. Güneydoğu’da yükselen/artan terör ve şehit haberleri… Kadınlara yönelik cinayetler… Borsa’nın yelkenleri indirişi…  ABD Dolar’ının fren tutmayan yükselişi…  Kurtuluşu AB ülkelerinde görüp Ege Denizi’inde ölümü göze alabilen Suriyeli ailelerin acı dramı…
Bitmedi…
Dahası var…  Fizik, kimya, tarih bölümü öğretmenlerini hedef alan bir çete,  ataması kolay olan  bölümler  için hazırladıkları diplomaları 30 ila 100 bin liraya satışı…
Zaten bir bu eksikti!..
Anlaşıldığına göre sahte diploma çetesi, yüksek puan gerektiren branşlardan  mezun öğretmen adaylarını hedef seçerek işin  ve de kazancın kolay yolunu bulmuş… Bu ” üç kağıtçı şebeke” mensupları,  ataması görece az olan fizik, kimya, biyoloji ve tarih bölümü mezunu öğretmen adaylarına, ataması  kolay olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, İngilizce, Özel Eğitim ve Rehberlik  bölümlerinden mezun olmuş gibi sahte diploma teklifi yapmış… Sonra da isteyenler için sahte diplomalar hazırlamış…
Peki, ne mi oldu diyorsunuz?  Örneğin,  95 puanla öğretmen olabilecek  Fizik Bölümü mezunu, bu sahte diplomayla  55 puanla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni oldu.
Bana sorarsanız  -yemin ederim ki- hiç garipsemiyorum. Hemen şaşırmayınız, anlatayım.
Siyasetçi din olgusunu kendi alanında rahat bırakmaz, yaşamın her alanına çeker, kendi çıkarı için kullanırsa olacağı budur sonunda…
Öğretmen olabilmek ve topluma bilgi, erdem kazandırmak  için dirsek çürütmüş genç; işsiz kalmaktan kurtulmak için seçtiği yola bakınız:
– Sahte diplomayla Din Kültürü ve Ahlak Dersi vermek…
Kutsal dinimizi böyle  sahte öğretmenler eliyle öğretmeye kalmışız, haberimiz olmamış…
Şimdi dananın kuyruğu daha yeni yakalandı…  Kim bilir önceki yıllarda böyle kaç sahtecilik yapıldı. Sahteciliğin kuyruğunu yakalamışken olayın derinine inilip araştırma yapılacak mı? Tabii ki bu yüreklilik ister. Biz bu araştırmanın yapılıp gerçeğin gün yüzüne çıkarılması ve sorumlularının da cezalandırılmasından yanayız.
Dedik ya, bu da yürek ister…
•••
Biz yaşanan olayları tez unutan, unuttuğumuz  için de ders alamaz olduk. Geçmişte yaşadığımız Düzce ve Van depremlerinin yaraları öyle ya da böyle sarıldı. Sarıldı ama geçen gün gazeteler yazdı, Van depreminde ihmali görülen kişiye ceza daha yeni verildi.
O da ceza olsa…
Yine gazetelerin yazdığına göre Ankara Yapı Derneği ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı  Nazmi Şahin, “Parayı bulan, müteahhit oluyor” diye bir görüş ortaya attı. Şahin’e göre, “18 yaşına gelenin, 10 katli bina dikmesinin önünde engel bulunmuyor. İşi bilmeden inşaata kalkışıyorlar” diyor.
Bu bir ihbar… Hem de çok önemli…
Bakalım, ne ses getirecek doğrusu merak ediyorum.