İSMAİL HAKKI YILANLIOĞLU’NUN KASTAMONU ŞİİRLERİ

Kastamonulu şair, yazar, eski Kastamonu milletvekili (1961-1969) İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’nun (1918-1992) Yol Boyunca (1982), seçme şiirlerinin yer aldığı bir kitaptır. Bu kitaptan iki şiiri, kitabı tanıttığımız köşe yazımızda yayımlamıştık. Bir Kastamonulu olarak iliyle ilgili şiirleri mutlaka olacaktı, olmalıydı. Kitabı bir kez de bu gözle inceledik ve bazı şiirlerini okuyucularımızla, hemşehrilerimizle paylaşmak istedik. Ruhu şad olsun!

Sepetçoğlu

Bir ana bir yiğit doğurmuş denmiş,
Her yana ününü sal Sepetçoğlu!
Yârinde duvak tel, yanak güldenmiş,
Ellere kaçırma al Sepetçoğlu!
Sepetçoğlu doğmuş Haçatbeli’nde
Diz vurmuş Ilgaz’a pala elinde
Ünü bütün efelerin dilinde
Efeler içinde kal Sepetçoğlu!
Yaslandın dağlara, dağlar yasıldı,
Arslanlar korkudan kaçtı bozuldu,
Ak alnına neden kara yazıldı?
Ara da yârini bul Sepetçoğlu!
Ben bilirim senin yürek sızını,
Kıramazlar, çeliktendir azını,
Hiç gamlanma vur Haçat’a dizini,
Zeybek havasına dal Sepetçoğlu!
Sepetçoğlu Kastamonu uşağı,
İnce bele sarmış tiftik kuşağı,
Henüz inmiş, dağdan düze aşağı,
Sedef kakma sazı çal Sepetçoğlu!
Yılanlıoğlu dumanlı dağ durgundur,
Koçyiğitin oyunları sargındır
Efe Türk’e, Türk efeye uygundur
Ünün dile destan bil Sepetçoğlu!

(1942 Kastamonu, Yol Boyunca s. 56-57)

 

Işık

1                                                                            5

Çilemi çeke çeke                                             Düştüm bu çetin yola
Göz yaşı döke döke                                        Vermedim bir an mola
Yöneldim ben tevhîde                                      Katlanıp sele yele
Kavuştum ışığıma.                                          Kavuştum ışığıma.

2                                                                            6

Yokuşları düzledim                                         Tanrım versin izini
Dertlerimi gizledim                                        Hak göstersin yüzünü
Mürşid, velî izledim                                        Ben gezini gezini
Kavuştum ışığıma.                                          Kavuştum ışığıma.

3                                                                            7

Kul olmadan birine                                         Gavs-i Âzâm’ın eli
Ben sürüne sürüne                                         Abdülfettah-ı Velî
Vardım pîrin evine                                          Dedim yolum Kadirî
Kavuştum ışığıma.                                          Kavuştum ışığıma.

4                                                                            8

Tabir ettim rüyayı                                           Yılanlıoğlu de gayrı
Kaptım olgun meyvayı                                    Değişti gönül seyri
Şükreyleyieyleyi                                             Ayıkla ayrı ayrı
Kavuştum ışığıma.                                          Kavuştun ışığına!
(Yol Boyunca, s.116-117)

 

NAİL TAN