İsmet İnönü’nün ilk yurt gezisi

Bugün 6 Aralık. İsmet İnönü’nün şehrimizi ziyaretinin üzerinden seksen bir yıl geçti. Biliyorum, bu da nereden çıktı diyeceksiniz. Sormakta haklısınız; memleketten kimler geldi, geçti hiçbirimizin haberi yok. Geçmişle günümüz arasındaki bağlantımız kesik.

İsmet İnönü 11 Kasım 1938 günü Cumhurbaşkanı seçildi. İlk yurt gezisini de Kastamonu’ya yapmıştır.5 Aralık akşamı trenle Ankara’dan ayrılmış; geceyi Alibeyli istasyonunda kompartımanda geçirmiş, 6 Aralık günü saat 11 civarında Kastamonu’ya gelmiştir. Olukbaşı’nda büyük bir coşkuyla karşılanmış. Devrekâni’den  gelen500 dolayında atlının hazır bulunduğunu Cumhuriyet gazetesi yazıyor.

Bir süre Vali konağında dinlendikten sonra Vilayeti ve Kışla’yı ziyaret etmiş, saat 17’de Halkevi binasının açılışını yapmıştır.

İnönü 7 Aralık sabahı Daday’a hareket etmiştir. İlçe hakkında memurlardan ve heyetlerden  bilgi aldıktan sonra, vatandaşlarla doğrudan görüşmüş, dertlerini dinlemiştir.  Ne kadar arazin var, ne ekersiniz, toprak verimli mi, kaç kişi çalışıyorsunuz, mahsul satar mısınız, okul var mı, çocuklar okula gidiyor mu, kaç yaşındasın, ihtiyaçlarınızı nasıl karşılıyorsunuz,köyünüz kaç hane, asayiş nasıl, vukuat var mı, askerlik yaptın mı, elbiselerinizi nereden alıyorsunuz, mahsul satıyor musunuz, tiftik çok mu gibi onlarca sorular sordu, cevapları defterine yazdı.Kaynaklarımız, bu konuşmaların üç saat sürdüğünü yazıyor.

Daday dönüşünde İnönü’yü Subaşı köyünde köylüler karşılamıştır. Burada Sıdıka hanımla ilgilenmiş, birlikte fotoğraf çektirmiş. Halkevi’nde Tosya ve Kargı heyetlerini kabul etmiştir. Kargı kaymakamının sözleri de çok ilginç.

İsmet İnönü 8 Aralık günü Taşköprü’ye gitmiştir. Yol üzerinde Gölveren’de durmuş, eski tip kendir ıslama havuzlarını incelemiş. Taşköprü girişinde büyük bir kalabalık tarafından karşılanmış;otomobilinden inmiş,  belediyeye kadar 20 dakikalık yolu vatandaşlarla beraber yürümüş.  İnönü burada da vatandaşlarla konuşmuş,, sorular sormuş.Belediye  başkanı Mehmet Türkmen bilgi vermiş, kendir  birincil konudur.

İnönü 9 Aralık günü CHP il kongresinde uzun bir konuşma yapmış, iç ve dış olaylara değinmiştir. Konuşmasından bir cümle okuyalım:”…Kadın ve erkek vatandaşlarda temaslardan aldığım intiba şudur ki, onlar şuurlu ve fedakâr olarak büyük Türk ailesinin içinde,  milliyetçi ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin aşınmaz ve sarsılmaz kalesi olmak meziyetini ispat etmeye her zaman hazırdırlar.”

Öğleden sonra Gölköy’deki Eğitmen kursunu ve Fidanlığı ziyaret etmiş, dönüşünde Araç ve Devrekâni heyetleriyle belediye başkanı İzzet Okay’la görüşmüştür.

İsmet İnönü 10 Aralık günü  Küre’ye gitmiş, vatandaşları kabul ederek şikâyetlerini dinlemiştir.. Köylülerin orman idaresinden şikâyetçi oldukları görülüyor.

Buradan İnebolu’ya geçmiş, iki saat kadar vatandaşlarla konuşmuş, parti başkanı Fethi Mağara’dan ilçe hakkında bilgi almıştır. Vali Avni Doğan da zaman zaman konuşmalara katılmış.Halk geçim sıkıntısından,  vapurların düzensiz çalışmasından çok şikâyet etmiş.

İnönü aynı gün Savarona yatıyla İnebolu’dan ayrılmış, Zonguldak’a geçmiştir. Bu arada İsmet İnönü’nün 1949’da Cumhurbaşkanı, 1958’de CHP genel başkanı olarak iki ziyaret daha yaptığını söyleyelim ve yakın tarihten bir olayı anlatalım.

6 Aralık 1997 günü, İnönü’nün ilk ziyaretinin yıl dönümü münasebetiyle o zamanki CHP il başkanı Dr. Atıf Uğurlu’nun girişimiyle bir panel düzenlenmişti. H. Tandoğan Spor Salonundaki toplantıya herkes katılmış ve Kastamonu’da siyasal birlikteliğin güzel bir örneği verilmişti. Panele Prof. Dr. Erdal İnönü, Prof. Dr. Nurettin Sözen, Prof. Dr. Cemil Koçak, Av. Mesut Ergün ve ben konuşmacı olarak katılmıştık. Dr. Atıf Uğurlu da paneli yönetmişti. O gün Erdal Bey İnönü ailesini anlattı, diğerleri de siyasal çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ben de İnönü’nün gezileri hakkında konuştum.Aynı akşam Şeker fabrikasında kalabalık bir yemek düzenlenmişti ve Erdal Bey orada da bir konuşma yapmıştı.

Ertesi gün önce Kasaba köyüne gittik; Emir Mahmut Bey Câmii’ni gezdi, bilgi aldı. Dönüşte Etnografya Müzesi’ni,  Şeyh Şa’bân-ı Velî türbesini ziyaret etti. O gün, haziredeki iki konağın arasına sıkıştırılan nevzuhur müzedeki eşyaları da inceledi. Konukların, izlenimlerini yazdığı bir defter vardı. Erdal Bey bu deftere de bir yazı yazdı. O yazı şimdi duruyor mu bilmiyorum. Elimize geçerse başka bir vesileyle onu da paylaşırız.

Bazen tarihe tanıklık etmek güzel oluyor. Bu tür toplantılar yapılmalı, insanlar konuşmalı, fikirlerini söylemeli. Önemli konuları zaman zaman hatırlatıyoruz ama duyan, ilgilenen pek olmuyor. Aradan 22 yıl geçti, başka bir toplantı yapıldı mı bilmiyorum.(*)

——————————————————

Geniş bilgi için bkz.: Mustafa Eski, İsmet İnönü’nün Kastamonu Gezileri, Çağdaş Yay. İstanbul 1995.

 

 

MUSTAFA ESKİ